No public Twitter messages.

Erin bugün çok huysuz.. sabah uyandığından beri sürekli ağlama ve meme krizinde.Yemek azıcık yedi sadece meme istiyor.. tam da ben nasıl emzirmeyi bırakırım diye düşündüğüm bu dönemde; çok yorgunum.
Hiçbirşey O’nu mutlu etmiyor: yalnız bırakıyorum iki dakika sonra paçalarıma yapışıyor,beraber oynuyorum üzerime atlıyor,yemek yedirim diyorum ağlıyor en son acaba televizyon açsam ne olur dedim: her zaman olduğu gibi ilgisini çekmedi, en sonunda sıkıntısı vardır diye Calpol verdim Aybala’nın önerisi üzerine.. şimdi uyudu.Biraz bende uyuyayım dedim dışarıdaki inşaatın sesinden na-mümkün!!..
Erin ağladı ben ağladım bugün.
Bazen çalışıyor olsaydım dinlenebilirdim diye düşünüyorum. Hepsinin artısı eksisi var ama evde olmak ve de çok yorulduğumda bir saatliğine bile olsa bırakıp da dinlenebileceğim birinin olmaması beni çok yoruyor.En azından işe gidiyor olsaydım eve döndüğümde biri yemeyi yapmış, evi toparlamış olur ve bende Erinle oynayacak gücü kendime bulurdum diye düşünüyorum.
Çalışan anneler bana kızacak biliyorum ama tüm gün, full mesai evde olmak dışarıda çalışmaktan daha zor; dışarıda çalışmayı bildiğim için yazabiliyorum. İnsan bazen evin içerisinde konuşacak birilerini istiyor, bazen yeni bir oyunu oynayabilmek için güç toplamak istiyor,biri bir kahve yapsa da içse istiyor.. ve insan çocuğunun karşısında o ağlarken hönküre hönküre ağlıyor durumuna düşmemek istiyor ve bu insan çocuğu sıkıntıdayken güçsüz bir gün yaşamak istemiyor üstelik masum masum kollarında sızmışken “uyusa da dinlensem” düşüncesini kafasından geçirdiği için pişmanlık duymak istemiyor!!
Ve yazmak istiyor.. biri var da konuşurcasına yazmak hiç durmadan ..ağlarken kafasından geçmiş kelimelerini kaybetmemiş olarak.
Bugün çok yorgun ruhum..
Erin galiba diş çıkartıyor ve birkaç gün daha böyle geçecek gibi görünüyor.

Halbuki ben bugün dün Erinle biraz dışarı çıkıp,işlerimizi halledip sonrada bir kafede nasılda anne-oğul kahve saati yaptığımızı, koltukta oturup sütünü içip meyvasını yediğini,annesine kahvesini içmesine izin verdiğini, ne kadar uslu olduğunu yazacaktım.

yorgunerin.jpg

Bu Yazılar Da İlgini Çekebilir

20 Yorum

  1. yasemin dedi ki:

    Merhaba Ayça,
    Bu yorgunluk birazda doğum gününden kalan diye düşünüyorum seni anlıyorum ama ben işten eve gittiğimde oğlum yüzüme hiç bakmıyor bakıcısı giderken ağlamaya bile başladı nasıl yüreyim inciliyor bilemessin.Bakıcı var ama saat 18:00 de gidiyor herşey yine sana bakıyor yemek toparlamak çamaşır cocuk bakıcıları senin hiçbirşeyine kaışmıyor.Daha öncesinde de en üzüldüğüm şey mesela bugün güldü dediklerinde içim acıyordu çünkü ilklerini benimle yaşamıyordu?** neyse boşver bunlar geçecek şöyle düşün bir evladımız var olmayan ve olması için çaba sarfedenleri düşün..
    Selamlar
    Yasemin

  2. pinar dedi ki:

    Ayça ben çok iyi anlıyorum seni. Erin genelde iyi huylu bi çocuk ama böyle zor zamanalrı oluyor, hasta olduğunda, diş çıkardığında vs. Çağan genelde huysuz bi çocuk, ben bunun da benden kaynaklandığını düşünüyorum, insanları çok yabancılıyor ve bunun da benden kaynaklandığını düşünüyorum, işe giderken içimde hem bir rahatlama hem bir suçluluk duygusuyla gidiyorum. Bu annelik toptan zor inan, evde olsan da zor, çalışsan da. ama dediğin gibi evde olmak daha fazla enerji gerektiriyor, ama sen alpay açısından çok şanslısın inan. senin nefes almana izin veriyor. Keşke annen daha yakında otursaydı. ama 2 güne Erin düzelir ve sen de düzelirsin..
    cheer up please!!

  3. Kusadasi Real Estate dedi ki:

    ufaklık ne kadar tatlı böyle 🙂

  4. aysun dedi ki:

    Ayça herşeye rağmen iyiki onunla berabersin ve her anını onunla geçiriyorsun. İnşallah çabucacık çıkar o dişler ve Erin eski haline döner. Siz de anne oğul bir kafede keyif yaparsınız. Benim gibi çalışan anneler de iç geçirerek sizi okur:):P

    Şaka bir yana pazar günleri full Berkleyim ve bazen ablama gönderiyorum birkaç saatliğine !!!

  5. ilkinoo dedi ki:

    inşallah hemencecik eski keyfiniz , neşeniz yerine gelir…
    bu arada erin in doğum günü kutlu olsun ..
    sevgiler..
    ilkinoo

  6. köşenin delisi dedi ki:

    Çok iyi anlıyorum seni… Geçen hafta da ben bu ruh halindeydşm ve ne yapsam Toprak’ı mutlu edemiyorum gibi geliyordu çünkü ben de karanlık modumfan çıkamıyordum bir türlü. Bütün gün evde olmak harika, ama dediğin gibi, bazen öyle bunalıyor, öyle yorgun düşüyor ki insan, “ya, yarım saat, sadece bi yarım saat dur be oğlum” diyo içinden/dışından ve sonra takip eden tabii ki suçluluk duygusu oluyor.

    Yine de…evi işe tercih ederim sanırım. Belki de iznimin bitmesine az kaldığı için böyle düşünüyorum. Yani sonrasında zaten bakıcı gelecek ve ben işe koşturacağım 🙁 Kıymetini bilmek lazım. Biliyoruz da, ama yine de daralıyor insan bazen…insanız, olur o kadar. di mi 🙂

  7. crystalsdreams dedi ki:

    Ayça bugün gayet benzer şeyleri yaşamış biri olarak ben de ağlamak istiyorum!Bizde de Diloş ki kendisi gayet saatli,düzenli ve genelde sakin bi kişiliktir,biraz önce uyudu…saçma bi uyku saati yani…sabah uykusu oldu öğlen,akşamüstü uykusu oldu akşam…sürekli mızırdanma gününde ve ben de bir o kadar yorgunum bugün…çalışan insanların daha az yorulduğuna katılıyorum en azından mola verilebiliyor,bir iki geyikle kafa dağılabiliyor…bu sebeple kocaya bazen özeniyor,hatta kendisini kıskanıyor,o farketmeden ona gıcık davranıyor,sonra da hem yaptıklarım hem de düşündüklerim için kendime kızıyorum!nitekim ben istedim bu hayatı,benden daha iyi kimse bakamaz kızıma diye,ben tercih ettim…zaten kimselere de bırakamam gibi geliyor…ama işte bazen mola istiyor insan…
    Yardımcı tutsan arada ev işleri için diyeceğim ama bend ev işi yapsın diye gelen yardımcı var,ve fakat bak perşembe akşamına kafamda yağlı saçlar gayet uyuz bi şekilde,duş bile alamadan giriyorum!
    bugün böyle ama yarın süper olacak biliyorum diyelim:)
    sen de dünü düşün ve gülümse,bi gün öyle bi gün böyle geçiyor günler,büyüyor bu güzel veletler işte!
    ps:bugün aklımdan geçti biliyomusun,telefonu olsa arardım ayçayı bu oyun grubu için dedim…demek ki aynı saatlerde mızır mızır mızırdamalarla uğraşıyormuşuz!

  8. annevebebisi dedi ki:

    Ah Aycacim! Al benden de o kadar! Bugun tamamen ayni seyleri yasiyoruz ama ben henuz aglamadim, du bakalim, aksama daha cok var, hic belli olmaz:)

    Umarim ben bu satirlari yazarken ikiniz de daha iyi hissediyorsunuzdur kendinizi.

  9. HülyArda dedi ki:

    ayçacım,

    o kadar iyi anlıyorum ki seni. bazen gerçekten insan ne yapacağını ne hissettiğini ve ne düşüneceğini bile şaşırıyor yorgunluktan. ben keşke evde olsam da oğlumla ilgilensem onunla ağlasam onunla gülsem diyorum ama o da zor herşeyin bir zorluğu var. beni şu an her akşam ki gibi bekleyen o kadar çok iş var ki saymakla bitmez. yemek yapacağım inşallah, evi toparlayacağım, ütü yapacağım yarın için, çamaşır var makinede onu asacağım, arda yeni uyudu, bulaşık makinesini boşaltacağım,yenilerini dizeceğim, banyo yapacağım ve en son olarak halim kalırsa bişeyler daha var kendimle ilgili onları yapacağım. ve bunları 1-2 saate sığdıracağım. nasıl olacak bilmiyorum ama.

    benim işimde yorgunluğum beyin yorgunluğu okadar çok şeye kafa yoruyuorum ki artık akşam eve gelince ardayı annemden alıp eve gelmeye bile halim kalmıyor. sekiz buçuğa kadar falan orada vakit geçiriyorum ve gelince de biraz yemeğini falan yedirip oynayıp, koklayıp mecburen erken yatırıyorum aslında biraz daha uyanık kalsa da benim işlerim olmasa diye çok dua ediyorum ama ne mümkün. doyamadan yatırıyorum işte. annelik zor zanaat ağlamakla zırlamakla ömrümüz geçecek işte. şimdi de içerden ağlama sesi geliyor inşallah kalkmamıştır. içimi dökmek istedim bende biraz rahatlamak için.

    sevgiler…

  10. keo dedi ki:

    Ayça, biz anneler ne kadar güçsüz, yorgun ve bıkkın olsak bile, minicik yavrularımız hayata sıkı sıkı tutunmaya çalışıyorlar.Bu gibi durumlarda ben onun göğsüne kulağımı dayayıp o minicik kalbin nasıl da pıtır pıtır attığını dinliyorum ve gözlerim doluyor…Bazen diyorum ki bir enerji içeceği falan mı içsem acaba?Ama sütten geçer neme lazım sonra hiiç durduramam cimcimeyi:))
    sevgiler,
    Ekim

  11. yapo dedi ki:

    Çok iyi anlıyorum, enerji yolluyorum, püfffff…

  12. ezero dedi ki:

    her ikisinide yaşamış olarak ( yani hem çalışan hem de çalışmayan anne) ve üstelik daha iki hafta önce eve dönmüş iki erkek çocuk büyütmüş bir anne olarak tek söyleyebileceğim her ikisi de zor. çünkü anne olmak zor ama bir o kadar da keyifli onurlandırıcı bir şey.
    kucağında sızdığı zaman dinlenmek istemende son derece insani bir durum. ama hep dediğim gibi annelik ömür boyu süren bir vicdan azabıdır. çalışıyor olsaydın da o huzursuz bir gün geçirirken yanında olmadığın için vicdan azabı duyacaktın.
    umarım erin yarın daha huzurlu olur. sende dinlenmiş bir ruhla uyanırsın güne.

  13. AyçA dedi ki:

    Hepinizin de yazdığı gibi hissettiklerim ortak 🙂 biliyorum.. sadece kafamda dolanacağına yazayım istedim.Tabii ki insanız ve oluyor.. arada insan küçük bir mola vermek istiyor..
    reklamdaki gibi: bir cafe crown arası ??:))
    Aynılarını yaşadığınızı paylaştığınız ve bu durumda destekleriniz için teşekkürler;)

  14. Archi*Sugar dedi ki:

    Canim Aycacigim, sozlerinin her kelimesini ben de hissediyor ve duygularini paylasiyorum. Veee “daha dur bakalim” diyorum! Daha sirada 2 yas bunalimi var…
    Sonra okul bunalimi… sonra teenage bunalimi… sonra ask bunalimi… sonra universite bunalimi… sonra sonra sonra… sonsuz…
    yakin olsaydik keske diyorum sadece!

  15. mucizenin annesi dedi ki:

    güzel bebeğim benim..Allah sabır versin Ayçacım sanada nemocuğuma da..
    Umarım çok çabuk atlatırsınız..

  16. BÜŞRA ARSLAN dedi ki:

    Merhabalar Ayça Hanım

    Ben de hamile kalınca kendi isteğimle işi bıraktım.Halen bebeğime kendim bakmaktayım.2 yaşını yeni bitirdik.Evde bütün gün bebekle gerçekten zor size katılıyorum.Bir de benim dezavantajım yanmda ailemden ve eşimin ailesinden kimse yok hatta ailelerimiz yanımızda yok,hatta çok fazla arkadaşımız da yok.Sürekli birlikteyiz.Evde de dışarda da başbaşayız oğlumla.Oğlumun bana çok sıkıntı yaşatmaması avantajım oldu ama Ada’yı bir süre bırakıp bir arkadaşımla kahve içeyim diyemedim hiç.Artık ben de kimseye bırakamıyorum.Oğlumun kreşe başlayacağı ve iş bulursam çalışacağım günlei bekliyorum.Halimden çok memnunum tabi ki ama sabah 06:30 dan akşam 21:30 a kadar mesai bazen gerçekten zor gelebiliyor.Bir de eşimin işi dolayısıyla ayda 2 haftasını şehir dışında geçirmesi beni bazen daha fazla zorlasa da memnunum.Annenlik gerçekten zor.Size de kolalıklar diliyorum…

    Büşra Arslan

  17. aslı dedi ki:

    Sevgili Ayça,diğer okuyuculardan farklı olarak “seni anlıyorum” diyemem bir anne olmadığım için, fakat tahmin edebiliyorum.. Bu ve başka birçok kaygı sebebiyle bu düşünceler benim için çok uzak.. Ama umarım bu zor zamanlar en kısa zamanda geçer de kendini daha iyi hissedersin.. Yaptığın şey kesinlikle kolay değil ve en iyisini yapmaya çalıştığın da çok belli 🙂

  18. askin dedi ki:

    Gecmis olsun Erincik, gecmis olsun Ayca; annelik calisan da calismasan da zor, cok zor -anne olmasam da:)- biliyorum.Keske yükünü hafifletme olanagimiz olsa…Umarim biran önce eski nesenize kavusursunz. Bide memlekette annelerin kendilerini yasayabilecek kendilerine zaman ayirabilecekleri kurumsal destekleri de olsa ne guzel olacak.Bu kosullarda dahi harika yapiyorsun anneligi, kutlarim seni cidden.
    Umutla, direcle, sevgiyle kal
    askin

  19. gevher nesibe dedi ki:

    merhaba ayça,
    10 gün önce bir bebeğim oldu.birkaç gun once de sitene rastladım..iyi ki rastlamışım..senle daha güzel geçecek gibi duruyır annelik:)

  20. Gökşen dedi ki:

    Ayça Merhaba,
    Benim de 11 aylık bir kızım var. ben işe başladığımda Lâl henüz 4 aylıktı. Çalışmadan evde geçirdiğim 4 ayın her gününü ve her dakikasını işe başlamakla başalamamak arasında günde 120 defa karar değiştirerek geçiriyor ve anneliğin bana getirdiği yeni sorumluluklarla başetmeye çalışıyordum. Yaşadığın sıkıntıları çok iyi anlıyorum. ben de haftasonu gelse de prensesimle doya doya zaman geçirsem diye günleri sayıyorum. Sanıyorum evde olmanın da, dışarda çalışmanın da keyifleri ya da can sıkıcı tarafları olabiliyor. Sana çok çok kolaylıklar diliyorum.
    Bu arada benim de bir blog’um var. Senin ve diğer annelerin blog’larını okuyunca anladım ki, daha iyisini yapacağım diye hiç bir şey yapamamışım blogumda. Yazıların, resimlerin beni tekrar teşvik etti, elde ne malzeme varsa lalbebek.com’da bundan böyle.
    teşekkürler, sevgiler. Erin’e de öpücükler 🙂


Önceki yazıyı okuyun:
Sonunda üfledi..

Günlerdir her iyi ki doğdun şarkısında dudaklarını uzatıp"uff"yapan oğlumuz en sonunda harika bir pazar günü, güneş içimizi ısıtırken ısımızı arttırarak...

Kapat