No public Twitter messages.

Bir süredir oturup neler hissettiğimi yazmadığımı fark ettim biraz önce Erin kucağımda uyumaya çalışırken.Aklıma ne kadar ruh hastası olduğum geldi çünkü ruh hastası olduğum gelmeden önce Erin doğduğu zaman hissettiklerim , ilk 40 gün ve ağlamalarım geldi ve ağlamaya başladım ve bunun son günlerde ne kadar sık olduğunu fark ettim.” Allahım lohusayken nekkaaderr çok ağladım” diye ağlayan birinin ancak ruhunda bir takım aksaklıklar vardır diye düşündüm. 2 ay sadece 2 ay önce çekilmiş Erin’in fotoğraflarına bakıp “ammaann Tanrım yaaa…” diyerek gözlerimin dolduğunu fark ettim, sanki yıllar geçti ben saçlarım bembeyaz olmuş bir kadın kıvamında oğlunun doğum fotoğraflarına bakıyorum.Ben bunları düşünürken Erin kollarımın arasında dalıp gitti, sadece akşam şekerlemesi yapıyor birazdan uyanacak aynı işler tekrar başlayacak.
Tam 2 haftadır tamamen yalnız ikimiz yaşıyoruz gündüzleri evde.İlk hafta biraz zor geçti ama artık alıştım. Alışamadığım tek şey ev kadınlığı.Özür diliyorum tüm ev kadınlarından ama bu meslek bana göre değil .. en sevdiğim yemek yapmak ve mesken olarak mutfağım bile bana yabancı artık.10 tane bebek bakabilirim dünyanın en zevkli işi ama lütfen birileri yerlerimi silsin tozumu alsın ve bize yemek yapsın hatta bu arada çamaşırları yıkasın assın toplasın ütülesin yerleştirsin. Artı yatak çarşaflarını değiştirsin yenilerini sersin ve biz Erinle oturup kalktıkça dağılan yatağı arkamızdan toplasın.İnanlımaz hız kazanadım.Aynı anda 10 işi yapıp 10 işi becerebilmeyi öğrendim en kötüsü ise bu hız yemek yememe yansıdı.Zaten kilo verirken zor alıştığım yavaş yemek alışkanlığım şimdilerde benden geçti gitti zaten kilo vermek na-mümkün.Hala 8 kilo fazlamla yaşıyorum ve hiç bir kıyafetim bana olmuyor.Annem bir pantalon almış – bedenini yazmayacağım- beli bol bol geldi beni oldukça şişko gördü herhalde biraz fazla büyük almış, kemer takayım bari dedim ama kemerlerim bile olmuyor!!! 6 ay dediler 2,5 ayı geçti bile ve ben 12 kilomdan sonra sadece yarım kilodan biraz fazla verdim yine sabitlendim kaldım; nasıl olacakda eski Ayça olacağım ve eski kıyafetlerimi giyeceğim , yoksa yine yeniden bir gardrop mu yapılacak ?? Bunların hepsine alışılacak biliyorum ama kendimi bütün bunları yaparken kendimle konuşurken yakalıyorum bazen. İnsan her dakika birileriyle telefonda konuşamıyor üstelik nefret ettiğin iş yerinin yemekhanesinde yediğin yemekten sonra içilen türk kahvesinin sohbetinin tadını kendi kendine konuşmak vermiyor.Erinle sadece o uyanıkken konuşabiliyoruz dolayısıyla bir kendim kalıyorum günün geri kalan kısmında bitmek bilmeyen monologlar içerisinde; ben hiç alışık değilim ki böyle evlerde yaşamaya 🙂 Bunlar şikayet belki ama birde oğluşumla yaptığımız benim aman çarpayayım diye nefes bile almadan daldığım öğlen uykuları var.. işte bütün bunları silip süpürüyor.Çok şükür diyorum evdeyim,çok şükür uzanıp yatağımıza beraber uyuyoruz.
Hayatımız normale dönmeye başladı ama tabii bazı değişikliklerle.Normalde iki kişi gittiğimiz konserler artık tek kişilik biletler ile hayatımıza tekrar girdi.Pazar günleri artık Alpay’ın beni dürterek “hadi koşmayaa” diye uyandırmasına gerek kalmadı artık tek başına gidiyor. Bende en kısa sürede bir ara hatta bir akşam Erin’i babasıyla bırakıp bir arkdaşımla kahve içmeye gitmeyi planlıyorum;bakınız yine tek başına.Üç kişilik bir yalnızlık başlıyor sanırım çocuk hayatımıza girince. Kısa bir süre biliyorum.. sonra 3 kişilik bir ordu ile gideceğiz bütün  bunların hepsine.

İşte böyle..
Bir gün Erin “acaba ben 2,5 aylık olduğumda bu kadın nasıl bir halet-i ruhiye içindeydi” diye merak etmesin diye not alayım kenara dedim..kendi kendime konuşmayayım dedim.

Hepsinin bir kenarına iliştirmek lazım: Erin’im o güzel gülüşün hepsine değer.İyi ki doğurdum seni 🙂

Bu Yazılar Da İlgini Çekebilir

10 Yorum

  1. arzu dedi ki:

    Sevgili Ayca,

    Sanirim suan bu yaziyi okuyan bi cok anne ayni seyleri yasadigini dusunup o gunler teker teker gececektir gozlerinin onunden:) bende hemen hemen yakin duygulari yasamis biri olarak sunu soylemeliyimki ilk defa sahip olunan bisi oldugu icin aslinda sIkInti olmayan fakat iste hayatimizdaki oncesinde varligina alisik olmadigimiz tatli vede seker ve bi o kadarda kaprisli bir varlik oldugu icin sanki bi cok sey eskisi olmayacak gibi dusunuyoruz uzun bir sure…ben bunu kizim buyuyunce anladim, cok da buyumedi 2,5 yasinda:)ama simdi hayiflaniyorum bebekliginde bi cok progami onunla gittigimde rahat edemeyecegim dusuncesiyle iptal ettigim icin:) ama hakikaten ediliyor rahat, buyudukce bakimi ve ilgilenmesi daha zor olmakla birlikte daha cok seye yetisiyor insan ve simdilerde diyorum yahu bebekken aslihan daha cok zaman ayirabilirmisim/iz kendimize:) aslinda turkiyede yasamak nekadar da buyuk nimet, ne guzel aileden birileri yakinlarinizda yasiyor aslinda bu degerlendirip guzel iki kisilik planlar yapilabilir ara ara:)Sevgiyle…

  2. mono dedi ki:

    ayça selam, ne zamandır yazamıyorum hem işe başladım başlar başlamaz iş değiştirdim. hayat karışık, çağan emmek istemiyo beni uyuz ediyo, memeye bakıp ağlıyo gibi dertlerimiz var. ama ben asıl şöyle bi oyuncağımız var ve çağan acayip oyalanıyo bununla altına koyduğumuzda 1 saat gık çıkarmadan oynuyo, erin nasıl tepki verir bilmem ama belki sen de almayı düşünürsün diye linkini veriyorum. http://www.kirazbaby.com/prodetail.aspx?id=517 adı chicco bebek jimnastik aleti.
    ben de çağanı açık hava konserine götürmeye niyetleniyorum ama cesaret edemeyebilirim… bakalım 🙂

  3. AyçA dedi ki:

    🙂 teşekkür ederim Arzu .. biliyorum bende sıkıntı olarak görmüyorum ama alışılması zaman alan bir süreç sanırım.Aslında kendime çok fazla vakit ayırabiliyorum biraz şımarıklık benim yaptığım.Eskiden yapmaktan keyif aldığım şeylere teker teker geri dönüyorum. Alışamadığım bir kahve sohbeti eksikliği işte..:)
    En azından haklısın ki ailelerimiz yakın. Ama iki saat dışarı çıksam ki çıkıyorum sürekli elim telefona gidiyor henüz çok yeni anneyim galiba 😛

  4. AyçA dedi ki:

    selam mono.. şimdi şansmı senin ki bilemedim 🙂 millet işssiz geziyor sen hızla iki iş buldun tebrik ederim.. emmesi konusunda ne yapılabileceğini bende bilmiyorum bilsem keşke söyle yap diyebilirdim belki birileri vardır tecrübesi olan buralarda.
    Bizde http://www.kirazbaby.com/prodetail.aspx?id=1458 dönencenin altında çıldırıyoruz. Senin söylediğin oyunactanda var başka marka ona henüz sadece ve sadece bakıyor ama dönenceyle acayip eğleniyor 🙂 konuşuyor hatta isimler taktık fıstık papağan çiki maymun kurbiş kurbağa falan . .işte yakalamak oynuyorlar vs diye konuşara konuşa bende bazen eşlik ediyorum.
    Açık hava konseri mi :)) hadi bakalım.. bilgi ver sonra nasıl geçtiğine dair 🙂 bende senden cesaret alarak belki denerim sonra :))

  5. Didem dedi ki:

    Biraz zamana ihtiyacın var, şu süt bebeliği dönemi geçene kadar sana çok muhtaç durumda oluyorlar. Ben ağlıyordum bazen eşime ben çok bunaldım diye beni bir saatliğine filan dışarı çıkartıyordu ama ben bu seferde acaba ağlıyor mu sütünü içmiş midir stresi yapıyordum.Bilmiyorum Erin biberonda süt alıyor mu ama benim doktorum kaşıkla verin demişti.Yavrum pek beceremiyordu onuda, hep aç kalacakmış ve bıraktığım insanlarıda huzursuz edecekmiş gibi geliyordu.Ben hala onu bırakıp gitmekten mutlu değilim ama en azından acıktımı stresi çekmiyorum.

    Bu arada kilo konusu gerçekten hiç dert etme insan en geç 6 ay sonra incecik oluyor ve bunada bol yiyerek sahip oluyorsun zaten kendi başınıza kalmaya başladınızsa o 1 aya kalmaz çünkü insan stresten uykusuzluktanda yediklerini yakıyor.

  6. Oyku dedi ki:

    Canimcim, bak beni dusun anne olmadan da o sohbetlerden mahrum kalabiliyorsun. Hem seninki yakinda duzelecek. Mesela Agustos`ta ben seni alir kaciririm, hatta oglunu alistir geceleri uyumaya, seni alir soole bi raki baliga bilem gotururum:)

  7. AyçA dedi ki:

    @Didem.. Erin biberon alsa gönül rahatlığı ile çıkacağım.. şlk başlarda alıyordu şimdi itiyor almıyor 🙁 doktor verebilirsin dedi ama bizimkinin ağız tadına uymadı..banada hep aç kalacakmış gibi geliyor bırakırsam.
    @Öykücümm.. rakı olmaz ki bana 🙁 ben alkolsüz anasonla takılıyorum hala ..ama olsun balık yerim rakıyı sen içersin.. ama damarımdan vuruyorsun heee. .hamileliği boyunca ve şu anda rakı aşeren bir kadın var buradaaaa aloooo 🙂 hani duyan rakıkolik sanacak , şarap severim ben ama rakı çekiyor bu gönül miss gibi anason kokan.. emzirme bitsin bir büyük devireceğim heralde 😛 sen gelde rakısı balığı kalsın 🙂 hallederiz bir şekil .
    @Asya.. valla sanırım sokağa çıkmaya başlayınca giyecek şey kalmadığında dert ediliyormuş 😛 ya da böyle buhran zamanlarında.. çok şükür bugün daha iyi hissediyorum o yüzden bugün dert değil kilolar.. sadece almamaya çalışıyorum hepsi bu .. ama sende dikkat et bak son dönemlerde çok hızlı alıyorsun hiç kontrol edemiyorsun. eğer sezaryen isteseydim 38. haftada 1617 kilo almış olarak doğuma gidecektim ama bekledim ve 80-81 kilo gibi doğuma girdim normalde 1 ayda alınana kiloyu 2 -3 hafta içerisinde “çok çok dikkat etmeme rağmen” aldım.. sonlara sakla hakkını bence 🙂 Ve ever Erin’e bakınca bir anda tüm düşünceler gidiveriyor aklımdan.. hele birde 3 yaşına gelsin Kaçkar yaylarına çıkalım hayali beynimde dönerken off off.. geliriz sizede valla 🙂 Rize olsunda ..burnumda tütyor serin serin valla bu sıcaklarda şimdi ..

  8. ebru dedi ki:

    ayçam ya annelerin değeri böle daha iyi anlaşılıyo heralde dimi??
    bebeğin bu dönemde sadece anneye bu kadar bağımlı olması bazen zor gelse de ,anneyle bebek arasındaki en olağanüstü bağlılığı oluşturuyor sanırım..
    babalar tabi ki yanlış anlamasın onların emekleri de hiç yadsınamaz ama anne bebek arasında doğadan mecburi gelen bu bağlılık bence muhteşem…

    ayrıca ilk fırsatta erini alpaya postalayıp seninle kahve içmeye gidiyoruzzz, dedikodu yapmayı ösledim senle yahuuuu:)

  9. AyçA dedi ki:

    Ebrucuğuım hele ki Alpayın desteği inanılmaz derecede büyük.. hatta öyleki Erinle ALpayın arasına benimle olandan daha fazla bile olacak .. adam beni görünce ağlıuyor Alapyı görünce gülüyor.. ben “hmm ağlarsam meme gelecek” kişi Alpay “hmm gülersem oyun gelecek kişi” kıvamında yaşıyoruz :)))
    Evet evet ilk fırsatta bir kahve içmeye çıkmalıyım diye düşünüyorum bende.. ama işte Erin biberon almıyor tek derdimiz bu .. yakınlarda bir yerlere gideriz sorun olursa hemen geri gelebilirim o zaman.. bende ösledim hemde çok ..:)

  10. Çiço dedi ki:

    Canım Ayça’cığım,

    Biliyorum çok uzun zaman oldu, ama inan seni en geç 2 günde bir okuyorum, yaşıyorum, izliyorum, özlüyorum, gözlüyorum… Şuanda bile ofiste iki ara bir derede girip okudum, dayanamadım iki kelime edeyim dedim.
    Bir türlü kendimizi ayarlayıp sana gelemedik, sen oğluşunla dolaşmaya başladın bile 🙂 ne güzel !
    Ilk zamanlar seninde düşündüğün gibi ( 40’ı çıksın diye ), rahatsız etmiyelim dedik, şimdide seni aramaya tırsıyorum ,belki uyuyorsunuzdur rahatsız ederim diye. Ama sanırım artık herkes herkese alışmış durumda ! 🙂 Çok mutlu, çok mesut, çok güzel ve çok şeker görünüyorsunuz… Maşallah !!!! Elbette şuanda benim algılıyamadığım, senin yaşıyarak hayatına kattığın bir sürü, bir dolu güzel ya da yorucu deneyimin oldu. Ne güzel bir anne oldun ve ne güzel hep aynısın bir an kendi kendini yerken, bir an sonra yine huzurlu ve mutlu olduğunu hissettiyorsun, belki yüzünü göremiyorum bir süredir ama sen kendini çok güzel anlatıyorsun Ayca’cığım… Bugünlerin, gönlünce, gönlünüzce, Erin’ninizin gözlerindeki gülüşle geçmesi ve geride tatlı hatıralar olarak kalmasını dilerim…
    Özlemle öpüyorum Canım.
    Sevgiler…
    Çiço


Önceki yazıyı okuyun:
Blogcu Baba:: Basit Yaşamak

Alıntı : Sen olmasaydın eğer yaşamın karmaşıklığını unutup tekrar basit yaşamayı öğrenemeyecektim. Bence tüm yazıda en can alıcı içerik burda...

Kapat