No public Twitter messages.

başbaşayım bu hafta yine..

Cuma akşamı İstanbula yine Erin’i yazlıkta eğlenceyle başbaşa bırakıp döndüm..otobüste biraz ağladığımı itiraf etmeliyim, doya doya geçen bir haftadan sonra bırakmak biraz zor geldi. Cumartesi günü kurs ve bir fotoğraf çekimi derken birşey anlamadım taa ki pazar sabahı evdeki sessizliği duyana kadar. Bütün günü evde geçirip kendimle başbaşa kaldım ve şunu düşündüm: Yeter artık!! olayı trajedi haline dönüştürmeye gerek yok. Erin orada mutlu burada olsa bahçe sulayamayacak, toprakla oynamayacak, kumsala inemeyecek, civcivleri kontrol edip bisiklete binemeyecek cek cek cek!! burada ya evde oturacak ya da kısıtlı imkanlarla parklara gidecek üstelik hava sıcak!

Bununla barıştım pazar sabahı.. haftaya yine beraberiz ne de olsa, biraz iyi zaman geçirirse kendisi için iyi olacak .. peki ben ne yapıyorum? Erin yokken ne yapıyordum? evde nasıl vakit geçiyordu ya da dışarıda nerelere gidip ne işlerle uğraşıyordum. İşte takılı kaldığım mesele bu oldu! cevabını hatırlamadığım şeyler yapıyordum ve şimdi bunların hiçbirini bilmiyorum. Pazar gününü çalışarak, yemek yapıp biraz film ve YUVA belgeselini seyrederek geçirdim. Konudan konuya geçiyorum hızlıca: YUVA belgeselinden sonra es kaza ikinci bir çocuk yapacaksakta yapmaktan vazgeçtim. Bundan sonra bana bu soruyu yönelten herkese bu belgeselin dvd’sini armağan etmeyi bir dünya borcu bilirim. Yıkıldım! Koktum! Endişelerim tavan yaptı! Çok üzüldüm. Biz insanoğlu evimize yuvamıza gezegenimize ne kötülük etmişiz.Şu anda dünya nüfusunun %20’si kaynakların %80’nini kullanıyormuş!! ne fena..susuzluk, kıtlık,açlık,yoksulluk,suların yükselmesi çok yanı başımızda, Dünya kanserine yenik düşmemeye çalışacak eminim.. ruhumu karalar bağladı seyredince.

İkinci çocuk sorusunun cevabını dramatik bir şekilde verdikten sonra kendi dramatik durumuma geri dönüyorum. Bu pazar fark ettim ki ben sürekli “oğlumu özledim” cümleleri ile geziyorum. Oğlumu tabii ki özledim, neden özlemeyecekmişim o benim kanım, canım ama sürekli bunu dile getirerek şimdi sakin olan günlerimin tadını çıkartmıyorum, ben daha önce ne yapardım sorusu ile karşılaşıyorum. Yanlışlıkla birşey yapacak olsam eğleniyor olmaktan ve bu eğlencenin içinde oğlum yok diye bir suçluluk duygusu taşıyorum daha doğrusu taşıyormuşum şimdi fark ettim. Oysa ki Erin ayrı bir dünya ise Ayça da ayrı bir dünya ve eğlenmek oğlumun hakkı olduğu kadar benim ve tabii babasının da hakkı üstelik Erin yanımızda yokken bile. Bu duyguyu fark ettiğim andan beri içimi huzursuz eden bu belirsizlikten sıyrılmaya başladım. Erin’in olduğu yerde iyi, mutlu güzel bakılır bir durumda olduğundan emin olduğuma göre sorun yok. Pazar günü beraberiz. O zaman işlerime ve ne yaptığımı hatırlamadıklarıma geri dönmem lazım.

Ben bir fotoğraf kursuna başladım hemde 3. kere temel fotoğraf eğitimi!! :=) komik geldi başta ama çok iyi yaptığımı anladım. Hamileliğimden beri Erin ve çocuk ve bebek fotoğrafı dışında makineyi elime almaya çekinmişim bunu gördüm. Muammer Yanmaz atölyesine gitmeye başladım. Yok reklam değil yaptığım adam gerçekten iyi. Didaktik bir anlatımı yok, klasik fotoğraf eğitiminden çok güncel teknolojiyi anlatıyor ve dersler çok interaktif. Her ders sonunda bir sonraki için ödev veriyor. Ders sırasında ödev verip hatta sözlü bile yapıyor. Bu hafta katıldığım dersin sözlüsünün kareleri :

kucuk

Önümüzdeki haftanın ödevi: dün gece saat 1 olmuştu ve ben hala çekiyordum!! deklaşöre basarak zamanın nasıl geçtiği, nasıl enstantenelerin içinde kaybolduğum olgumu kaybetmişim :=) özlemişim!!

Ödevin konusu ışıkla boyama. Aşağıdaki karelerde tek ışık kaynağım ledli bir kafa lambası. Karanlık bir ortamda uzun pozlayarak kafa lambası ile objeleri boyadım!! çok eğlendim.

odev-4

Bu ödev bir sonraki hafta için çünkü cumartesi günü gezili bir dersimiz var : İstiklalden Sirkeciye!! vay vay vay!!

Yaşasın fotoğraf çekmek !!

Ve bu akşam Fransız kültürün bahçesinde yaz esintisi eşliğinde rembetiko dinlemek, elti ile Beyoğlunda birşeyler içip “kaynımı” beklemek. :=))Nam-ı diğer Gülay ve Eray tabii ki 😛

Dipteki not: Konser ücretsiz ve saat 20:00 de başlıyor. İlgilenen olursa diye..

Dipteki ikinci not: Ben iflah olmam: oğlumu gerçekten çok özledim 😉

Bu Yazılar Da İlgini Çekebilir

15 Yorum

  1. annevebebisi dedi ki:

    “Dipteki ikinci not: Ben iflah olmam: oğlumu gerçekten çok özledim”

    Eh o zaman Allah kavustursun diyelim :)))

    Odevlerini ve Fotograflarini paylasirsan cok sevirim Ayca 🙂

    Iyi dersler 😉

    • AyçA dedi ki:

      evet evet çok heyecanlıyım fırsat buldukça paylaşacağım:) bir fotoblog mu yapsam :=) o kadar heyecanlıyım hatta.. sanki yeniden başlamış gibi..

  2. nes dedi ki:

    ne guzel seyler yapıyorsun,ne guzel fotolar cekiyorsun,lutfen fotoblogunu yap,erini tabi ozliyeceksin,bu ozlemle savaşma bence,kabullen doya doya ozle,ama o orda daha mutlu bunu zaten biliyorsun,daha cok hatırlat kendine,yakında gorusuruz:)

  3. Gökşen dedi ki:

    Ayça sanırım ben de 2.temel fotoğraf eğitimimi alacağım tekrar. Acaba ben de mi 40 haramileri denesem?? Bunca işin arasında düşündüğüm şeye bak 🙂
    Dertleştim yalnız burada farkındaysan, zamansızlıktan kendi blog’uma yazamadım ya, seninkini bulmuşken karalayım dedim 🙂
    sevgiler.

    • AyçA dedi ki:

      Gökçen tavsiye ederim :=) hatta ben ifsak istifamı vereceğim !! tamam klasik ve dernek ama .. işte öyle.. ben sevdim bu harami işini
      Songül ışık ışık ışık diyorum.. hatta benim en çok keyif alrak yaptığım çalışma ” gölge “sergi içindi.. orada ışığı çok güzel gördüm çünkü .. ışık yoksa herşey donuk ayrıca bence..
      Sabahnur lafın gelişi dedim vallah :=) vaktim olsa hemen yapim.. belki sonbaharda yaparım şimdilik buraya koyarım.

  4. songül dedi ki:

    ay ayça ne hoş resimler bunlar.

    düşününce gerçekten heyecanlanıyor insan. Çünki ışıkla yaratıcılığa sınır yok ve neler çıkabiliyor :):):)

    ben ışığın çok önemli rol oynadığına inanırım, mekan için, objeler için… aynı mekan ve dekorasyonda tek ortadan aydınlatma ile birkaç farklı noktada tavandan aydınlatma arasında mekan konforu bakımından dağlar kadar fark oluyor…

    insanlar yeni cafe açtığında vs soruyor nasıl diye. iyi derim, ne denir ki başka ama odaklamak istedikleri noktalara koyacakları ışık, o ışığın aydınlatacağı mekana özgü obje hemen oraya kişilik kazandıracak ama bunu anlatamam sadece gösterebilirdim… ama benim cafem yok ve resimlerim de yok 🙂

  5. Sabahnur dedi ki:

    fotoblog fotoblog fotoblog :))

    bayıldım fotolara,ellerine saglık,gözüne mi demeliydim,hatta ısıgın bol olsun diyeyim:)

    Sevgiler

  6. Sevgi SÖNGER dedi ki:

    Ayça bizde aynı durumdayız. ilk zaman zor geldi gözyaşı suçluluk ama sonra ne yapıyorum ben dedim .şimdi ise kızım yokken yapamadığım herşeyi yapmaya çalışıyorum. tam da su ara fotografçılık kursuna gitmeyi planlıyordum önerin harika oldu . ama birşey sormak istiyorum yeni makine almayı düşünüyorum bu hafta. Bu kurslara katılmak için dslr mak.mı olması gerek ben powershot serisinden bir makina düşünüyordum başlangıç için.

    • AyçA dedi ki:

      Sevgi kursa başla önce orada seni yönlendirirler.. kurs bilgilerinle makineyi almanı önereceğim sana :=)

      K.i.s.d valla dediğinde haklısın böyle bir rutin var galiba önce alışmaya çalış sonra kopmaya ..bebek bezi gibi 😛 çnce beze yaptırmayı öğretip sonra bezden çıkartmaya çalışıyoruz 😀

  7. k.i.s.d. dedi ki:

    Ayçacım bu bebişlere önce alışmak için uğraşıyoruz herhalde, sonra da yoklukları mı dert oluyor? Sekizcanı şöyle 1-2 gün satabileceğim birileri olsa, eşimle başbaşa kalsak süfer olurdu diye düşünüyorum çünkü.

    Fotoğraf macerana çok özendim. Tadını çıkar, tabii ki özlemek harika bişey, varlığı yeter. ama bak, sen de zenginleşiyorsun Erin de… Ne güzel şeyler yapıyorsunuz 🙂

  8. PINAR dedi ki:

    hey ben de gitmek istiyorum bu atölyeye, üstelik geçen hafta başlamış, ilk dersi kaçırmış olduk:(
    problem, o saatlerde babamızın haftalık maçlarının oluşu,
    Pazara aktarabilirsek ne ala, ilk ciddi fotoğrafçılık eğitimimi almış olacağım.
    yeni yıl hediyemi istedim bakalım:)

    Dergideki röportaj ve fotoğraflarla çok güzel ve de özelsiniz.
    Nazar değmesin size…

    • AyçA dedi ki:

      Pınarcım çok teşekkürler :=)
      Ne güzel yapmışsın , ne güzel bir yeni yıl hediyesi vermişsin kendine.. :=) umarım yeni yılda harika kareler çekeceksin ..zaten yaptığın birbirinden leziz tarifleri çok güzel kareliyordun ya..

  9. cigdem dedi ki:

    Ayça,

    Ben şu Yuva belgeseline taktım. Verdiğin link e tıkladım ama bişey bulamadım!!!! Bana biraz daha fazla bilgi verebilirsin??
    Meraklı ve endişeli anne Çiğdem

    • Ayça Oğuş dedi ki:

      Evet sayfa kapanmış 🙁 filmi indirebileceğin bir yerdi ama home rapidshare diye aratırsan belki bulursun


Önceki yazıyı okuyun:
geliboludan ılık ılık

Cehennem denilen sıcaklık nedir bilmiyorum ama bugün tahminlerime yakın bir sıcaklık yaşadığımıza yemin edebilirim – henüz Haziran başı!!- öyle ki...

Kapat