Birikiyorum..
Biriktim..
Geceleri uyurken tam 13 gündür neler yazacağımı toparlamaya çalışıyorum, cümleler su gibi akıyor beynimden oysa yazacak halim hiç yok.
Minik Erin ağlıyor ben ağlıyorum, gülüyor ben ağlıyorum, uyuyor ben ağlıyorum, kucağıma alıyorum ağlıyorum, beceremiyorum ağlıyorum, öğreniyorum yine ağlıyorum.. lohusalık mı annellik mi bilemiyorum ama dibine kadar yaşıyorum. Gözyaşlarım akıp duruyor; ağlama sütün gider diyorlar ama ben ağladıkça artıyorum sanki.
16 Mart Cuma gününden beri yaşadığım heyecanın tarifi yok, bir rüyanın içerisine düşmüş sanki Erin uyurken gülmesini sağlayan meleklerimle koşuşturuyorum.
En baş meleğim,
eşim – bakma öyle “eş” değiliz ama sen benim yarımsın-
canım,
güneşim,
sevgilim Alpay’ım; 9 ay boyunca önüme yemek yapıp koymaktan ameliyathanede elime tutmaya kadar her türlü desteği verdiğin için bu kadar kolay oldu herşey. Sen olmasaydın bu kadar cesur olamazdım, bu kadar sıkı sarılamazdım hayata ben.
Annem; daha iki aylık hamileyken “yapamayacağım anne” diye boynuna sarılıp ağladığımda bile bir anne olarak ne kadar güçlü olduğunu, ve bir annenin ne kadar güçlü olması gerektiğini bana anlattığın, öğrettiğin, eve geldiğimizden beri nefesini ensemden eksik etmediğin, kollarımın düştüğü gecelerde bebeğime iyi baktığın, yine “yapamayacağım anne” diye ağladığımda güç verdiğin için kelimelerim sana eksik kalıyor.
“Şikayetiniz nedir?” sorusuna “ee.. hmm hamileyimn ben” diye cevap veren benden 9 ay boyunca bir kere bile bıkıp usanmadan her telefonuma cevap verdiği, beni her konuda aydınlattığı, huzur dolu bir hamilelik, son derece eğleceli, “çakkıdı’lı – kenan doğulu’lu” bir ameliyat geçirttiği için sevgili doktorum Alper Mumcu’ya;
elimi bir saniye bile bırakmayan, aslında mesaisi bittiği halde ameliyatıma giren sevgili Bahar’a,
ben istedim diye gelen anestezi uzmanı Ömür Erçelen’e,
ilk kontrollerimizi yapan çocuk doktoru Canan Okuyucu’ya
ameliyathanede kaç kişi vardı bilemiyorum isimlerini hiç duymadım ama onlar benim meleklerimdi: hepsine ,
yeni doğan bebek odası hemşirelerinin tümüne,
doğum katı hemşirelerinin tümüne..
her türlü hastane sorunuma çözüm bulan Feride’ye:
siz olmasaydınız bu kadar eğlenemezdim..
siz olmasaydınız taşikardi geçirirken gülemezdim,
bana bu kadar güzel bir tecrübe yaşattığınız, her adımı geçmemi, öğrenmemi sağladığınız için teşekkür ederim.
Kıpkırmızı suratımla ameliyathaneye gitmeyi beklerken “ aa ellerin titriyooo yapma” diyen aslında kendi elleri titreyen, duygularını içinde yaşayan ama gözlerime akıtan kardeşim Tuğçe,
Elinde fotoğraf makinesi kamera ile ameliyathaneye kadar Alpay ile beraber inen, bizi bırakmayan Turgay,
Odama getirilirken herkesin Erin’i seyrettiği dakikada asansörün önünde beni bekleyen ve gözlerinin içi gülen Eray,
Bir gece önce uyanıp uyanıp heyecanlanan kayın-annem/ kayın- babam
Eltim Gülay, Kuzenim Selva, Özden Teyzem , Minik Su..
Bana aile olmanın gücünü yaşattınız.. hepinizi çok seviyorum
Son dakika haberimle koşup gelen harika karelerimizi yakalayan Yıldırım Çelik,
tek tek isimlerini yazamayacağım kadar çok arkadaşım..
Beni hiç yalnız bırakmadınız. Keşke aklım başımda olsaydı da hepinizle hastane odasında birer kare fotoğraf çekseydim.
Ve web sitemi her gün ziyaret eden tüm uzak dostlarım. Yüzlerinizi bilmiyorum ama sizi çok iyi tanıyormuşım gibi bir hissim var. Yazılarınız bana hep güç verdi.
Hiç seyredemeyeceğim zannettiğim, Alpay’ın 2 sene kadar görmek istemediği ameliyatımı seyrettim..
Bir bahar havası esmiş ben fark etmemişim, bir de fonda Candan Erçetin çalmış; duymamışım.. :
İşte ben böyle bir hal içindeyim;
bazen bilmeyerek ne yaptığımı
iyi, kötü, güzel, çirkin her biçimdeyim…
Hala heyecanlıyım, hala titriyorum, hala gözlerimde uyku damlaları. Elimde mavi bir nüfus kağıdı; orada şöyle diyor:
Anne Adı : Ayça Kadriye..
İşte ben böyle bir hal içindeyim
Comments(24)
Oykuuuuu says:
29 Mart 2007 at 19:16Canim benim yaa, sonunda toparlamissin yazini, ne guzel ifade etmissin duygularini, ne guzel kelimelere dokmussun yasadiklarini… Fotograflarda cok guzel gercekten, okurken gozlerim doldu tutamadim kendimi iste…Hersey guzel olacak arkadasim, bak neler gecti, neler geciyor..Cok guzel gunler gecireceksiniz, yuzunuz hep gulecek insallah…Oglunuz bir anlasin nerde oldugunu, bir alissin o zaman en guzel zamanlar baslayacak sizin icin. 1 ay kaldi gelmeme, o zamana kadar hazirlansin prensim, mincik mincik yogurucagim onu!!!!
Anne ve Bebisi says:
29 Mart 2007 at 19:44Her şey ne kadar güzel:)
Beni de ağlattınız:)
Kocaman bir maşallah:)
Nihal Yener says:
29 Mart 2007 at 20:05Sevgili Ayça,
Beni şakır şakır ağlattın yazını okurken. Duygularını ne güzel ifade etmişsin. Öykü’ye dedimki: Her zorluğuna rağmen o kadar güzelki sizin sevginiz. Bunu ben sana anlatamam, bak Ayça ne güzel ifade etmiş. Biz sizleri çok seviyoruz, sizlerle ağlayıp, sizlerle gülüyoruz. Annelik ve babalık tarifsiz güzel mutluluk.
Fotoğraf karesine Erin, sen ve eşin o kadar yakışmışsınız ki. Tanrı nazardan saklasın, mutluluğunuz daim olsun. Birbirinizi çok sevin. Erin bebeğe de tekrar uzun, mutlu, anneli-babalı ömür diliyorum.
Tayman arkadaşım çocuklarının keyfini doya doya yaşa. İçin sevgiden taşıyordur, ilk fırsatta bizlere anlat.
Nihal
elif says:
30 Mart 2007 at 01:01kaç gündür durup durup sitenize bakıyorum acaba yeni gelişme var mı diye…her seferinde sanırım oğulcuk anneciği bir an bile boş bırakmıyor…eee ihtiyaçlar,süt…dedim bakmayacağım artık..nasılsa 4 ay oğulcuk anneciğe izin vermez..hem annecik çok yorgundur..kolay iş mi yani..inanın çok duygulandım okurken yazınızı..Allah analı babalı büyütmek nasip etsin bebişinizi..kocaman maşallah ta benden..sağlık sıhhatle büyüsün kocaman adam olsun inşallah…başlarda endişelenmiştim acaba sağlığınız yerinde mi..bir sorun var mı diye ama şimdi görüyorum ki çok iyisiniz..mutlu oldum..hep böyle güzel heyecanlarınız olsun..hep mutlu olun inş. …
yesim (eren' in yeşim) says:
30 Mart 2007 at 01:02ağlamamak mümkün değil,
yesim ( EREN ' in annesi yeşim ) says:
30 Mart 2007 at 01:08ağlamamak mümkün mü?
yazdıkların çok güzel evet ama eminim içinde çağlayan bi bu kadar belki daha fazla bir duygu var
demiştim tarifi mümkün değil. Elimizde olsa da her dakikayı kayıt etsek,çünkü çok hızlı geçiyor zaman
herkes maşşallah desin,huzurunuz mutluluğunuz daim olsun.
sabahnur says:
30 Mart 2007 at 13:47en kocamanından MAŞALLAH…. Huzurunuz mutlulugunuz eksik olmasın…
Gülin says:
30 Mart 2007 at 17:24Canım Ayçacım,
Bak ne de güzel anne oldun..İyi ki seni tanımışım, hayatının bir köşesinden seni yakalayabilmişim. Çok güzel yazmışsın.
İşte böyle birşey annelik:) Canım benim, uamrım herşey istediğiniz gibi olur.
Senin için dileyebileceğim tek şey sağlık ve huzur…
Minik Erin’i kokla benim için..
Açalya says:
30 Mart 2007 at 22:15Annelik bu olsa gerek, doya doya yasa Ayca…darisi basimiza. Aglattin beni de valla 🙂
Pratik Anne says:
31 Mart 2007 at 01:33Daha kac gun oldu orman yollarinda yuruyuslerden haberlerini verirken. Sen anne oldun. Simdi Erin prens 2 haftalik oldu.
Allah mutlulugunuzu daim etsin. Erin prens annesiyle babasiyla melekleriyle buyusun. Yazini okurken agladim, bohu bohu. Hormonlar adami boyle eder iste.
erayo says:
31 Mart 2007 at 11:35Yaw ne oluyor pembe dizi gibi oldu valla ağlayan ağlayanaaa..birazcıkın moral moralll…Hadi yeğenim büyüde seni maça götüreyim..he hee
anneanne says:
31 Mart 2007 at 14:33E.Ö benim adım Tayman olarak anılırdı ama şimdi yani E.S adım anneanne oldu artık herkes bana anneanne diyor,hele bide genç anneanne diyorlar ki bu daha da hoşuma gidiyor,tabii bu işin şakası.bu konumda önemli olan ERİN’iin bana anneanne diyeceği günü görmek çok uzak değil ben ona söyletirim şimdiden başladım bile,işte ben de böyle bir hal içindeyim,heyecanlıyım tabii ki..iyi doğdun prensim,seni kucalamak,seni koklamak tadılan en güzel duyguymuş….ama yine de seni ham edeceğim günlerii iple çekiyorum.Ayçama ve Alpayıma da ben teşekkür ediyorum….
yıldız-merve çardak says:
31 Mart 2007 at 22:46Biz Sabancı’dan Hande Çardak’ın annesi ve kardeşiyiz.Blogunuzu Hande gösterdi,okurken çok duygulandık.En son resimdeki yüz ifadenize de hayran kaldık.Bebeğinizle,eşinizle birlikte çooook mutlu günler diliyoruz…
Berna Berk says:
1 Nisan 2007 at 11:27sevgı söyletıyor sevgı ağlatıyor duygular coşturuyor.canım torun Erın aramıza sevınç getırdın bizlere yenıden safliga hayranlığı hatırlatttın seninle içimiz dalgalanıyor ,seni,güzel temiz dürüst yüzlü anne ve babanı cok seviyorum.dünya senin gibi bir güzele ev sahipliğı yapmaya başladığı günden bu yana daha aydınlık daha bereketli daha temız ve daha emniyetli gelişini kutluyor berna berk
çiğdem says:
2 Nisan 2007 at 13:24Ayçacım,o kadar duygulandım ki,,annelik sana çooook yakışmış,,yüzüne,kalbine,ruhuna,çookk ama çok yakışmış..sizi görmek için sabırsızlanıyorum..
sayfalarinda gezinirken yorumu başka bir yerlere yazmışım yanlışlıkla:)
AyçA says:
3 Nisan 2007 at 18:23Hepiniz öyle güzel cümleler yazmışsınız ki. tek tek cevap bulamadım yazmak için. Hepinize teşekkür ederim . Amacım kimseyi ağlatmak değildi ama insanın içi ağlıyormuş bu dönemde gözleri gülerek tabii.. ama gördüğünüz gibi halet-i ruhiye 10 kalp nasıl kan pompalayacağını şaşırıyor. Birde uykusuz her gecelere alışabilse bünye tam süper olacak..
Berna Berk says:
22 Nisan 2007 at 22:08Taymancigim,Aycacigim ,
Sizlere ancak boyle ulasabildim,
Bu addrese mail cekersen seninle haberlesebilirim.Ben iyiyim.Bana yazarsan seni yanitlayabilirim.Hepinizi kucakliyorum. Opuyorum..
Burcu says:
14 Haziran 2007 at 20:52Cok gec bir yorum oldu.. Ama oturup en basindan beri yazilarini okudum, buraya ancak gelebildim.. Yazmadan edemedim, gec olsa da.. Cok guzel bir anne olmussun Ayca, bu yazini okurken aglamaktan kendimi alamadim..Sen cok guzel yazdigindan mi, yoksa ben hormonlarin etkisinde oldugumdan mi bilmem ama ..Erin cok sansli, senin gibi bir annesi oldugu icin..O mavi nufus cuzdanindaki Anne Adi kismina adin cok yakismis..Allah hepinize uzun ve saglikli bir omur versin cnm..
AyçA says:
15 Haziran 2007 at 21:40Burcu selam.. bazen geri dönüp okuduğum tek yazı bu.. tabii ben okurken bir daha bir daha yaşadığım için her seferinde ağlayabiliyorum.. duygularıma ortak olmana sevindim çok teşekkürler..
:)) ne biim hoş oldu yazdıkların .. teşekkür teşekkür.. darısı senin başına mavi bir nüfüs kağıdına yakışacak adına..
duygu-casper says:
19 Ağustos 2007 at 03:37AYCA sen inanilmaz bir insansin,bu blogu ilk takip etmeye basladigimdan beri seni,Erin’i,hayata bagliligini hep imrenerek okuyorum,o kadar mutlu bir ifadeye burunuyor ki yuzum,icim resmen huzur doluyor,yazdigin her satiri okudukca resmen mutluluk doluyor icime,Allah seni ve aileni herzaman,heryerde korusun,sen korunmaya en layik insanlardan birisin,iyi ki bu blogu acmissin,iyi ki bize bu firsati vermissin,insallah birgun seninle tanisabilirim,emin ol ki daha tanimadan bu kadar degerli olabiliyorsan,tanidikca en sevilen listesinin basinda olucagina eminim….Sevgiyle kal Aycacim,Londra’dan kucak dolusu sevgiler,belki biraz gec oldu bunu yazmam ama bu yazilari yeni yeni okuyorum,tekrar tebrikler,Erin dunyanin en sansli bebeklerinden biri,cunku sana sahip 🙂
AyçA says:
19 Ağustos 2007 at 18:33Ne diyeceğimi bilemedim .. sadece teşekkür etsem yavan kalacak bu kadar güzel cümlelere.. utanma işareti bulsam bir tane ama yorum kısmına koyamıyorum ..
utandım.. gururum okşandı..bir kere daha bu yazıyı okudum uzun süre sonra.. o dakikaları hatırladım… ben en iyisi sana çok kocaman bir teşekkür edeyim..
bildiğim kadarıyla bir şekilde Türkiye yolları görünüyormuş sana.. umarım tanışırız geldiğinde.. bende senin kadar güzel bir insanı tanımak isterim .. keyif duyarım…
casper geçen gün Mervelerdeyken ağızlarından düşmedi.. casper ağabeyimizide tanımaktan mutluluk duyarız..
casperda çook güzel bir anneye sahip…
sevgiler..
elfeyp says:
20 Mayıs 2008 at 11:20Offf, böyle resimlere bakmaya bile dayanamıyorum. Ben kendi doğumumda ne yapıcam bilmiyorum. Çok tatlı bi site, fotoğraflar harika.
Bodrum’dan sevgiler..
Selcen Suyadal Atçeken says:
24 Mart 2009 at 01:276 Aylık evliyim 🙂 yaklaşık 3 sene çocuk düşünmüyorduk.. Ama yazınızı okuyunca kıskandımmmmmmmmmm fikrim yerinden oynadı 🙂 diyebilirim.. ALLAHIM analı babalı büyütsün.. 😉
AyçA says:
24 Mart 2009 at 14:02:=) tesekkurler oncelikle.. dogru zamanda bir bebeginiz olur insallah.. saglikla herseyden once..