No public Twitter messages.

Geçen haftalarda duyurusunu yaptığım 8 . blogger anne – blogger baba buluşmasını geçen hafta Selpak ile Tuvalete Merhaba diyerek gerçekleştirdik.

Katılan tün anneler sorularının cevaplarını aldılar. Bengi Semerci Enstütüsünden Uzm. Psk. Derya Gülterler bizlere çok güzel cevaplarını verdi. Ben hala TUVALET EĞİTİMİ cümlesini doğru bulmadığımı bu yazıda belirtmeliyim. Daha önce yazdığım bir yazıyı tekrar paylaşmak istiyorum. Uykunun, yemeğin,

Kategori: BLOGGER BULUŞMALARI, DUYURU

Selpak ile “Tuvalete Merhaba” diyerek 8 . anne – baba blogger buluşmasını 11 Mayıs 2012 Cuma saat 10.30′dan itibaren  Şişli Cevahir Meydan Starbucks 2. katta gerçekleştireceğiz.
Bengi Semerci Enstitüsü’nden bir eğitmen ile “Tuvalete Merhaba”diyerek çocuklarımızın tuvalet eğitimi için hazır olup olmadığını öğreneceğiz.
Tuvalet eğitimi gerekli mi değil mi ? her türlü fikir için sizi orada görmek isteriz blog yazın

Kategori: BLOGGER BULUŞMALARI, DUYURU
Yazan: Ayça Oğuş | 21 Eylül 2010 |Aktivite | 1 YORUM VAR

Iraz’ın Oyun grupları

Benim sevgili dostum Iraz.. sonunda Adana’da yaptığı oyun gruplarını İstanbul’a geldi.. ÜStün Dökmenin Küçük Şeyler Anaokulu’nun da psikoloğu oldu 🙂 Ancak oyun gruplarını bırakmadı. Iraz’ı biraz daha tanıyabilmek için Annelerin dünyasında yazdığı harika yazıları da okuyabilirsiniz.

Kategori: Aktivite
Yazan: Ayça Oğuş | 17 Aralık 2008 |Eğitim, SSS | 13 YORUM VAR

Tuvalet Eğitimi / İletişimi

Konu üzerinde bilirkişi değilim, uzman da değilim, pedagog,pediatrist hiç değilim.. sadece tecrübeleri olan bir anneyim, sadece hayatında ” No one can be free unless he is independent-The Montessori Method” (Bağımsızlığını kazanmadan kimse özgür olmaz) mantığını yaşatmaya çalışan bir anneyim..
Bu bağlamda bu konuda yazı yazmam ne kadar doğru bilmemekle beraber her seferinde ayrı ayrı cevap vermektense

Kategori: Eğitim, SSS
Yazan: Ayça Oğuş | 11 Kasım 2008 |Ayçaca, Erinin İlkleri | 8 YORUM VAR

Bir haftanın ardından..

Bir haftanın ardından :
Sonbaharın en güzel pazar günlerinden birini Şebnem ve Kerem’in bahçesinde yaşadık.. sessiz, yeşil,bol topraklı,taze domatesli,dalından kiwili,köy tereyalı,yumurtalı kahvaltılı,mis gibi böğürtlenli..
Bu güzelliğin karşısında Erin öğleden sonra anlamsız bir şekilde bir ateşe sahip oldu.. eve döndüğümüzde yatana kadar kucağımda, göğsüme başını koyup koltukta kıpırdamadan yattı.. sağa sola döndü, etleri ağrıyordu sanırım.İlk defa bu kadar

Kategori: Ayçaca, Erinin İlkleri