No public Twitter messages.

Türkçe sitelerde çok fazla kaynak bulamadım. Hem biraz kaynak oluşturmak hem de kendime bilgi toplamak için şu sitedeki bilgileri kaynak kullanarak çevirip biraz kendimden ekleyip buraya yazdım.. Sitede gerçekten çok sayıda yazı var.

1. En kolay şeylerden biri çocuğunuzla oyun oynamaktır. Bu ikinizi de mutlu edecektir. Çocuğunuz oyuncakları ile oynarken neden siz de Onunla oynamıyorsunuz? Çocuk sahibi olmak eski favori oyuncaklarınızla oynamak için yeterli bir bahane değil mi ?

2. Banyoyu mu temizliyorsunuz ? Neden çocuğunuz içeride ? O’nu da yanınıza alın eline bir bez ya da içi su dolu bir leğen verin size yardım etmesine izin verin. Tabii ortada deterjanların olmamasına ve tehlikeli malzemelere ulaşamayacağına emin olmalısınız!!!

3. TENCERE/TAVA!!Çocuklar tencere/tava ile oynamaya BAYILIR!! Eline birkaç tahta kaşık verin bakın neler yapıyorlar. Alt çekmecelere ulaşmasına izin vereceğiniz tencereleri de koyabilirsiniz.. sadece çekmecelerin elini sıkıştırmaması için kilidi olmasına dikkat edin..

4. Spor yapın!!.. Çocuğunuz TV seyretmek isterse O’na “hadi kaldır o poponu da beni izle” diyerek bir spor(yoga/aerobik v.b) cd koyun ve sizi nasıl taklit etmeye çalıştığını izleyin. Bu O’nun çok hoşuna gidecektir.Özellikle O’na da bir spor minderi koyarsanız daha çok hoşuna gidecektir.

5.BALONCUKLAR!!Çocuklar baloncukları çok severler.Bunun için satın almanıza bile gerek yok biraz su,deterjan ve bir pipet yardımcı olacaktır ama gerçekten köşedeki kırtasiyede çok ucuza da bulabilirsiniz. Bu oyundan sonra ellerini iyice yıkayın ve halıda yapmayın.Silinebilir bir zemin ya da dışarıda oynayın

6. Dışarıdan bahsetmişken neden hala bilgisayar başında zaman geçiriyorsunuz ? Dışarı çıkıp bir yürüyüş yapın. Parka gidin. Bir arkadaşınızın evine gidin.Alışverişe gidin.. birşey yapın!! Karşısında yeni şeyler gören çocuğunuz gerçekten mutlu olacaktır.

7. Çocuğunuz bir sanatçı olabilir mi ? Henüz değil belki ama boyaları renkli kalemleri sevecektir. Biraz kağıt alın ve bunu deneyimlemesine izin verin. Zamanla ne demek olduğunu anlayacaktır ve karalamak yerine çizecektir..

8.Yakalamaç oynayın. Dünyanın her yerinde çocuklar kovalanmaktan hoşlanırlar ve bunu yaparken korkunç sesler de çıkartmayı ihmal etmeyin.. O’nu gıdıklayın ve yakalayın.. O’nun da sizi yakalamasına izin verin.

9.Ben oğluma henüz TV seyrettirmedim belki zaman zaman çizgi film karakterlerinden benim seçtiklerime baktırmam lazım. Eğer sizin çocuğunuz TV seyrediyorsa karakterleri ayırt etmeye başlamış olmalıdır. En favori karakteri hangisiyse( Elmo, Sponge Bob??) onunla beraber çok sevmeseniz de seyredebilir ve bu arada o harika kokusunu içinize çekebilirsiniz. Ben 2 yaşına kadar bunu yapmayacağım bu arada!! : )

10. Neden bir günü hayvanat bahçesinde geçirmiyorsunuz? Resimlerini gösterdiğiniz hayvanları görmekten keyif alacaktır.

11.Okuyun!Okuyun! Okuyun!!..Kitaplar alın. Çocukların anne babalarıyla birebir vakit geçirmeye ihtiyaçları vardır.Eğer çocuğunuz sabırsız ise sesler çıkartarak( nesnelerin hayvanların) dikkatini çekebilirsiniz.Buna kıkırdayacaktır!!:)

12.Dans ayakkabılarınızı giyin ve dans edin!! Çocuğunuzun en sevdiğini müziği koyun ve beraber dans edin..Şarkı söyleyin;karga gibi bir sesiniz olsa bile!!O bunu önemsemeyecektir. Dans ederken sıkıca sarılın ve hızlı hızlı dans edin 😉

13. Küçüğünüze temizlik yapmayı öğretin! Yatak toplamayı göstermekle başlayın.Oyuncaklarını beraber toplayın böylece uyumadan önce bütün toparlama işlemi bitmiş olur 😉

14. Çocuğunuzla konuşun. Merdivenleri çıkarken sayın,alışveriş yaparken meyvelerin adını rengini söyleyin.

15. Çocuğunuzun fikrini sorun: “mavi çoraplarını mı giymek istersin kırmızıları mı?” ” küplerle mi oynamak istersin halkalarla mı?” “şarkı mı söyleyelim kitap mı okuyalım?”cevap vermeyebilir sormaya devam edin. Yeni kelimler öğrendiği gibi sosyal etkileşimin ritmini de yakalayacaktır 🙂

16. Çocuğunuz kendi kendine yemek yemeyi talep etmeye başlayacaktır. Neden bir akşamüzeri yemeğini kendi başına yiyebileceği bir gıdadan hazırlamıyorsunuz? Bir çatal ve küçük parçalar halinde bir muz başlangıç için ideal. Çatal ya da kaşık kullanmak göz -el koordinasyonu için çok iyi bir egzersizdir. Normal öğünlerinin bitimine yakın da kendi yemesine izin verin. Bu sizin için de çok eğlenceli..”sonradan yerleri temizlemek eğlenceli değil” diyorsanız koca bir örtü serin sonra silkelemek kolay oluyor 😉

Bu Yazılar Da İlgini Çekebilir

11 Yorum

  1. Elif TEPE dedi ki:

    Ayça’cım,bunların tamamı eğlenceli vakit geçirmenin yanı sıra,çocuğun yeterlilik duygusunu ve dolayısıyla kendine güvenini de geliştiriyor ve bi süre sonra da rutine oturuyor..oyuncaklarını toplamak, kendi kirlilerini kirli sepetine atmak, yatağını -en azından- düzeltmeye çalışmak.. zaten çocuk büyütmenin hassas noktası da gün içinde çok da önemli görünmeyen detaylarda değil mi? onları nasıl şekillendirdiğimizde ve çocuklarımıza nasıl sunduğumuzda..?
    TV konusunda şunu söyleyebilirim. Şükür ki iki çocuğumun da bir düşkünlüğü yok ama Kayra yaklaşık 1 senedir, Deniz de 7-8 aydır seçilmiş programları izliyorlar.. Kayroş’um kaşif doraya bayılır mesela.. disney de mickie’nin oyun evi ve harika hayvanlar.. totalde 1,5 saati alır gün içinde.. faydalı mı izledikleri ? evet.. ama tv’yi elektronik dadı gibi kullanmaya karşıyım. çocuğun tv karşısına oturup sırayla ne çıkarsa izlemesi acı bir durum.. Erincik’e de 2 yaşından sonra kendi çizgi film kahramanlarını seçecek.. ondan sonra gelsin onun t-shirtleri, çantaları, nevresimleri..:)
    şahsen kızımı korumaya çalıştığım tek karakter barbie ve türevleri.. böyle bir antipatim var. barbie bebek sanki kadına “güzel ol yeter gerisi önemli diil” mesajı veriyor ve kız çocuklarının bilinçaltını yanlış etkiliyor diye düşünüyorum.. bugüne dek de almadım barbie.. ama alınmasına engel olamadım tabi, o ayrı:(
    sevgiler,

  2. AyçA dedi ki:

    Aslı Haziran ayında düşünüyorum iyice şifayı kaptıracak bahar havası geçsin.. mail listesinde yazacağım..
    Elif Barbie konusunda sana katılıyorum. Erkek çocuk arabayla oynar saplantısı da beni deli ediyor.. Ama biliyor musun erin’e doğduğıundan beri hiç araba oyuncak almamıştım taa ki yürüteç gibi kullanılan araba eve gelene kadar ama o gelmeden önce sandalyeleri itip araba gibi ” brrr” yaptı 🙂 yani içgüdüsel değil fikrimi çürüttü.. yine de iki tane arabası bir tane treni var.. aynı barbie bebek mantığı ile uzak tutmaya çalışıyorum ama alınmasına engel olmuyorum bende. Ve 2 yaşına kadar tv a baktırmamaya ondan sonra da programlı ve bilinçli bir tv kullanıcı olmaya – beraber – kararlıyım 😉

  3. yeşim dedi ki:

    arkadaşlar,

    bu çocuklara tv izlettirmeme (2 yaşına kadar) mevzusunda ben sanırım biryerleri kaçırdım! birileri neden izletilmemesi gerektiği konusunda bilimsel bir açıklama yapabilir mi? ben ve benim jenerasyonumdaki herkesin çocukken bayılarak tv karşısında saatler geçirdiğine eminim. sonuç olarak tv’ye aptal kutusu deniyor ama öyle olmadığımız aşikar!!! cidden merakımdan soruyorum çocuğun sosyalliğini arttırmaya vs. mi uğraşıyorsunuz? çünkü ela 6,5 aylık ve 4 aylıktan beri tv’ye bayılıyor özellikle dora the explorer + baby tv ve arada walt disney kanalını izliyor. izlerken kendi kendine konuşuyor, sesler çıkarıyor, çığlıklar atıyor resmen mutlu oluyor.bende açıkçası bu kadar mutlu olurken neden onu engellemem gerektiğini anlayamıyorum::((

    p.s. tabii ki her anne çocuğu için en iyisini bilir ama ben yinede öğrenmek adına neden tv izlettirmemeyi tercih ediyorsunuz diye sormak istiyorum?

  4. Elif TEPE dedi ki:

    evet evet erkekler için de böyle bir durum var: güç odaklı olma.. action man’ler, örümcek adam’lar.. dünyayı kurtarma misyonu yükleniyor sanki:) araba konusunda ben de Deniz’e böyle bir ayrım yapmadım ama çevreden gelenler sayesinde öğrendi. ne de olsa “kızlar bebekle,erkekler arabayla..”
    Yeşim’cim, ben blogta yazdım uzun uzun.. bu arada yok mu senin blogun? Ela’yı bi görelim:)
    sevgiler..

  5. yeşim dedi ki:

    elifcim yyonyuksel@dogusiletisim.com mail adresim, bana mail atarsan sana ela’nın son fotoğraflarını gönderirim::))

  6. aysun dedi ki:

    Hayvanat bahçesi gezisi ne güzel olur gerçekten de… Çocukların hayret dolu bakışlarını görmek özellikle!!!

    Tv Berk bazen seyrediyor. Sponge bob hayranıyız da:P

  7. Isil dedi ki:

    Biz de Defne’ye Tv seyrettirmiyoruz.O uyanıkken biz de TV izlemiyoruz.
    Yukardaki soruya yeterli yanit olur mu bilmiyorum ama Yankı Yazgan,TV nin 2 yasindan kücük cocuklar icin hic bir yararinin olmadigini,cocuklar icin yararli olmayan seyin de zararli oldugunu,cocuklarin büyükler gibi bosa gecirecek vakitleri olmadigini söylüyor.Bize de cok mantikli geldi.Cünkü TV cocugu pasif hale getiriyor.
    Bir arkadasim, arada is yaparken 14-15 aylik bebeginin 10-15 dakika TV seyretmesine izin verdigini, bir kac gün sonra cocugun kumandayi eline verip TV acmasini istedigini anlatti.Yani cok cabuk alisiyorlar, o yüzden dikkatli olmak gerekiyor.

  8. annevebebisi dedi ki:

    Aycacim, oyun fikirleri super:) Ben bir de 1 nisanda cikacak olan soule mama’nin kitabini almak istiyorum.

    Tv’nin neden zararli oldugunu sormus Yesim hanim. TV’de hizla degisen image-goruntuler, bebek-kucuk cocuk beyni icin cok hizli. Hizla degisen goruntuler bebeklerin beynini olumsuz etkiliyor yani. Bir de reklamlar, klipler gibi cok hareketli goruntulerin uzun sure izlenmesi otizm benzeri bir rahatsizliga sebebiyet veriyor. Bakici sendromu, klip sendromu, bir de bir muzik kanali vardi, 24 saat muzik yayini yapan, o kanalin ismi ile de adlandirilan bir rahatsizlik.

    Daha fazla bilgi icin:
    http://www.sbesdogumevi.gov.tr/modules/news/article.php?storyid=132

    Bunun disinda baby tv, baby einstein vs videolari var. Bununla ilgili de pek cok ing makale var. Konusmayi erken ogrensin diye bunlari izleyen cocuklarin, hic izlemeyenlerden daha az kelime bildigi ortaya cikmis.

    Sonucta, faydasi yok, zarari cok.

  9. AyçA dedi ki:

    Yeşim TV daha anne karnındayken bebeği etkiliyor/muş 🙂
    (http://www.pi.web.tr/?p=131)

    Elif blogunda yazmış bende birkaç adres yazayım.. zaten google da bu konu hakkında bir araştırma yapıldığında bir çok sayfa geliyor.Bazıları şunlar:
    http://www.bilkent.edu.tr/~yuva/soru9.html
    http://www.rehabilitasyon.com/index.php?ct=2&tab=3&act2=read&p=1&aid=2989
    http://www.aile.org/index.php?bolum_yazi=923

    Bizim büyüdüğümüz dönem ile şimdiki dönem arasında teknoloji farkı var. Bir çizgi film için 1 hafta beklediğimiz müzik kliplerinin olmadığı tüketim toplumunun eseri reklamların ne kadar az olduğu şanslı son dönemde büyüdük bizler. Ben günümüzde artık tv’un hayalgücünü yok ettiğine inanıyorum 1 saat bile olsa ben 2 yaş kuralını önemsiyorum ki çoğunlukla ben Erin’i “anam babam usulü” denilen şekilde büyütüyorum.2 yaşından sonra da benim araştırıp seçeceğim özellikle günümüzde moda olan örümcek adamlar gibi ya da şiddet içeren japon karakterler gibi karakterleri olmayan çizgi filmleri hayvanları anlatan çocuk belgesellerini ya da çocuk filmlerini bir program dahilinde vereceğim kaldı ki ben ve Alpay normalde TV seyretmeyiz Erin yokken de TV çok nadiren açılırdı bizim evde o yüzden Erin gelince aynı şekilde devam ediyor.

  10. emine dedi ki:

    sonunda ben de yorum yapayım dedim. şimdiye kadar senin yazılarını okuyup erin’in fotolarına bakıp maşaallah deyip gidiyordum. bir ses vereyim dedim 😀
    yazı çok güzel… çoğunu yaptık biz talha ile. ben de 1,5 yaşına kadar izletmedim tv. ama çalıştığım için annem bazen izletiyormuş. şimdide çok sevmiyor tv.yi talha. hatta gidip kapatıyor. şimdilerde annemde yumurcak tv izleniyor. o da sınırlı sürede.
    bu arada hayvanat bahçesine ben de gitmeyi çok istiyorum. yıllar var gitmeyeli :(((

  11. pinarbk dedi ki:

    Ayça, seni sobeledim.


Önceki yazıyı okuyun:
Yediği helal Giydiği haram

Annem hep böyle der :) gerçekten de öyle.. en kısa sürede en yeni kıyafetler dolabın üst rafına spacebaglerin içine giriyor.....

Kapat