No public Twitter messages.

Aşağıda bana gelen bir e-maili paylaştım. Umarım işe yarar.. benim aklıma yatan ve de hali hazırda uyguladıklarım var..
Yazı bir pedagoga ait.

Çocuklara yemek yedirmeye çalışırken onları oyalamak doğrumudur?

Çocuklarda öğrenme taklit ve demene yanılma yöntemiyle olmaktadır. Bu çocuğumuzun yapmasını
istemediğimiz durumları bizim de yapmamamız anlamına gelir. Eğer çocuğun yemek yerken TV izlemesini
istemiyorsak, biz de yemek yerken TV izlememeliyiz.

Çocuğumuzun ortalarda gezinerek değil de masada yemek yemesini istiyorsak bizde masada yemeliyiz.
Biz yalnızca bir kere bile TV izlerken yemeğimizi yemişsek ve çocuk bunu görmüşse ve de hoşuna
gitmişse ( ki çocuklar bunu pek sever) artık çocuğa bu davranış yerleşmiş demektir.
Ne kadar çabuk müdahale edersek o kadar az yoruluruz.

Çocuklar yemeği oyun olarak görmemelidirler. Yemek olması gereken bir ihtiyaçtır. Yapıdığında ödül,
yapılmadığında ceza verilirse bu oyun olarak pekiştirilmiş olu. Bunun farkına varan çocuk, zaten
yapısında anne babayı kullanmak olduğu için sürekli bu kullanma davranışı için ısrar eder. Bu ısrarlar
bizimde katılımlarımızla inatlaşma en sonunda da karşılıklı çileden çıkma durumlarına ulaşır. Bunun
için durumu baştan belirlemek gerekir.

Çocuğumuza yemek yeme alışkanlığını kazandırmak için ihtiyacı olan kuralları belirtmeli ve
en önemlisi kararlılıkla uygulamayız. Aksi halde hem kendimize hem de her şeyi bizden
öğrenmeye çalışan minik çocuğumuza kötülük etmiş oluruz.

Bu kurallar nedir ?
Çocuğa yemeye başlamadan önce neden yemesi gerektiğini anlayabileceği kelimeleri kullanarak
uzun uzun bıkmadan anlatılır ve aşağıdaki kurallarla yemek yenilmesi gerektiğinin altı çizilir.
Çocuk bunları anlamayacak yaşta ise, bu daha iyi bir durumdur. Davranışlarınızla yemek yeme
alışkanlığını erken yaşta kazandırmış olursunuz.

– Yemek masa da yenir.
– Yemek çocuğum ihtiyacı olduğunu düşündüğümüz kadar değil, çocuğun istediği kadar tabağına alınarak yenir.
– Yemek yemesi için çocuğa yalvarılmaz, rüşvet teklif edilmez, ya da yemesi durumunda cezai tehditlerde bulunulmaz.
Yemeğini bitir, sana oyuncak alıcam… Yemezsen parka gitmeyiz… gibi durumlar kısa süreli sorunu belki çözer ama uzun vadede sürekli uğraşmanız gereken bir derde dönüşür.
– TV ve özellikle reklamlar, çocuğa yemek yedirmek için kurtarıcılar olarak görülemez. Çocuğun ilgisini başka yere çekip ağzına tıkmak tamamen yanlış ve pek çok açıdan sakıncalı bir durumdur.
– Çocuğumuz yemek yemeyinde biz ne kadar fazlada yesek açlık hissi duyarız.Yemeleri için ısrar ederiz.
Çocuk yememekte ısrar ederse de olayı kaosa sürükleriz. Bu tamamen yanlıştır ve uzak durmamız
gerekir. Yemeyen çocuğa ısrar edilmez. yalnızca yemek saatinin dışında bir şey ( her hangi bir yiyecek,
abur cubur…) yiyemeyeceği tatlı bir dille sinirlenmeden ve bir cezaymış gibi göstermeden anlatılır.
Bu bilgiyi yemeye başlamadan vermek daha doğru olacaktır.

Kısaca özetlersek;
Çocukları yemek yemediği zaman anneler açlık hissetmemelidir.
Çocuğun yemek saatleri düzenli olmalı çocuğa bu öğretilmeli ve sık sık abur cubura
başvurulmamalıdır. Öğünüde yemek yemeyen çocuk bir sonraki öğüne kadar bekletilmeli arada başka gıdalar
verilemelidir.
Yeme davranışının kazanılması için mutlaka kararlı olunmalıdır. Aksi halde çocuk sizin acizliğinizi
görecek ve bunu kullanacaktır.

Mutlu günler.

Elif Koca
Uzm. Pedagog

Bu Yazılar Da İlgini Çekebilir

11 Yorum

  1. ilkay dedi ki:

    Şimdi Duru’ya kendi masasında yemek yedirmek var, yiyeceği kadar yemek koymak var, ısrarcı olmamak var, kesinlikle tv izlememek var. Ama yedirirken oyalamamak yok. Başka türlü 2. kaşıktan sonra kafasını çeviriyorsa, dikkatini başka yöne çevirince yemeye başlıyorsa napmalı..Muhtemelen bir süre böyle gidecek. Aile masasına oturunca artık oyalama da, şaklabanlık da biter diye ümid ediyorum…

  2. pınar dedi ki:

    Yemek masasındaki sandalyede anakucağına oturtarak yemek yediriyorum. Yemeği hep aynı yerde yiyiyor. şarkı söyleyip eğleniyoruz…

  3. işitmekaybı dedi ki:

    Biz böyle değildik de bizim çocuklarımız nasıl bu kadar rahat..Kuralları okuyunca 1-2 gün uygulayabiliyor insan,sonra bakıyor ki karşısındaki afacanla başetmek ne zor hemen vazgeçiyor anne…

    12 yaş oldu benim küçcük guzum, bu satten sonra birşey değişmez artık…Su içse doyan bir nesil bunlar…

  4. Pratik Anne dedi ki:

    Biz bunlari biliyoruz ve anliyoruz da bir ve iki onceki jenerasyona kabul ettiremiyoruz(m). Benim gibi shu anda evde anneanne hakimiyeti soz konusu olan bir evde anneanneleri bu duruma nasil ikna etmeli?

  5. HÜLYA dedi ki:

    bu yazıyı okuyupta karamsarlığa kapılmıştım. benimle aynı durumda olan varmış rahatladım şimdi biraz, oğluma kendim baksaydım bunları eksiksiz uygulardım zaten evde olduğun günlerde uyguluyorum ama 4 gün anneanne ile 3 gün benimle o daha ağır basıyo, pratik annenin dediği gibi bu durumda ne yapmalı acaba? buna da bir çözüm var mı? anneme bişey söylemek istemiyorum çünkü onu kırmak istemiyorum, zaten yeterince yük oluyorum. çocuk bakımı ile ilgili bişey söyleyince biz üç tane büyüttük onlar nasıl büyüdü diyor ve işin içinden çıkıveriyor bende artık bişey söylemiyorum bıraktım kendi hallerine.

  6. AyçA dedi ki:

    Valla anneanne babaanne biz ne dersek onu yapmak zorunda gibi geliyor ama tabii laf geçiremediğimiz yerler olabilir.. ben henüz babaneye hiç bırakmadım ama eminim bıraktığımda benim dediğim dışında birşey yapmayacaktır.. annem zaten bizi de böyle büyüttüğü için sorun olmuyor.. bilemedim çözümü ne olabilir.. 🙁

  7. pınar dedi ki:

    Biz de anneanne ile büyütüyoruz. gayet prensipli, sistemli ve düzenli gidiyor herşey.Hiç problem yaşamıyoruz.Babaanne olsa bozuşabilme ihtimalimiz var. Sürekli ben üç tane çocuk büyüttüm diyor. Annemde üç tane büyütmüş ama asla bunun ukalalığını yapmıyor…Anneannelerle bu iş daha kolay…

  8. HÜLYA dedi ki:

    yanlış anlaşılmasın annem prensipsiz büyütüyor demedim ,tabiki onun da kendine göre prensipleri var ama biz de bazı şeyleri sürekli okuyarak öğreniyoruz onların böyle bir imkanı yok o yüzden de kendilerine göre en doğru neyse onu yapıyorlar, benim anneme bırakırken hiç gözüm arkada kalmıyor, ama diyorum ya ben yeni şeyler öğreniyorum her gün gidip annem ile paylaşıyorum, eminim ki o da uygulayabildiği kadarını uyguluyordur.

    benim sorunum sadece ona zaten yük olduğumu düşünüyorum , o kadar sorunun arasında en iyi şekilde bakmaya çalışıyor bir de şunu şöyle yap bunu böyle yap diyerek talimatlar vererek onu kırarmışım gibi geliyor umarım demek istediğimi anlatabilmişimdir.

    yumuşak bir dille bugün şunu okudum böyle olsa daha iyi olur diye anlatıyorum.

    sevgiler…

  9. Didem dedi ki:

    Bilmiyorum bazen ailelerimize kızıyoruz kitapta okuyup doğru bulduğumuz şeyleri yapmadıklarında ama diğer yandan düşündüğümde de evet bizi uyaran kadınlar bizi yetiştirmiş kadınlar ve bizde bir sorun var mı? Evet bazen benim annemde beni oyalayarak yedirmiş evet benim annemde beni yatağına almış uyutmuş sonuç ne olmuş ben şu anda yemeğimi masada yiyebilen televizyon asla aramayan pekte obez olmayan gayet normal bir insanım. Bu da şunu gösteriyor bunlar sanırım teferrüat biz çocuklarımıza dengeli davranabiliyorsak gerekli düzeni sağlayabiliyorsak sanırım yok tv açtık yok ağzına besledik bunlar boş.

  10. songül dedi ki:

    hülya ya katiliyorum ve cok iyi anliyorum.
    bizde 4 gün orda 3 gün burda seklinde yasiyoruz. annem elinden gelenin de otesinde bakmaya calisiyo efeye. aksam gelince beli agriyan mutfakta herseyi efe icin kirleten bulasikla zaman kaybetmeyip efeyle gecirmeye calisan (cok titizdir nasil dayaniyor bende anlamiyorum) efe uyumadiginda yemek hazirlayamadigi icin ac bile kalan… bu durumda “biliyormusun anne efeye soyle soyle yapman yanlis bundan sonra boyle yap” diyemem cunki bunu ben bile ne kadar uygulayabilirimi bilemeden diyemem. ancak eve gelince ben uygulayabiliyorsam vede efe kabul edebiliyorsa o zaman bak haftasonu bunu denedik artik boyle oluyor diyorum zaten sorun cikmiyo seve seve oda devam ediyo 🙂
    sevgiler

  11. pınar dedi ki:

    Aman yanlış anlaşılmasın, anneler birşey demiyorum. Herkesin sistemi kendine:))
    Sürekli birşeyler okuyup itiraf etmek gerekirse bir kısmını unutuyorum. 6 aylık kısacık annelik deneyimimde öğrendiğim en önemli şey, öncelikle içgüdüleri dinlemek.Allah bizi yaratırken içimize annelik denen bir program yüklemiş. En temel sorunların cevapları da bence o programda mevcut. Kendi adıma içsesimi dinleyip etraftaki iyi ve kötü örneklerden çıkardığım derslere göre davranıyorum.
    Biz, yeni nesil annelerin en büyük sorunu herşeyi mükemmel yapma çabası.Aslında ne kadar yorucu…


Önceki yazıyı okuyun:
SOBE:Çığlık attıran cümleler..

  Kuaybe yaktın beni:) tamam sobe ebe ...yazıyorum.. .ayy bu bebek üşüyorr!!! özellikle sokakta tanımadığım, milletin bebeklerine yardımcı olmayı görev...

Kapat