No public Twitter messages.

Dün birkaç ihtiyaç dolayısı ile I.K.E.A daydık. İşler bitince bir akşamüzeri yemeği için yemek bölümüne geçtik. Erin tabii oyun kısmında oynamak istedi. Daha önce küçük olduğu için pek yanaşmamıştım ama artık becerebilir ayakta kalmayı diye düşünüp sakınca görmedim. Çok da keyif aldı sorunda olmadı.. İki şey dikkatimi çok çekti. Birincisi:
Çocuklar oyun oynuyor anneler daha da ilginci babalar ellerinde çatal iki oyun arası ağızlarına yemek tıkıyorlar. Masada oturup yemek yiyen çocuk yok!!! Bunu çok eleştiriyorum. Çocuk oyun oynarken yemek yemek, aklına gelmez ve neden oyunları sabote edilir?? Bunu anlayamıyorum.Hatta yemek istemeyen bir çocuk ağzındakileri oyun bahçesinin içerisine bir güzel çıkarttı. Son derece kızıyorum masada yemek yedirmeyen, peşinden kaşıkla koşan anneleri. Bunu öğretmek neden bu kadar zor ??.. ve neden bu sadece bizim ülkemiz annelerine ait bir davranış stili??
İkincisi ise ayakkabıların içeri girerken çıkartılması gerekirken bir annenin çocuğunu ayakkabı ile içeriye sokması. Tabii ben dururmuyum??: ” Hanımefendi çocuğun ayakkabıları ayağında çıkartabilir misiniz ?? ” diye rica ettim ne cevap aldım?? ” Ben yürütmüyorumki sokakta” !!!!?? nasssııl yanii?? koca çocuğu havada uçuruyor musun? ne yapıyorsun? yürütmeden nasıl gezdiriyorsun yürütmesen bile bir kural var buna neden uymuyorsun?? neden sonra sanırım rahatsız oldu ki içeri girip ayakkabılarını çıkarttı..
ya ben kızıyorum kendime bu eleştiri için ama her zaman her yerde Türküz işte!!..
Türklerin olmadığı bir toplumda bir tane varsa ” ahanda bu işte bizden ” diyebiliyoruz!!
Çok fena..
Eleştirilerim bittiğine göre devam edebilirim..
Bu hafta hızlıca geçti yine geldi pazartesi ve yeni bir hafta..Geçtiğimiz hafta benim için çok değerli, taa uzaklardan bir blog dostu ile buluştuk: Pratik Annem,kıpırcan, kımılnaz ve eşi.. Fenerbahçe parkında çok keyifli bir saat geçirdik. Bu günlüğü ilk yazmaya başladığımda sadece kendim için notlar tuttuğum bir dönemde ilk tanıştığım, linklerime ilk eklediğim kişi olup, birbirinden değerli blog dostluklarımın temelini atmama vesile olan dünya tatlısı Pratik Annem gerçekten de çok keyifli bir kişilik.. belinde Ela, yanında eşi, ve kıpır kıpı Burak ile son derece rahat bir anne.. umarım yolumuz bir daha kesişir bir yerlerde..
İkinci en keyfli durum ise Erayların terastaki balık keyfi. Her zaman yaptığımız bir olay olamasını gece orada kalma kararımız ile sabah saat 3’e kadar zamanın nasıl geçtiğini anlamadığımız tatlı bir sohbet ile başka bir boyta taşıdık. Benim için uzun zamandır çok büyük bir ilk oldu: sabah saat 3 ‘e kadar uyumadım ve ertesi gün hiç gergin, uykusuz ve sinirli değildim. Erin de deliksiz sabaha kadar uyuyunca işler kolaylaştı galiba.. erkenden kalkıp evimize geldik çünkü yine bu haftanın en önemli olayı gerçekleşecekti: klimalandık!!. çok şükür artık serin serin uyuyoruz, serin serin iş yapıyorum, serin serin kahvemi içiyorum.

Bu Yazılar Da İlgini Çekebilir

25 Yorum

  1. BÜŞRA ARSLAN dedi ki:

    Merhabalar
    İlk olarak eleştirilerinizde haklı olduğunuzu söylemek istiyorum.Bu yemek yeme konusu beni de çıldırtıyor.Ada sadece sofrada yemek yeneceğini biliyor,şimdilik balkonda da birşeyler atıştırabiliyoruz.Bunun haricinde cam bardakla su içtiğimiz için suyu da sadece oturarak içeriz.Kırılma ihtimaline karşı.Bazen ben yanlıp ayakta içersem Ada tarafından uyarılırım.Değişmez kurallardan bazılarıdır bunlar bizde.
    İkincisi galiba tüm çocuklarda ev temizleme hstalığı var.Ada 2.5 yaşına geldi hala ev temizliğine yardım eder.Yatağı toplamama,çamaşırları makinaya atmama hatta çamaşırları asmama bile yardım eder.Her daim böyle olmasını umuyorum!!!
    Üçüncüsü müzikler harika…İlerde müzikle ilgili bir alanda kendisini görebiliriz.
    Dördüncüsü Pratik Annem benim sık sık takip ettiğim annelerden biridir.Çok blgilendirici bir sitesi olduğunu düşünüyorum.Çok yararlı bilgiler veriyor.
    Beşincisi yorumu fazla uzattım.Yeter bitiriyorum…

  2. meltem dedi ki:

    merhaba Ayçacım bence eleştirinde çok haklısın bende zaman zaman bu tip şeylerle karşılaşıyorum.Konuşuncaya kadar çocuğunun ayakkabılarını çıkarsaymış daha az enerji harcarmış O ANNE.Anne yani ama tüm çocuklarında sağlığıyla oynuyo kendininkide dahil.Videolarda süper bizede lazım böyle hamarat.besteyede bayıldım işyerindeki stresi aldı valla.ellerine sağlık Erincim…

  3. Yeliz dedi ki:

    Merhaba Ayca,
    Bende burada (Almanya) bir cok Türk annenin cocuklarinin yemeklerini evin icinde yada disinda, cocuklarinin peslerinden resmen kosarak bir iki lokma da olsa agizlarina tikmaya calistiklarini görüyorum. Bazen ters tepki veriyorlar tabii, cikartiyorlar yada kiziyorlar. Neden böyle yedirmeye calisiyorsun diye sorduklarimin cevaplari genelde ayni, “baska türlü yemiyor, oyun oynarken inat etmiyor yemeyecegim diye” cevabini aliyorum. Belkide bazi anneler, masa basinda oturup dakikalarca cocuguna yemek yedirme sabri tasimiyor.

    Erin’i bana yardim icin gönderseniz ne hos olur.:)cok caliskan masallah! “Anne” yi ne kadar bilincli söylüyor. 5 aylik bir kizim var, ve bana “Anne” diyecegi günleri sabirsizlikla bekliyorum.

  4. Pınar dedi ki:

    Merhabalar Ayça,
    Oğluna bayılıyorum, çok müthiş her hali, fotoları, videoları.
    Bende 6 aylık hamileyim, merakla bekliyorum kızımı.

  5. hayal dedi ki:

    Merhaba Ayça
    Ben yine liste yapayim bari:
    1. Pratik annemle tanışmayı ben de çok isterdim. O bilmez ama benim en çok okuduğum, en çok öğrendiğim, Damla hanım doğduğundan bu yana en çok başvurduğum kişidir.
    2. TEmizlik bir tek Damla hanımım hobisi değil demek ki :)))
    3. Bir önceki postuna yorum yapmamak için kendimi zor tuttum, seni tanımasaydım bile oğlak olduğunu hemen anlardım okuyunca
    4. Sinirlenme artık şu kadınlara,kurallar bizim için değil unutma

  6. hayal dedi ki:

    Nedense (!)yazdıklarına aynen katılıyorum 🙂 Kendi bloguma yazmaya üşendiğim şeyleri dile getiriyorsun hep hehe
    Bu arada en yakın arkadaşım Alman sayılır (18 yıl TR.de yaşadı diye Türkleşmiş bir Almanı ama bebeği olunca özüne döndü :))) Ondan o kadar çok şey öğreniyorum ki.. Sen konuyu açmışsın ben anlatayım: Eline çatal alabildiğinden beri kızı Anna yemeğini kendisi yer, tabağını bitirmek zorunda değil ama yemediği kısım bir sonraki öğünde karşısına çıkar, bunu bildiğinden bırakmaz. Şu an üç yaşında. Kendine ait tabağını çatalını bardağını ve çoğunlukla yemeğini ve içeceğini kendi seçer. Yemek saatlerinde anne baba aç olmasa bile sofra kurulur, herkes yerine oturup yer. Ben de Damla hanıma bunu uygulamaya çalışıyorum, mama sandalyemizin bu ay bizimle yaklaşık 2500 km yol yaptığı da bunu anlatıyor herhalde :))
    Bu arada ben bir kez sigara içilmez yazan yerde sigara içen bir kızı uyarınca “beğenmiyorsanız gidin şikayet edin” cevabını almıştım, serde oğlaklık var tabi, şikayet ettim ama o da görevli gelene kadar sigarasını içip bitirdi. Çirkefe taş attım üstüme sıçradı kısaca

  7. AyçA dedi ki:

    @Meltem .. biz böyleyiz .. haksız olduğumuz önce kabul etmeyiz!!..vakit kaybetmeye bayılırız..kuralları tanımamaya da
    @Büşra .. atıştırmadan bahsetmiyorum ama ana yemek sofrada yenir. nokta. başka bir yeri olamaz.. haa tabii aile bireyleri tv karşısında yiyorsa çocuktan da aynısı beklenir. 3 öğün yemek kahvaltı,öğlen ve akşam olarak sofrada herkesin yeri ve tabağı belli şekilde yenir ve bunun eğitimi için çocuğun büyümesi beklenmez. Katı gıdaya geçer geçmez buna başlanır çok zor değil yani.. ama nedense gördüğüm annelerin %95’i diyelim tamamını kapsamasın çocuklarının peşinde ellerinde kaşık koşuyorlar. sanırım bizim annelerimizde aç kalma ve üşüme korkusu çok fazla. Ben bir keresinde “doydum” diyen bir çocuğa” doymadın sen bilimiyorsun ” diyen bir anne bile gördüm 😀 hehehe.. temizlik konusunda umarım ileride de aynı şevkle çalışır 😛 😉
    @Yeliz aynı şekilde Alman annelerin nasıl yedirdiklerini de yazsaydın 🙂 Bebeklikten verilen bir alışkanlıka zaten saatlerce sofra başında oturması gerekmiyor annenin bence.. bizim yemek işimiz 15 dakikada biter.Erin doyar elini karnına vurur tabağında yemek kaldıysa bile sandalyesinden iner.. 🙂 En kısa zamanda kızın anne diyecek ve o an çabuk gelecek merak etme 🙂
    @Pınar teşekkürler.. allah tamamına erdirsin sağlıkla al kıznı eline inşallah ..
    @Hayal.. hoşgeldiniz öncelikle.. temizlik bu yaşlarda bizi sürekli taklit eden miniklerin en başta gelen işi olsa gerek.. günün büyük kısmında evi temizlediğimizi gördüklerinden olabilir mi? .. Aybala maalesef bırakamıyorum.. sinirlenmek ile rahatsız olup eleştirmek farklı bence.. ben sinirlenmiyorum, herkes kendi davranışından sorumludur tabii ki ancak özellikle benim oğlumun oynadığı yere yemek istemediği halde ağzına tıkıştırılan çocuğun ağzındakileri yere tükürmesi söz konusu olduğunda tepem atıyor..yarın öbür gün onları gören oğlumunda aynı taleple gelebilme ihtimali de beni endişelendiriyor .. tabii ben ne verirsem onu alırım o doğru ama bağımsızlıklarını ilan edeceği zamanlarda çevresinde ne görürse onu isteyecekler değil mi ??.. ayrıca eleştirin yapıcı olanını yapmak lazım. bilinen bir gerçek var ki bu yaptığım doğru bir eleştiri. Tüm uzmanlar bas bas bağırıyor, peşinden koşmayın, ev karşısında yedirmeyin v.s.. eh bende buradan günde birçok insana – günde yaklaşık 1500 sayfa yüklenmesi – ulaşıyorum.. neden bırakayım? 🙂 Umarım yerine ulaşan bir eleştiri olur ve birilerinden fark yaratır..eh oğlaklığımı göstermeden olmuyor değil mi ??:)

  8. Seren dedi ki:

    Hollanda’da yasamaya basladigimdan beri yemek olayi benim de cok dikkatimi cekmeye basladi. Nerede rastlarsan rastla(hayvanat bahcesi,ev vs) cocuklar masada oturup buyuklerle beraber yemek yiyorlar. Cocuklarin kendi baslarina yemek yemelerine izin veriliyor. Bizde ise tam tersi, parkta cocuk oyun oynuyor, bir buyugu catalla pesinde. Ya da televizyon acik , cocuk gozunu ayirmiyor, o arada agzina ne kadar tikabilirsek kardir diyerek devam ediliyor yedirmeye.Bir de biz de etraf pislenmesin fikri var ya…Yay bir ortu mama sandalyesinin altina!
    Umarim, bu dusuncemi Boris yemege baslayinca da devam ettiririm ;o)
    Bu arada, inanilmaz hamarat bir yardimcin var evde. Baksana, dip doruk her yeri temizliyor :o)Bayildim!

  9. pastaci rapunsel dedi ki:

    Ayça’cığım,

    Bu yemek olayı beni de çok geriyor gerçekten, aklım almıyor elde çatal, önde çocuk arkada anne, nereye kadar devam eder ki böyle bir düzen..

    Bu arada bu minik adam her işten anlıyor yaa, temizlik falan da geliyor elinden:))

    İkinizi de kocaman öpüyorum…..

  10. haydins dedi ki:

    Cocuk buyutek cok onemli bir is ama ne yazik ki kimse cocuk sahibi olmadan once kendini bu konuda yetistirmeyi dusunmuyor..Eee kac sene oldu artik evleneli yapin bir cocuk sevelim mantigi ile bu kadar oluyor..
    Sadece bizim ulkemizde degil ama bu tip davranislar bence..Her ulkede olabilir.

  11. aycobani dedi ki:

    Merhaba Ayca, sessiz okuyucularindan biriyim ama cok yerinde gözlemlerin ve elestirilerini görünce, düsüncelerime tercüman olusundan dolayi bir tesekkür etmeden gecmek istemedim!!
    Not: Böylesi tatli bir de adasim oldugu icin icten ice de cok gurur duyuyorum seninle, oglunla, düsüncelerinle :))

  12. AyçA dedi ki:

    @Aybala..aslında bir anne çocuğunun yediği miktarı bilir bence. Ben Erin’e biraz fazla koysam o fazla kısım kalır:)o mama sandalyesi bizimle de her yere geliyor hatta sürekli gittiğimiz yerlerde de bir adet mevcut 😛 bir de sadece yemek olayı değil o annelerden hemen her konuda -disipline etmek konularında- biraz örnek almalıyız. Bazen ben bazı konularda hata yaptığımı görebiliyorum ya da birileri beni uyarıyor.. tek tek yazmak isterdim ama uzun olacak ancak en önemlisi koyduğumuz kuralları esnetmemeyi öğrenmeliyiz ..bir şey hayırsa 1 saat sonra evet olduğunda o artık evettir.Bence yabancı annelerden bu konuda öğreneceğimiz şeyler var:) bu arada sigara içilmez konusunun benzeri cevapları ben hergün almaktan artık yorulmuyorum deniz yıldızı hikayesini bilirsin mutlaka internette dolanır durur.. bir deniz yıldızı için birşeyler değişir :))
    @Seren eminim sende onlar gibi yaparsın.. ben hep mama sandalyesinin altına bir örtü serdim ve elleriyle başlayan yemek yemesi şimdi kaşık çatala dönüştü, hala örtüsünü seriyorum döke saça yiyor.. sonra örtü de kendi de banyoya yan işe yarayan bir uygulama. hamarat yardımcım 🙂 heheh evet o dağıtıyor hamarat şekilde.. ama beraber topluyoruz bu da başka bir konu 🙂
    @Rapucum aslında biraz büyüyüp yuvaya falan başladıklarında bir şekilde öğreniyorlar galiba ama eksik kalan parçalar hep eksik kalıyor ve hayatlarımızın bazı bölümlerini etkiliyor..valla bir de ütü yapabilse 😛
    @Haydins aslında katıldığım bir seminerde dünya üzerinde sadece Türk ve Çinli ailelerin bu şekilde davrandığını söylemişti 🙂 bir de benim fikrim nasıl araba kullanmak için kursa gidip sınava girip yeterli olduüumuzda ehliyet alıoyoruz aynı bu sistemde annelik ehliyeti olmalı 🙂
    @Ayçobanı merhaba.. çok sevindim seni burada gördüğüme bende senin sessiz okuyucularındanım vakit bulduğumda.. ben de sana teşekkür ederim 🙂

  13. yapincak dedi ki:

    Ayçaaa Erin sonunda glissando’yu da keşfetmiş ya, ne diyeyim? Ve 2 dakikaya yakın son ilgi çalıyor, tizler pesler, tekler-akorlar, oh oh piyanist geliyor, piyanist, çok hoşuma gitti, sevgiler

  14. AyçA dedi ki:

    vivace allegro bilirdim ama glissandoyu da öğrenmiş oldum sayende 🙂 müziğe ilgisi çok fazla bir de gerçek piyano başında görmelisin.. Fazıl Say sanki.. kafa falan sallayarak 😀 ..umarım sever ve çalar.. teyzesi var zaten piyano çalan ve şan okumuş- ancak bırakmış :D-ilgisi olursa elimizden geleni yaparız diye düşünüyorum .. sevgiler benden ..

  15. aysun dedi ki:

    Aferin Erin’e. Ne güzel de temizliyor her yeri:) Berk de vileda hastası:P

    Klimanız hayırlı olsun:) Ohhh ne serindir şimdi:P

  16. AyçA dedi ki:

    Teşekkür ederim Aysun.. valla serin 🙂

  17. ebru dedi ki:

    Oh oh maşallah,Erincik 10 parmağında 10 marifet durumunu da aşmış 🙂 Sanat,yardımseverlik,paylaşımcılık süpersin Erinciğim süper.Ne mutlu,sana iş bırakmayan bir oğlun var artık sırtn yere gelmez Ayça 😉

  18. Handem dedi ki:

    Bir ben değilmişim aynı şeylere takılan… Daha anne olmadığım zamanlardan beri dikkatimi çekerdi bu “hipnoz altında yemek yedirme” durumu. İlginç örneklerden bazıları da 14 katlı apartmanın asansöründe bir aşağı bir yukarı inip çıkarken beslenen çocuk, TV’den reklamların özel olarak kayıt edildiği video kaset karşısında yedirilen çocuk, Babası karşısında şaklabanlık yaparken yedirilen çocuk… Şimdi 4.5 yaşında olan kızım daha emiyorken kitaplarda okuduğum ve Doktoru tarafınca öğütlenen şey: “çocuğun verdiği sinyallere güven. doyuncaya kadar emsin, doyduğunda bırakacaktır.” Günümüze uyarlanması: her daim yiyecek birşeyler ikram edilir, aç ise yer, yemiyorsa aç değildir. Tabi bizim biraz kilomuza dikkat etmemiz gerekiyor ama bu başka bir başlık altında işlenebilir.

  19. devrim dedi ki:

    bir yerde ne güzel söylemişsin ayça.burası türkiye işte.ne yazık ki herkes kendini bulunduğu ortamın ağası sanıyor.kompleksli insanlarız genelde.ortama ayak uydurmayı sevmeyiz ortam bize ayak uydursun düşüncesindeyiz…herkes ayakkabısını çıkarmış olabilir ama sen çıkarmazsın çünkü sen farklısın…zihniyet bu …yapacak bişey yok :((
    erin’in koltuğun altına eğilmesine bayıldım :)))bizi de böyle günler bekliyor galiba:))) 2-3 ay kaldı temizlikçinin bize gelmesine….

  20. AyçA dedi ki:

    @Ebru teşekkürler 🙂
    @Handem merhaba, kendi kilomuz konusuna pek değinmesek :)))gerçi bende çalışmalar başladı dikkat ediyorum bakalım yaz sonuna kadar ne olacak.. bir de çocuklar kendi vücutlarını bizden daha iyi dinliyorlar, doyduklarını çok iyi biliyorlar ya da bazen canlarının istemediğini de göz önünde bulundurmak lazım.. iyi dinlemek ve gözlemlemek peşinden kaşıkla koşmak ya da tv ye bakarak yedirmek konusunu çözer galiba..
    @Devrim.. az kaldı sizinde temizlikçiniz iş başı yapacak :))

  21. teyzem dedi ki:

    KUCUK MOZARTIM YA HALE BAK BI DE İŞİ BİTTİĞİNDE KAPATMAYI DA BİLİYO
    HADİ ONU GEÇTİM O TEMİZLİK YAPARKENKİ KOLTUGUN ALTINA EĞİLİŞİ NEDİR YAHU:)
    TEYZEM ÖZLEDİM KAMERA AÇTA ÖPCÜK YOLLA BANA

  22. AyçA dedi ki:

    Tetesi .. artık piyano konusunda ellerindn öpecek 🙂

  23. Sermin dedi ki:

    İşte sonunda benim gibi düşünen bir anne. Anne olmadan önce sadece çocuk gelişim ve eğitim uzmanıydım.Hep eleştirirdim arkadaşlarımı. Cevap ise”Çocuk yap da görelim seni, teorikle pratik uyuşmuyor”. şimdi 4 aylık anneyim ve çock gelişimci olarak değil, doğruyu öğreten anne olara masada yemeyi öğreteceğim oğluma.
    Sevgiyle kal..:)))
    Bu da bizim sitemiz.
    http://www.erolcinar.blogspot.com

  24. AyçA dedi ki:

    Sermin merhaba,
    Çınarı güle güle büyüt:) dediğin gibi büyütmen dileğimle Çınar’ı.. aramızda bir çocuk gelişimcinin olmasına sevindim ayrıca .. ziyarete geleceğim gün içerisinde 🙂
    sevgiler

  25. Sermin dedi ki:

    Memnuniyetle bekleriz efendim 🙂


Önceki yazıyı okuyun:
Bu sabah

"Yağmur var İstanbuldaa" diye devam edesim geldi oysa güneş kaç derece belli değil ancak hafif ve serin esen bir rüzgar...

Kapat