No public Twitter messages.

Çokça yazdım durdum sosyal mecralarda! Ne biçim bir organizasyondur bu diye bağırındım!

Elimi taşın altına sokmaya ancak fırsat oldu biraz da Burcu’nun ” sizi bekleyemedim ben yazdım” demesiyle kendimi yazmaya adadım şu dakikada..

Erin tiyatroyu çok çok seviyor! Bende bu konuda seçici olmaya çalışıyorum çünkü biliyorsunuz çocuklar için yapılan tiyatrolar çoğunlukla FELAKET!!! Geçen hafta yuva da tatil olunca, çoğu vaktimizi evde geçirelim ama bir tane de oyuna gidelim istedim ve onca oyun içerisinden Pinokyoyu sevdiği için Pinokyo müzikalini seçtim hem eve de yakın İstanbul trafiğinde helak olmayız diye düşündüm.

Lafı uzatmayacağım! REZALET bir organizasyondu! Biraz hızlı mı girdim konuya ? Hızlıca çıktık oyundan ilk yarı bitiminde belki ondandır!

1. VIP ya da 1. kategori bilet asla almam.. Ne gerek var ? 2. kademe de bilet kalmamış biz kaldık 3. kademeye. İstanbul Kongre Merkezi Harbiye Salonu!!! Kocaman bir salon. İçeri girdik bayağı arkalarda olduğumuz fark ettim. Görevliden minder istedim zira bir çocuk oyunu için tasarlanmamış koltuklarda oturunce minicik çocuklar aşağıda kalıyorlar. Yer gösterici” benim görevim yer göstermek” dedi. Vay! Minder için ayrı bir görevli bulmak gerekiyor hem de çocuğu tek başına koltukta bırakmak suretiyle. Zaten bırakmaya da gerek yok çünkü MİNDER YOK!!! Sakin kalarak paltomu katladım ve Erin’i üstüne oturttum.

2. Oturmamızla beraber taa öne kadar uzanan geniş alanda oturan çocukların kafasında rengarenk yanan sönen miki kulaklarını farketmem bir oldu!! Düşünebiliyor musunuz hepsi ayrı zamanlarda yanıp sönüyor!! renk renk! baş döndürücü. Herhalde oyun başlayınca anneler kapattırır diye düşündüm. Ama yazık ki KAPATMADILAR: hipnotize olmakla olmamak arasında debelenip durdum! Arka sıramdaki çocuğun ışın kılıcı kıvamındaki yanan sönen sopası kulağımın dibinden gözümü almaya devam edene kadar ses etmedim ama o kadar da değil! Uyardım. kapatmadılar tabii ki. E be organizatörler, onları sattınız tamam içeri girdiler tamam oyun başlayınca bir anons edemediniz mi allah aşkınıza?

3. Oyunun başlama saati 16:00! Dakikler tam 16:00 da oyun başladı. Korkunç bir ses düzeni. En önce değilseniz arkaya uğultudan başka bir şey gelmiyor ne dediklerini anlamanız imkansız. Sandım ki oyunumuz başlamak üzere falan diyecekler!! Ne alakası var OYUN BAŞLAMIŞ. Işıklar hala açık ve salonun yarısından çoğu hala yerleşiyor. Hadi İstanbulda trafik var geciktiniz.. e bilmiyor musnuz geç kalacağınızı erken neden çıkmadınız ? E hadi siz geç kaldınız erken çıkmanıza rağmen koca organizatör saat 16:00 da oyunu başlatmasını bildi de kapıları kapatmayı neden bilemedi ?? Biz erken gelip de oturanlar oyunu seyretmek yerine geç gelenlerin yerleşmesini seyretmek zorundamıydık taaa 17:15 sularına kadar!!!! Fotoğrafın soluna bakın. Oyun başlayalı 15-20 dk olmuştuı bunu çektiğimde ve hala akın akın insan geliyordu!

4. Işıklar kapanınca o miki kulakları daha da hipnoz etkisi yarattı. Bilmem organizatör farkında mıydı ?? Yoksa VIP sıranın parasını kurtardıktan sonra cebe indirdiklerini mi sayıyordu ??

5. İçerisi sanırım 40 dereceydi. Oyundan önce bir oyuncak araba almıştık. Sıcakta sarı oluyor soğuyunca kırmızı oluyor. Daha oyunun ikinci yarısı bitmeden araba sapsarı olmuştu!! Daha başka kelime etmeme gerek var mı?? Sıcaktan kolumda gözleri kapanan çocuğum zaten büyük ihtimalle seyretse de anlayamayacağı oyunu seyredemedi! Zira bizim oturduğumuz yerden ne bir kelime anlaşılıyor ne de pinokyonun uzayan burnu seçiliyordu.

İlk yarı bitti, dışarı kendimizi nasıl attık kıpkırmızı yanaklarla ve ben sinir içinde bilmiyorum. Seyretmediğim bir oyunun parasını BKMye kazandırmayı hiç istemiyorum.Seyretmediğim gibi bir de çektiğimiz sıkıntının tarifi yok!

İlk yarıda çıktığım için de ayrıca mutluyum. Pinokyo hikayesinin hiç bir tarafına sadık kalmamışlar ama sigara bölümüne sonradan duyduğum kadarıyla ikinci bölümde oldukça sadık kalmışlar hatta 10 dakika falan sigara üzerinde durmuşlar!! Nassı yani?? Televizyonlarda sigara çıktı mı üzeri piksellenirken bir çocuk oyununda sigaranın yeri nedir ?? Biri bunu bana açıklayabilir mi ?

Oyundaki periyi seslendiren Gülben Ergen?? Seni seviyorum Gülben Ergen iyi işler yapıyorsun da oyunun ikinci bölümünü görmedin mi? Bir anne olarak seni rahatsız etmedi mi ??

BKM’yi kınıyorum!

Biletlerimin geri ödenmesini talep ediyorum! Nereden edeceğimi bilmediğim için bu yazıyı her yere göndermeyi düşünüyorum o yüzden yorumlarınızı lütfen bu yazının altına ekleyin; varsa diyecek iki çift lafınız.

Ve çocuk oynunu nasıl olur merak ediyorsanız lütfen Aksanat Çocuk tiyatrosunda bir oyuna gidiniz.. özellikle organizasyon yapanlar!!

Bu Yazılar Da İlgini Çekebilir

19 Yorum

  1. Özgeee dedi ki:

    İnanamıyorum. Parayla her şey olur zannediliyor ama olmuyor işte, o amatör ruh araya kaynarsa herşey patlıyor:(
    Hele sararan arabaya inanamadım:( Geçmiş olsun, lütfen burada bize bildir paran iade edilecek mi?
    Ayça’cım “D” artık 1.5 yaşında. Çocuk tiyatrosuna gitmek istiyoruz. Akbank Çocuk Tiyatrosu 7 yaş ve üzeri diyor etkinliklerde ama 7 çok geç değil mi:)Devlet ya da özel tiyatrolar hakkında bilgi verir misin? Çocuk tiyatrosu benim için maziden bir anı, bilgi lazım da:)

    • Ayça Oğuş dedi ki:

      🙁 evet paramızla rezil olduk.. paramızı geri almayı görev edindim ama!
      Akbank çocuk tiyatrosuna ben götürmüştüm Erini 7 yaş değildi ama 🙁
      Şehir tiyatroları !! bir kere gittik! bir daha gitmeyiz.. tiyatro mie güzel ama.. onun her oyunundan keyif aldı Erin
      Bir de eskiden profiloda cumartesi günleri ücretsiz oyun vardı bir bak istersen denemek için ideal 🙂

      • Özgeee dedi ki:

        Teşekkürler, Mie’ya baktım, web siteleri açılmıyor. Tekrar deneyeceğim.
        Cumartesi Profilo benim için bir kabus,çok korkunç bir trafiğin içine düşmek gibi. Bir de Anadolu yakasından geleceğiz ya:)

  2. cigdem dedi ki:

    Evvvet, güzel bir yazı.
    Sanırım aynen blog umda paylaşacagım. Bugün. İzin var mı?
    Ada da tiyatro ve sinemaya bayılıyor. Biz sömestr de Türkan Saylan Kültür Merkezinde ki oyunlara katıldık. Ucretsizdi ve çoğu oyun güzeldi. Çocuk kitapları gibi tiyatrolardada maalesef akıl almaz diyaloglar olabiliyor. Denetleyen mi yok yoksa artık usul mü bu bilmiyorum.

    Seçmeye çalışıyorum. Gelen hediye kitaplardan ne kadar çok kitap attığımı ise hatırlamıyorum bile.

    Akbank bize uzak kalıyor maalesef.

    Teyzesine havale edeyim.

    Sevgiler
    Seçici ve kıl anne Çiğdem

    • Ayça Oğuş dedi ki:

      Elbette Çiğdem .. izin ne demek ..
      tiyatro mienin oyunları da güzel .. yönetmen hikayeleri ustalıkla denetliyor arkadaşım oyuncularından biri bliyorum o yüzden ..
      seçici ve kıl olmazsak yandık bu memlekette :))

  3. Gökşen dedi ki:

    Kelimesi kelimesine katılıyorum Ayça’cım. Daha önceki yazından anladığım kadarıyla sizinle aynı gün gitmişiz, biz de 12:30 matinesine girmiştik. Lâl pinokyoyu çok seviyor, her gece en az iki defa okuyoruz ve hikayenin tamamını neredeyse kaydetti beynine, satır satır ezberledi… Hatta sayfayı önden çevirisem okurken ikaz ediyor, o bölüm daha bitmedi bu sayfada diye 🙂 neyse konumuza dönecek olursak, oyun başladıktan sonra bitmek bilmeyen uğultu korkunçtu… konstantre olamadık bir türlü ve ateşböceği misali yanıp sönen kafalar zaten konstanre olamayan bizleri sonrasında da hiç havaya sokamadı. Hikaye başlangıçta aslına uygun gidiyorken, bizim aylardır kitapta hiç okumadığımız, orjinal hikayeden oldukça saptırılmış bambaşka konular oynanıyordu. Lâl oldukça sıkıldı, etrafını izlemeye başladı… Sonrası mı? İkimiz de uyumuşuz.. O gürültüde, uğultuda uyuyabilmişiz düşünsene.. O kadar sıkıldık yani 🙂 Ben uyandığımda perdeler kapanmış, ışıklar yanmıştı… Sonra Lâl de uyandı ve çıkmak istediğini söyledi… Onun da canını sıkmamak ve tiyatroya-müzikale olan ilgisini demoarlize etmemek için yanında hiç bahsetmedim bu konudan ama elimin erdiği, dilimin yettiği her yerde protestona katılıyor ve sonuna kadar destekliyorum seni…

    • Ayça Oğuş dedi ki:

      Teşekkürler Gökşen.. BKM ye ilettim bu yazıyı yorumlar aşağıda olursa onlar da okuyabilirler.. belki daha seçici olurlar buından sonra!

  4. Didem dedi ki:

    Bizde bir başka rezalet yaşadık Ayça. Bilet fiyatlarına bakınca yok demiştik ama şehir fırsatları fiyatları indirince eşim dayanamamış almış geçen cumartesiye. Neyse biz biletixden biletleri almaya gittiğimizde çıkan kavgalar sonucu alamadık. Mecburen tiyatronun olduğu gün biletleri almak zorunda kaldık. Tiyatro başlamadan 1,5 saat önce gittik ki bir terslik olmasın biletleri rahatça alalım. Gittik ki kuyruk neredeyse merdivenlere kadar gelmiş. Bize sıra geldiğinde tiyatronun saati gelmişti. Neyse biz koştur koştur içeri girdik. Işıklar kapanmıştı. En sevmediğim şekilde milleti rahatsız ederek koltuğa geçtik. Bizim arkamızda sırada olanlar 1 saat sonra filan girdiler.

    Aynı anlattığın gibi cayır cayır o kulaklar yanıyor. Işın kılıcı kafamızın üstünden geçiyor. Arada görevliler gezip lütfen kapatın diyor. O dakika kapatıyorlar görevliler gidince açıyorlar. Delirmeme az kalmıştı. Aaa bir de bir düdük satıyorlardı hani maçlarda olandan. Zort zort onu öttürüyorlar. Benim anlamadığım mikinin gösterisinde bile bu kadar kulak yoktu bunun ne alakası var mikilerle.

    Ben sonuna kadar dayanmak zorunda kaldım, önümde benim ricalarıma rağmen dimdik oturan teyze yüzünden kucağıma aldığım oğlumla sıcaktan bunalmış halde seyrettim.

    Sigara konusunu hiç girmiyorum. İnanılmaz bir şeydi. Garip bu gösterilerin belli kontrolörleri yok mu?

    • Ayça Oğuş dedi ki:

      Evet miki de bile bu kadar kulak yoktu herhalde..
      aynı şeyleri yaşamışız.. umarım “kontrolürler” bu yazıları okuyacak .. yorumlar tamamlansın daha çok yere ulaştıracağım bu yazıyı

  5. Gulin K dedi ki:

    Ayçacım,
    Eline,koluna sağlık..Her bir cümleye sonuna kadar katılıyorum.Hele 2.yarının sigaranın üzerine kurulu olması bizi çileden çıkardı ve bırakıp çıktık. Bu oyun Milli Eğitim Bakanlığı tarafından onaylanmış diye okudum halbuki. Senin de dediğin gibi, TV’de sigara çıkınca çiçeğe dönüşüyor anında ama oyunda sağ üst köşede ışıl ışıl yandı sigara uzunca süre 😡
    Bir başka konu ise; böyle bir etkinlikte deli gibi satış yapılması ve tiyatronun ötesine de geçip insanların deli gibi alışveriş yapması beni çıldırttı.Hele ışıltılı bir sopa vardı (ışın kılıcıymış)2.yarıdan sonra 15 TL falan oldu fiyatı.
    Gülben Ergen’in bazı yerlerdeki seslendirmeleri ficiydi.Vicdan oldu mu sana vijjjdan 😛
    Sürekli insanların girip çıkması, çalışmayan havalandırmalar,ilgisiz çalışanlar,vs,vs,vs…
    Bir daha hernagi bir BKM organizasyonuna gideceğimi kendimim geçtim oğlumu oraya getireceğimi sanmıyorum.

  6. Bahar dedi ki:

    Süreyya Operası’nda haftasonu Heidi müzikaline gittik, oğlum 2. perde sonrası sıkılınca bitmeden çıkmak zorunda kaldık. Ama güzel bir oyundu, profesyonel elden çıktığı belli oluyordu.
    Pinokyo’yu görmedik ama inanamıyorum sigara konusunu işlemiş olduklarına, kimsenin denetlemesine gerek yok, kendileri akıl edememiş mi?

  7. cocuklacocuk dedi ki:

    hayretler içinde okudum butun yazıyı, o kadar sasırdım ve üzüldüm ki,bir çocuk tiyatrosunda bu kadar falso bir arada nasıl olabilir, bunlar nasıl bu kadar görmezden gelinebiliyor, yazıklar olsun!!

  8. crystalsdreams dedi ki:

    Kesinlikle çok yerinde tespitler Ayçacım.BKM’nin bu sene çocuk oyunu adı altında getirip pazarladığı iki oyunda da sınıfta kaldığını düşünüyorum iki oyuna da çocuğunu götürmüş bir anne olarak.

    Allaaddin Buzda idi Diloş’un bu sömestir ilk gittiği BKM gösterisi.Gerek şovun konusu gerek buz pistinde görev alan dansçıların kıyafetlerinin uydurukluğu bizi hayal kırıklığına uğrattı o şovda da. Dünya kadar reklam yapıp sonunda ucuz bir sirk gösterisinden öteye gidemeyen bir şey seyrettiğimizle kaldık Allaadin’de…Pek tabii o uyduruk Miki kulakları ve ışın kılıçları hiç alakası yokken Alaaddin’de de mevcuttu ve daha önce Mickey’nin gösterilerinin 3üne de gitmiş bizde gösterinin ucuzluğuna en baş örnek oldu o sokakta satılan uyduruk plastik oyuncaklar…

    Arkasından seninle aynı gün yani 4 Şubat Cuma günü gittiğimiz Pinokyo ise bizi derin şaşkınlıklara soktu.Yazdığın her madde bizim için de geçerliydi.
    Benim en şaşırdığım bir tiyatro oyununun bu kadar bölünebilmesine izin verilmesi idi.Salona giriş çıkış her daim mümkündü ve bu inanılmazdı.Oturduğumuz sıralardaki gözlemleyebildiğim ebeveynler rahatlıkla önce kahvesini aldı geldi sonra gidip çocuğuna mısır aldı geri geldi sonra tekrar çıkıp su aldı geldi ve bu beslenme seansı oyun boyunca rahatlıkla devam etti.
    Böyle bir ciddiyetsizlik ve saygısızlığın bizzat organizatörler tarafından müsaade edildiği bir gösteride tabii ki 2.yarıda uzun süre süregelen sigara konusunun denetlenmeyeciği aslında aşikardı.
    Biz önce yanlış duyduğumuzu zannetik 3.5 yaşında kızım ve 4 yaşında arkadaşı heyecanla oyunu seyrederken…Hayır yanlış değildi ve sahnedeki çocukların uzun süre içinde yer aldığı konu hep sigara konusu idi.Sigaralar dağitıldı.Sigaralar içildi….Sigara içince uyuştular eşek kulakları çıktı çocukların ama sigara kelimesi ve kendisi neredeyse oyunun ana konusu olmak üzereydi….Pinokyo çizgi filmi veya kitabına bir çok yerde uymayıp konu dışına çıkan bu gösterinin çizgi filme en sadık kaldığı kısmın sigara konusu olması dehşete düşürücüydü…
    Kısacası Pinokyo gerek konu olarak gerek organizatör firmanin tiyatroya hevesli bu yepyeni kuşağa gösterdiği özen olarak gerek de bir çok ailenin tiyatroya gösterdiği yanıp sönen miki kulaklı ve ışın kılıçlı saygıları olarak çok yetersiz ve üzücüydü.
    Sömestir boyunca bir çok çocuk oyununu izlemiş 3.5 yaşındaki tiyatro aşığı Dila Naz’ın annesi olarak ben de verdiğim parayı BKM’NİN 2 oyunda da asla haketmediğni düşünüyorum.
    Ülkemizde kısıtlı maddi imkanlarla sahne alan tiyatro gruplarının en özensizinin bile bu oyundan daha özenli olduğuna inanıyorum.

    BKM’yi bu özensizliği nedeniyle kınıyor ve senin protestonu ve meseleni sonuna kadar destekliyorum!

  9. güliz dedi ki:

    ankaradaki gösteri de tam 1 saat gecikmeyle başladı farklı olarak ama yanıp sönen zımbırtılar, uğultular ve upuzuuuuun bayıcı şarkılar tastamam aynıydı. ha unutmadan, bir fark daha var, ankara arenada biz soğuktan donduk!

  10. ayça merhaba
    anne arkadaşlarımla sürekli konuştuğumuz bir konu bu.
    türkiye’de ara durumları yakalamak ince maharet işi. ya “şov” var ya da adına fazla amatörlük mü desem, incelmemişlik mi… üstünkörülük. mümkün mertebe uzak durmaya çalışıyorum çocuklar için yapıldığı iddia edilen ama aslında büyüklere uygun kalıplarla hazırlanmış tüm bu “prodüksiyonlardan”.
    idob’un çocuk oyunları da mesela, çoğu zaman hangi yaş aralığına hitap ettiği belli değil. mutlu prens’e gitmiştik mesela. çocuklu müzik oyunu. ama içinde büyüklere nasihat kıvamlı mesajlar, ölüm, ne ararsan var. 3 yaşında bir çocuk nasıl ilişkilensin bunlarla?
    mie bu konuya kafa yoran bir grup. o nedenle iyi şeyler sahneleyebiliyorlar, akbank sanat da öyle. bir de, zorlu çocuk tiyatrosunun bir oyununu izlemiş ve sevmiştik zamanında. özellikle o dönemde karanlık sahneden korkan oğlum da, aşırı müzikten ürken kızım da severek izlemişlerdi. ben de öyle. bu sene yeni oyunlarına davetiye bulmayı başaramadım, yoksa ümitliydim kendilerinden.


Önceki yazıyı okuyun:
SOBE::İtiraf ediyorum

Ebe sobe! Fena ebelendim diyelim.. zor bir konu! Sigarayı bıraktıktan sonra bir süre sonra hamile kalana kadar arada şarapla puro...

Kapat