No public Twitter messages.

 

Bir süredir hatta taa istifa ettiğim günlerden beri yazmak istiyor ama nedense yazamıyordum.. yazmayacaktım;yazdım…Çalışmak, insanların sadece temel ihtiyaçlarını karşılamak için yaptığı ya da yapması gereken bir eylemdir. Dünyamız modernleşmeden önce insan yaşamına bakın ya da hayvanlara bakın;çalışmayı herşeyin önüne bu kadar koyan ya da yaşama amacı haline getiren başka bir canlı yoktur herhalde. Ömrümde hiçbir zaman ödediğim bedele değmeyecek hiç birşey için mücadele etmedim. Sadece istediğim sonucun elde ettiğime değmesi gerekmesi kuralına göre değerlendirdim.

ERİN.

İşte benden çalışmam ve para kazanmam karşılığında ödememi bekledikleri bedel ondan ayrı kalmak, gelişiminde yan çözümler üretmek zorunda kalmaktı. “Gerçekten sevdiğin bir iş olsaydı bırakmazdın” diyenlerde var. Evet haklılar ama ben işimi ve işyerimi gerçekten sevdim, seviyordum. Sadece yöneticimi ve onun çalışma ortamımızı getirdiği hali sevmedim. Belkide zaman içerisinde dönebileceğim bir işi ve işyerimi bu yöne(temeyici)tici sebebi ile bırakmak istedim. Şimdi güle oynaya başladığım işimden nasıl da buruk ayrıldığımı yazacağım. Bunu yazacağım çünkü bir yöneticinin ne olmaması gerektiğini tariflendirmek istiyorum. Bunu yazacağım çünkü bir yönetememe hikayesinin ne kadar çok insana zarar verdiğini anlatmak istiyorum.
Ola ki Sabancı üst yönetiminden birileri bu yazıyı okurda normal şartlarda haberi olamayacağı konulardan haberdar olur belki diye yazacağım.

Sormak istediğim bir sürü sorum var.

Bir yönetici çalışanına “benim arkam sağlam istediğinizi yapın” diyebilir mi?
Bir yönetici Üniversite tarafından “iş tanımından dolayı işi yapması gereken kişiye” sırf ” TANSİYONUN YÜKSELTTİĞİ” gerekçesiyle işi yaptırmayıp, ilgisiz birinin işi yapmasını ya da ilgisiz birinden bu işin takibini yapmayı ister mi?
Bir yönetici yine bu tansiyonu yükselten çalışanına  bir şey anlatırken gözlerine bakmadan bir diğer elemanına bakarak konuşur mu?
Bir yönetici  bazı çalışanlarına doğum sonrası çiçek yollarken bazılarına telefon dahi etmeyebilir mi?
Bir yönetici  çalışanı yanlış yaptığında ya da kendisinin istemediği şekilde davrandığında çocuk gibi küs kalabilir mi?
Bir yönetici Ofis programlarını dahi kullanamaz ama biliyormuş gibi davranmaya çalışır mı?
Bir yönetici  haklı görünmek uğruna yalan söyler mi?

Hadi hepsini geçtim, istifa ettim ben azıcık profesyonelmiş gibi davranıp 2,5 senelik emeklerim için bir teşekkür telefonu etmeyi bilmez mi ??

YÖNET(EMEY)İCİM Rana Saka bunu da beceremedi.

Lider olmak önemli bir vasıftır. Hadi olamadın yönetici olabilirsin. Ama ikisini de beceremiyorsan arkanın sağlam olması gerek ben bunu öğrendim o zaman lider ya da yönetici olup olmaman fark etmiyor..

Geçen hafta kampustan çıkarken içim bir buruktu.. çok sevdiğim işimi,kampusumu, arkadaşlarımı artık bir arada göremeyeceğimi bilerek arkama bakmadan kapıdan çıktım. Şimdi gittim yine. Üzülerek değil ama yorgun.Hala elim bir “VEDA” e-maili yazmaya gitmiyor.. oysa gidildi mi kontak bilgileri içeren bir mail atılır gidilen yerdeki mesai arkadaşlarına..

Bunu ANNE olduğum ve de anneliğimi her şartta en iyi şekilde yapabilmek için yaptım.Oğlumun yanında onunla beraber büyeyebilmek için yaptım. Bütün bu “yazmayacağım” konulara bunun için son 1 sene katlandım. Ancak yaptığım bu iş -kendi kararımla işi kabul ederek- gerçekten çok da beni bir yere götürmeyecek olduğunu bilmeme rağmen son derece zevk alarak ve de severek yaptığım bir işti.  Bugüne kadar yaptığım işlerin içerisinde en çok eğlenerek, en çok kendim olarak, en çok yüzüm gülerek yaptığım işti, belki de benim kadar kimse bu kadar bu işi severek yapmadı.

Şimdi yine aynı ve her zamanki güler yüzümü takınıp bir daha pazartesi günlerimi bu profesyonel olmayan yönetemeyici tarafından  boğulmak yerine nefes aldığım pazar günlerinin devamının keyfini sürecek olmanın lüksü içerisinde bütün bunları yazmayacağım diyordum.

Yazmayacaktım;yazdım.
Kötüler kazanmadı.
Sadece yalnız kaldılar.
Bunu yazmak için yazdım.
Arkadaşlıklarım ve dostluklarımda benim karım oldu.

Şimdi yelken yeni rüzgarlara..

Bu Yazılar Da İlgini Çekebilir

17 Yorum

  1. HÜLYA dedi ki:

    ayçacım merhaba,

    bu yazını okuyunca ofiste hüngür hüngür ağladım heralde ayların birikimi olsa gerek hala da ağlıyorum, oğlumla 2 gün zaman geçirdim ama 3. gün yine ayrıyız. herşey ona daha iyi bir gelecek sağlamak için ama acaba böyle benden ayrı büyüyünce nasıl bir geleceği olacak diye de düşünmeden edemiyorum. gözüm arkada asla kalmayacak ama bu günleri bir daha asla yaşayamayacağımıza da çok üzülüyorum. senin gibi işimden vazgeçip onunla büyüseydim acaba daha mı iyi olur du herşey? maddi anlamda ona iyi bir gelecek sağlamak daha mı mantıklı? işte ben aylardır bu ikilemde kalmış durumdayım. buna ömür boyu da karar veremeyeceğim biliyorum yada ilerde hayat bana gösterecek.

    gerçi işime dönerek tercihimi yaptım belki ama doğru mu yaptım yanlış mı bir türlü bunun kararını veremedim. o yüzden de hep kafam acabalarla dolu!

    bilmiyorum işte… bu sorular uzar gider inşallah oğlum ileri de bana çalışacağına oturup benimle ilgilenseydin demez yada gelişiminde herhangi bir sorun çıkmaz başka bişeyden kaynaklansa bile ben hep kendimi suçlarım çünkü.

    beni uzun zamandan sonra ağlattığın için çok sağol en azından birazcık rahatlamış oldum.

    sevgiler sana kucak dolusu Erinciği de öp benim yerime kocamaaaaan : )

  2. pınar dedi ki:

    İşyeri tecrübelerim ve gözlemlerim sonucu şunu söyleyebilirim ki her iş yerinde nasıl oluyor bilmiyorum ama en az bir tane yönetemeyici var. Tek fark, onların tahammül gücümüzü ne kadar zorladığı ve ne kadar katlanılabilir oldukları.
    Bir gün buluşursak, sana hamileliğimde ve işe döndüğüm ilk gün bebişimden de ayrı kalmanın hüznü içinde bana yapılanları ve yaşatılanları anlatırım…

  3. köşenin delisi dedi ki:

    Ayçacım Pınar’a katılıyorum…maalesef böyle çok fazla yönetemeyici var, ve ilginçtir ki, bunlar sanki yönetemeyici olmanın ön koşulları gibi, çok az yani iyi yönetici…

    Biliyor musun, Toprak’la evde olmaya, onun her şeyiyle kendim ilgilenmeye öyle alıştım ki, işyerimden de yöneticilerimden de çok memnun olmama rağmen ben bile bazen nasıl döneceğimi düşünüyorum :(( Ama önümde daha süre var diye düşünmemeye çalışıyorum.

    İyi yapmışsın arkadaşım 🙂 Ve de eline sağlık.

  4. HÜLYA dedi ki:

    bir de konu ile ilgili bir avantajım var, bir catering firmasında 7 mutfaktan birinde mutfak yönetmeniyim o yüzden işyerimde bana karışan yok. genel müdürlüğümüz var kavacıkta orası da buraya uzak genel müdürümüz haftada 1 ya gelir ya gelmez. yani allahtan bir yönetici sorunum yok bu konuda rahatım ama bir yönetici olarak eminim ki personelim benden çok ama çok memnun bunu her fırsatta dile getirirler. ben onları onlar da beni çok sever. mutluyuz hepimiz yani. ben onların yerine hep kendimi koyarak hareket ediyorum. bu şekilde işler çok rahat gidiyor. işimde mutluyum ama diğer anlattığım konuda değilim!!!!

  5. AYSUN dedi ki:

    Bende de bir yönetemeyici var ayça:( Süt iznimin bitmesine 1,5 ay kala cumartesi kulandığım iznimi hayır hafta içi kullanacaksın dedi… Ve ben artık 1,5 saatlik süt iznimi hafta içi kullanıyorum ve bu saatler maalesef yoılda geçiyor:( Ama olsun bu yasal hakkım ve ben bunu sonuna kadar kullanacağım:P

    Yönetemeyenler bu işe kalkışmasınlar diyorum sadece!!!

  6. pınar dedi ki:

    Süt izni olarak ben de 1,5 saat önce çıkıyorum. Ertesi gün döndüğümde “dün seni aramıştım ama bulamadım, çıkmışsın” gibi laflara muhatap oluyorum. Bir gün çığlık atacağı “arama beni kardeşim, bilmiyor musun kaçta çıktığımı” diye…

  7. meltem dedi ki:

    Ayçacım ne iyi yaptında yazdın. Senin sayende ben de uzun zamandır biriktirdiklerimi yazabildim bloga.
    Sen doğru olanı yaptın, en azından iyi kötü yaşamını idare ettirebilecek durumdaysan bence de doğrusu bu. Çocuğunun yaşamında en azından ilk 3 yıl bulunmak onun geri kalan yaşamı için atılmış en büyük adım. Yerinde olsaydım da aynısını yapardım. Kimbilir geçirdiğim o yıllar boyunca yüklendiğim stresin bana ne gibi bir götürüsü oldu. Şu an çok huzurluyum, keyfim yerinde.
    Sende öylesin biliyorum.
    Sevgilerimle arkadaşım.

  8. Mücevher kutusu dedi ki:

    Yönetemeyenler bu kıstaslara göre seçiliyor demek ki. Her ne kadar üstümde kimse çalışmasa da bırakmakla en iyisini yapmışsın.

    *Resim süper. Çok güzel gülüyorsunuz 🙂

  9. Didem dedi ki:

    Bakalım yeni yöneticinden böyle bahsedebilecek misiniz Ayça hanım. Hemde bu yeni yöneticinin her türlü pisliğinide sana temizletmesine rağmen.Yeni resmi işin hayırlı uğurlu olsun arkadaşım. Bazen benimde içim sızlıyor Bora konusunda. Bende keşke 6 ay değil 1 yaşına kadar bakabilseydim. Ama şartlar böyle gelişince mecbur kalıyorsun.

    Bu arada caddeye kadar gelmişin keşke buluşsaydık da ben erin bebişi canlı canlı sıkıştırsaydım.

  10. AyçA dedi ki:

    Hepimizin sıkıntıları aynı anladığım kadarıyla..
    Bu yazının amacı kafamı yastığa rahat koymaktı.. içimi dökmekti.. kendisi benimle görüşmek isteseydi suratına söylemek istediklerimdi .. neyse ki böyle bir talebi olmadı bu kadar kibar olamayacaktım yoksa..
    didem ben yeni yöneticimden çok çok memnunum 🙂 emrine amadeyim kendilerinin:))) Caddeye gelmem planlı değildi esas amacım seminerdi havayı görünce bir tur attık bir daha ki sefere inşallah ..
    sevgiler…

  11. acemi anne dedi ki:

    su da calisanlarin en azindan sosyal haklari var ya gece gunduz calisip hala ogrenci haklarina bile sahip olamayan graduate studentlar ne yapsin? 30 yasinda dogum izni olmayan bir suru doktora ogrencisi var, saglik sigortasi olmaksizin. siz gene sanslisiniz, ben oglumu 10 gunlukten beri hergun belirli sure birakip gidip deney yapiyorum…sadece su da da degil tum ozel sektor calisanlari hemen hemen boyle…malasef hayatin cilvesi ozlemek sanirim bizler icin

  12. Songül dedi ki:

    geçti artık…

    sen yeni yöneticinle neler yapmayı düşünüyorsun onları yaz bakalım…

  13. Bebekli Gunluk dedi ki:

    Sevgili Ayça, yazını okuduğumda kendimle o kadar paralel olduğunu gördüm ki anlatamam. Benimde öyle bir yöneticim var. 4 yıldır beraber çalışıyoruz ve sabahları zorla günaydın der, onun dışında “nasılsın” diye bile sormaz… Hamile kaldığımdan beri ayrı sorunlar yaşıyoruz. Telefonları, kapıları çarpma, dosyaları masaya vurma vb. ani gürültüler çıkartıyor. Kendisini bu konuda uyarmama rağmen devam ediyor. Ben sakin sakin çalışırken dannn diye bir sesle irkiliyorum ve sıçrıyorum, sanırım benim böyle sıkıntılar yaşamam kendisini mutlu ediyor. Erkeklere çok iyi davranıyor, sorunu kendi gibi bayan olanlarla… Bunlar en ufak örnekler… Bunun dışında sözle saçma sapan tacizler cabası… Ama işimi çok sevdiğimden sabrediyorum. Şimdi doğum iznime 3 hafta kaldı, evimde dinlenirken onu hiç özlemeyeceğim. Dönüş içinse Allah bilir… Hayırlısı ne ise o olsun diyorum…

  14. Archi*Sugar dedi ki:

    Aycacigim, cocuguyla birlikte buyumek icin isini birakmis biri olarak sana %100 katiliyorum. Bir is gider, digeri gelir, sadece aractir hayatini devam ettirmek icin. Ama oglun asla bir daha 1 yasinda olmaz. Asla bir daha “ilk kez” yurumez, ilk kez konusmaz…

    Kotu yoneticiler ise her yerde. Soyledigin tum sifatlari tasiyan daha nice kotu yonetici olduguna eminim ama iste “arkasi saglam” olunca bir sure idare eder. Hukumet ya da universitenin yonetimi degisince arkasi DAHA saglam baskasi onun koltuguna oturur. Her rektor kendi kadrosunu olusturur. Bir sonraki rektor degisiminde senin yonetemiyicinin de degisecegine adim gibi eminim.

    Erinle harika zaman gecirecegini biliyorum. Ben hic pisman olmadim, sen de olmayacaksin. Bazen insanlarin tepkileriyle karsilasiyorum ama hiiiccc umurumda degil. Insanlar cesur degilse, oncelikleri benden farkliysa bu beni baglamaz, oyle degil mi…
    🙂

    optum canim
    Esra

  15. AyçA dedi ki:

    Esranın dediğiği gibi öncelikler herkese göre değişiyor.. doktora yaprken tüm gün ayrı kalmadığını düşünüyorum bebeğinden 🙂 ama full time çalışmalarda maalesef öyle bir de iş-ev arası mesafe 50km ise!!..
    Songülcüm yeni yöneticimle yaptıklarımı yazıyorum ya zaten 🙂
    Hülya umarım en doğru ve ikiniz için de iyi olana karar verirsin ..sen şimdi doğuma yoğunlaş:)) az kaldı .. ama bayan yöneticilerin daha sorunlu olduğu konusunda aynı fikirdeyim, özellikle hemcinslerine karşı !! bu ilk değil benim için..
    Esracım bende hiç pişmanlık duymuyorum / duymayacağım.. planlarım daha hamile kalmadan bu yöndeydi .. ne şartta olursa olsun yanında olacağım demiştim/demiştik. Çok şükür öyle oldu.. ve de evet yönetim değişir alt kadro da!! bu hep böyledir.. benim bu işi kabul ettiğimde başta olan kişi değişen yönetimle beraber gitti.. onun enerjisi ve yüzündeki ışık bana bu işe evet dedirtmişti.. sadece 1 ay sonra gitti!!..:))
    Hepinize sevgiler..

  16. k.i.s.d. dedi ki:

    Annem ben ve kardeşlerim için hekimlik mesleğinden vazgeçmiş harika bir kadın. Tabi mesleği bizi büyütme sürecinde oldukça işine yaradı.

    en güzeli neydi biliyor musun? Hani derler ya, çocuğumun daha iyi bir geleceğe sahip olması için… tamam, her istediğim olmadı belki, bununla birlikte annem bana 15 yaşında büyük şehirde yaşama kendi başıma becerisini aşıladı, en çok istediğim üniversiteyi kazanma azmini verdi. Belki beni özel okulda okutacak para kazanmadı, ama yanımda olarak öyle bir güç verdi ki özel okulları burslu kazanmayı başardım. Kardeşlerim de öyle. Düşünüyorum da, o benimle ve kardeşlerimle olmasaydı bize kim bakacaktı? Zira anneannem yaşlı, babaannem ilgisiz… Bizi, herhangi bir bakıcıya teslim etmedi, sağolsun. Şimdi 50 yaşında ve mesleğine dönmeyi düşünüyor. Aslında hiç bırakmadı ki…

    Bütün bunları düşününce, ve okuyup öğrendiğim birey gelişimi ile ilgili noktalardan yola çıkarak ben de aynı kararı verirdim diyorum. Hiç olmazsa ilk 3 sene çocuğumun hep yanında olmalıyım. Henüz bir bebiş yok, ama hamiş haberi verirsem yakında, bilin ki 9 ay sonra işine 3 yıl kadar ara vermiş bir anneyle yazışıyor olacaksınız.

    Sevgiler, gönül dolusu…

  17. Şule Şenol dedi ki:

    Merhaba Ayca!

    Yarin biz Etiler’deki merkezde toplaniyoruz, biraz plan program yapacagiz ihtiyaclar dogrultusunda. Oyuncaklarin hepsi orada. Saat 11.30 da. Gelirsen cok seviniriz.
    Telefonum 0532/446 12 98

    Adres:
    Şebinkarahisarlılar Ocaktası Koyu Gölve dernegi Yaprak sok. numarasini bilmiyorum.
    Akmerkez ulus cıkısından sonra Anavutkoy’e sola dogru inen yolun ustunde kosede Bahcecik kuafor var asagi 100 m kadar iniliyor Best Otopark ın oradan sapiliyor, Pet shopu geciyorsun iki bina otesi.

    Sule


Önceki yazıyı okuyun:
Pastırma Yazı

Kışa girmeden sonbahardan bir gün daha çaldık dün.. kızaran çitlembiklerin üzerine vuran sımsıcak güneş içimizi de ısıttı....bugün biraz yorgun ve...

Kapat