No public Twitter messages.

Bu sene harika kar yağışı gören İstanbul’dan kış yavaş yavaş uzaklaşıyor. Tabii Mart kapıdan baktıracak mı göreceğiz ama şimdilik bahar ilk yüzünü göstermeye başladı bile. Sabahları uyandığımızda gördüğümüz güneş ile evde bir saniye bile kaybetmeksizin kendimizi scooter’a atıp park yolunu tutuyoruz.
Bizim buralarda sızlansam da bir sürü çocuk parkı var. Yakın uzak küçük büyük.. her köşede var yani. Eskiden bir tane de kumlu parkımız vardı sağolsun Mustafa Sarıgül – Serdar Ortaç işbirliği ile bu park da standart düşme korumalı zeminle döşenmiş bir parka dönüştü. Kötü olmadı diyelim, kumdaki kedi köpek pisliğinin kokusu çekilmiyor maalesef. Şehir içi olunca kedi köpek dolu malum.

İşte dün sabah ” haydi o zaman Serdar’ım Ortaç’ımın yaptığı parkı ziyaret edelim dedim.

Kocaman bir park!! Köpeklerin gezmesi için ayrı bir bölüm, kullanılmayacak kadar eskimiş ( yeni yapılmadı mı bu park ?? tüm aletler çürük ve kırık ) spor aletleri ve koccaaaman at koştur bir park, çevresi güzel demir korumalı.

Ve fekat o da ne??

Parkta tam tamına 10 tane salıncak ve yine fekat buna karşılık bir tane kaydırak var. Bu kaydırağa çıkmak için bir tahta merdiven, bir zincir merdiven bir de tahta yuvarlak sıra sıra taa yukarı kadar çıkan parmaklıklar var.

Tabii 5 yaşlarında bir çocuk,parmaklıklara tımanan 3 yaşlarında bir çocuğu gördüğünde ” aa o senden büyük tırmanır sen sallan bakim” diyen anneler için biçilmiş kaftan, bir salıncaktan al öbürküne götür …

Ama Serdar Ortaç bey .. maalesef olmamış..o koca parkın içine biraz daha komplex bir park alanı kursaydınız çok daha şık olurdu.. adınıza yakışırdı diyecektim ama galiba adınıza bu yakışıyor..

Olmamış Şişli Belediyesi

Olmamış Serdar Ortaç.. sen o gecelerin adamısın kuzum 😉

Ek:

Park dediğin Türkan Sabancı Bebek parkı gibi olur sayın Şişli belediyesi

Bu Yazılar Da İlgini Çekebilir

Ayça Oğuş

11 Yorum

  1. Avatar Açalya dedi ki:

    ben “öğreten kadın” oldum, sana da bundan sonra “kıllanan kadın” diyceeem…
    Şaka bir yana, bu işler neden yarım yamalak yapılıyor Türkiye’de? Serdar Ortaç yapmamıştır o parkın projesini elbette, adam parayı sağlamış, “benim adıma şöyle bol salıncaklı bir park yapın” demiştir, projeyi yapanların düşüncesizliği…gerizekalı dolu ortalık.

    • AyçA AyçA dedi ki:

      :=)) kıllanan kadın.. o da olur :=))
      Kim yaptıya bilemem ben bir parkta 10 tane salıncak 1 tane kaydırak o da dandirik !! olmaz .. oyun parkı mı salıncak parkı mı belli değil
      ya tam yapsınlar ya da bıraksınlar kumlu parkımız olarak kalsın(dı) :=)

  2. Avatar elif dedi ki:

    Salıncak kavgaları çoktur ya ondan 10 tane koymuşlardır:))
    Hani bir salıncak boşalır…sen gidene kadar biri onu kapar yaa!! hem de yeni gelen biri olursa bu,bir de salıncağı vermem diye bağıran bir bebe:))) Bekle dur ondan sonra boşalsa da binsem diye:))
    Yapanların da kesin böyle bir hikayesi vardır:))
    Belki de gecelerin adamının:)))
    **Kıl olma konusunda ise :Gün geçtikçe ben de böyle oluyorum.Sen en azından yazıp paylaşıp rahatlıyorsun…Parktaki hallerimi görsen!Onu atmayın,burasını kırmayın,ne zaman tamir edecekler burayı,oğlum küfür yok vs vs:))
    Uzattım ve de koptum zaten:)))

    • AyçA AyçA dedi ki:

      Daha bu sabah parkta iki tane 14 yaşlarında kız ile 10 yaşlarında bir erkek çocuğa ders vermeden duramadıM!!
      ya tamam anladım 10 tane salıncak çok güzel de .. söylediğin neden de geçerli de.. geri kalan yerlere de akla yatkın bir şeyler yapsalar olmaz mıydı ??
      koca bir park ve sadece salıncak!!!
      Çocuk tırmanacak tırmanılan yeri gör!! iki büklüm oluyor beli kırılacak. göz var nizam var!! bkz. sol alt fotoğraf.
      yapmış olmak için yapılan şeyleri protesto ediyorum
      ya hiç yapmayın ya da adam gibi yapın!! diye bağırınıyorum
      da duyan yok tabii.
      :=)
      mavi masaya binlerce kere yazmışımdır yürüme zincirinin kopuk olduğunu oradan bir çocuğun düşeceğini en sonunda bir vatandaş yapmış. vatandaş diyorum belli yapılma şeklinden!!sonra paslı demirler, kopuk tahtalar, kırık kaydıraklar, içkicilerden çıkmış yangında erimiş kaydırağın kabak gibi bir çocuk düşse beynini patlatacak demirleri.. ( bu da kağıthane parkında mevcut bir ara onun da fotolarını çekmiştim silindi telefonumdan bir kere daha gideyim bir daha çekip yazacağım)
      ben de uzatmıyorum
      rahatlamak için yazmıştım zaten yazıyı da :=)))
      ama rahatlamanın ötesinde belediyeye mi yollasam ???
      her ay bir parkı yazıp?
      bebekli engelsiz hayat projesi tutaydı da yürüyeydi de toplu bir şeyler yapılaydı ne iyi olurdu!!

  3. Avatar elif dedi ki:

    E tamam o zaman parklara el atalım..Çekelim yollayalım…Ben yarın bizim parka gidip yıllardır kırık tünelin resmini çekiyorum ve belediyeye yolluyorum…
    Dediğin gibi belki Bebekli Engelsiz Hayat tekrar hayat bulur.Hem bak o zamandan bu zamana çocuklar daha büyüdü,parklarda daha rahatız, daha çok çevreyi inceleme fırsatı buluyoruz.Küçükken başından ayrılamazdım,şimdi bırakıyorum kendisi oynuyor…
    Kendi girişimimden haberdar ederim…
    Bakalım hangi belediye daha çok çalışıyor:)

  4. Avatar Açalya dedi ki:

    kıllanmak iyidir, kıllana kıllana düzelecek elbet birşeyler ya hadi bakalım.

  5. Avatar aycobani dedi ki:

    Daha önce bahsetmistim bir kac yerde saniyorum Ayca ama esim cocuk oyun alanlari konusunda uzman; özellikle ünite tasarimi, güvenlik ve teknik anlamda. Ben ona göre yetili sayilmasam isin icinde oldugum bir gercek. TR’de oldugumuz dönemlerde de sIkca ve özellikle dolasiriz cocuk oyun alanlarini, hatta bu konuda elestirel, karsilastirmali bir makalemiz de olmustu. Oyun üniteleri ve oyun alanlari ciddi güvenlik hatalari ile dolu. Yas gruplarini ayirmadan bir arada tutan üniteler oldukca yaygin. Ünitelerin cogu emniyetli olmamakla birlikte alana yerlestirilisleri ve üniteler arasi mesafelerde de inanilmaz hatalar var. Kullanilan malzemeler cok kaliteli olmadigi gibi ametal zehirli boya vb. iceriyorlar mi bilemiyorum. Insaat ve üretiom kalitelerinin düsüklügü ise 2 ay icerisinde bozulmalara kirilmalara yol aciyor. Bazi üniteler öyle bir elektrik topluyorlar ki cocuklar plastik kaydiraklardan kayarken catir cutur carpiliyorlar. Zemindeki kaucuklara gelecek olursak istatistikler diyor ki cocuk oyun alanlarindaki yaralanmalarin %75’i düsmeden kaynaklaniyor. Bu noktada koruyucu zeminin önemi ortaya cikiyor amaaaa ünitenin sahip oldugu yükseklige göre kaucuk kalinligi orani diye de bir gercek var. Bizim gözledigimiz bir cok parkta ayni kalinliktaki kaucuklar tüm alanda kullaniliyr. Zeminde kaucuk olusu hem ebeveynlere hem cocuklara güven veriyor ancak yükseklik ve kalinlik orani tutmuyorsa esasen daha büyük tehlike icerebiliyor. Konu coook detayli aslinda Ayca…

    Benim gözlemlerimden biri aslinda belediyeler belli bir bütcfeyi ayiriyorlar. Türk üreticilerinin istediklerinde cok kaliteli ürünler tasarlayip cikarabileceklerinden de eminim, hatta bir iki güvendigim firma da var bu konuda amaaa belediyelerde konuyla ilgilenen birimlerde oturan kisilerin cocuk oyun alanlari konusunda cok ciddi bilgilerinin olmasi gerekiyor. Verilen projeyi kabul etmeden önce bu ciddiyetle kontrol edebilecek yetide kisiler. Gerekiyorsa projeyi geri göndermekten cekinmeyecek, ya´da alani teslim almadan önce yapilan kontrolde bütün hatalari cikarabilecekm o yarim yamalak hatali haliyle kabul etmeyecek kisiler. Ne de olsa kendileri de dahiol hepimizin vergileri bu kentsel yatirimlar.

    Ayyy amma yazmisim,okunmayacak kadar uzun uzun hem de :)) Ama güzel bir konu, ilgi ve kismen is alanim olunca dayanamadim!!

    Standartlari yüksek, kaliteli, cocuk dostu cocuk oyun alanlari görebilmek dilegiyle…

    • AyçA AyçA dedi ki:

      Ayça bu detaylı bilgileriçin teşekkürler.. boşuna bağırınmıyorumyani :=) en azından buna emin oldum..
      ne yapmak gerek bunu bilmek isterim aslında.. herkes kendi mahellesindeki oyun alanına el atsa ne güzel olurdu..
      ve evet her kaydıraktan kaydığında çatır çuturçarpılan oğluma bunu anlatmakta güçlük çekiyorum!! :=) yine olursa diye kaymadığı bile oluyor 🙁

  6. Avatar hülya dedi ki:

    ayça ben de bizim belediyeye bi sürü email yazdım. 2 kırık tahta yüzünden bugun yarın bi çocuğun bacağı kırılacak, tamirin yapın diye. kaale alan olmadı sanırım, tahtalar hala kırık. tiz vakitte ben de bizim parkın sorunlarını yazacağım. herkes yazsın hatta. zöbek gibi isim vererek hem de..

  7. Avatar aycobani dedi ki:

    Biraz fazla olacak belki ama bu kontrol ve onarim konusunun da aslinda standartlari var. Bir kere rutin olarak oyun alanlari, üniteler ve zemin senede iki kere kokntrol edilerek rapor edilmeli ve rapora uygun onarim yenileme islemleri yapilmali. Rutinin disinda olabilecek sorunlar ise hic vakit kaybetmeden cözülmeli, eger zaman alacak ise bu onarim o ünite oyun disi tutulmalidir!!!

    Bunlari yapmak hic ama hic zor degil!! Bir kac kalifiye uzman ve belediyelerin tutarli kontrolleri aslinda üreticileri de dize getirir ya… Cok firin ekmek meselesi yine!!

    Hic gereksiz bagirinmiyorsun!! Ses cikarilmali gereken her konu icin, ben tesekkür ediyorum bagirindigin icin, hem sirf bu konu icin de degil bu tesekkürüm :)))

  8. Avatar esra dedi ki:

    Büyük çocuklara ne demeli geçen gün 5 çocukla konuştum ve ukalaca tavırları beni çileden çıkardı. Abartmıyorum küçük çocukların binebileceği bir salıncağa beşi üst üste omuzlarının üstüne binerek oturmuşlar fakat hepsi yamulmuş altta kalanın boynuna yerleşmişler. Çocuk kızarmış bağırıyor can havliyle. İndirdim hepsini canı çıkan ne dese begenirsin ” bana ne” ymiş.
    Birde salıncak yapıpta koruması olmayanlarına deli oluyorum da ayrı bir tartışma konusu..
    Bu arada Ayça seni mimledim yazmak istersen. Bir ara bana uğrarmısın?


Önceki yazıyı okuyun:
Tatavla Karnavalı

Geçen akşam üzeri yağmur dinip de güneş açınca parka gitmek üzere hazırlandık. Son dakikada maillerime bakmak istedim ki iyi ki...

Kapat