No public Twitter messages.

Geçtiğimiz günlerde posta kutuma düşen bir eğitim etkinliğine çok da kurcalamadan olumlu yanıt vermiştim. İçeriğini çok bilmiyor ama bir şekilde orada olmam gerektiğini hissediyordum. İşin gerçeği içeriğini de çok okumadım ve sabah etkinliğin yapıldığı mekana gittiğimde ” bana biraz açar mısınız ben neye geldim? ” gibi bir soru yönelttim, yöneltirken biraz da ” saçmalama Ayça nereye geldiğini bilmiyor musun? bu soru da sorulmaz ayıp” derken kendi kendime söylenerek. Talyaa Vardar ile geçen bir kaç saatten sonra esasında çok da enteresen olmadığını keşfettim bu davranışımın. Bugünkü etkinliğin konusu ” Ebeveyn Koçluğu Eğitimi”. Her türlü içinde koçluk kelimesi geçen işe bir ön yargım var, kafayı nereye çevirsem bir hayat koçu, bir yaşam koçudur gidiyor. Şimdi de bir Ebeveyn Koçu? Peki kalbimin ” orada olmalısın” baskısı neydi? Günün sonunda buldum bunun cevabını! Seminer ya da ekinlik ya da söyleşi diyelim süresince çocuğuma değil kendime odaklandığımı, kendi içimde bir yolculuğa çıktığımı fark ettim. Son bir kaç aydır yaptığım gibi! Dönüşmek, değişmek insana mahsus. Öyle bir dönüşümden geçtim ki son 4-5 aydır Talyaa hanım’ın söylediği her kelimeyi içimde döndürüp döndürüp içtim sanki ve günün sonunda bir karara vardım : Ebeveyn Koçluğu Eğitimine katılacağım. Koç olmak için değil kendi ebeveyn deneyimimde derinleşmek için. Bir süredir Yoga Eğitmen Eğitimine katılmak istediğim dilimin ucunda henüz kısmet olmadı, zamanı gelecek biliyorum. Bunu her söylediğimde ” aaa yoga eğitmeni mi olacaksı?” sorusuyla karşılaşıyorum. Yolun sonu ne olur kimse bilemez ama o yola girip kendi yolculuğumda derinleşmek, kendi yogamı ilerletmek için bu eğitimi istediğimi söylüyorum her zaman. Şimdi aynısı bu Ebeveyn koçluğu için geçerli oldu. Eskiden koçluk mu varmış? diyebilirsiniz. Evet yoktu eskiden falsoyla atılan bir terlikten kıvraklığınıza bağlı olarak kurtulma çabaları vardı Talyaa Vardar’ın da konuşmaya giriş yaptığı gibi. Cem Yılmaz’ın üzerine espri yaptığı gibi ” icat çıkartma”lar vardı. Şimdi zaman öyle değil. Çocuklarımız farkındalığı çok yüksek ruhlar, bizler daha çok biliyoruz ama onlara ulaşmakta zorlanıyoruz. 2 yaşına gelince bir birey olmaya çalışan çocuğumuzun artık bebek olmadığını kabul edemeyerek ” 2 yaş sendromu” adı altında kendi kedimize bir sendrom yaşıyoruz oysa ki çocuk bebeklikten çıkmış, hala size ihtiyaç duyan ama artık kendi talepleri olan bir birey haline geliyor. Biz çatışmaya başlıyoruz ve ” bi 2 yaş sendromundayız ki sormayın” diye başlayan cümleler kuruyoruz. Artık doktorluğu bırakmış olan eski doktorumuz Hülya Sonugür’ün hiç unutamayacağım cümlesidir : ” o çocuğunzun değil sizin sendromunuzdur! Bebek gibi davranmayı bırakın!”
Peki nedir ? HEr dediğine EVET demek, her eylemde çocuktan onay almak mıdır modern ebeveynlik ? Bu soruda aklıma OSHO’nun çocuk kitabındaki örnek geliyor hemen:

Bir köprü üzerinde yürüdüğünüzü hayal edin, yanları boş, aşağısı uçurum, tutunacak hiç bir yer yok. Güvenli hissedermiydiniz ?
Peki aynı köprüde iki yanınıza sıkı sıkı iplerin olduğunu hayal edin? Yürümekte zorlanır, sıkışıklık hisseder miydiniz ?
Ya bu köprünün iki yanında size eşit mesafede duran ipler olsaydı? Ne hissederdiniz ?

Bu örneği okuduğum yıldan beri Erin’le ilişkimi, disiplini bu şekilde kurmaya özen gösteriyorum. Ebeveyn olmak zor bir yolculuk artık günümüzde. eşit mesafede durabilmek özelikle şehir yaşantısının içerisinde biz büyükler için bazen karmaşık ve zor. Tüm günün iş stresi, trafik, beyni bulanmış bedenleri taşıyan yorulmuş ruhlar, topraklanamayan bedenler derken akşam eve gelince her şey arap saçına dönmüyor mu? Eşit mesafede kalmak da ne? Bu yolculuk Osho’nun Çocuk kitabıyla başladı bende, sonra kitap okumayı bıraktım. En büyük, kapsamlı kitabın çocuğum olduğunu anladım ve O’nu okumaya başladım. Taa ki Sevgli Nilüfer Devecigil’in bizlerle tanıştırdığı Aletha Solter, Naomi Aldort, Byron Norton, Harvey Karp gibi değerli isimlerin kitaplarını okuyana kadar. Bunlar hep bana rehber oldu. Üzerine yazılar yazdım, yazdıklarımı teoride bırakmayı pratiğe döktüm, denedim, yanıldım hata yaptım v.s v.s ( Bu yazılara toplu olarak BURADAN ulaşabilirsiniz) Bu süreçte ebeveynliği kendi içsel yolculuğumdan ayrı tutmak söz konusu değildi. Kendim de dönüşüyordum ve bu hayatımdaki tüm ilişkileri pozitif ya da negatif olarak etkiliyordu. Bir çocuğa ” bu ol diyemezsin” ancak kendin o olursun bakış açısını hiç kaybetmemeye özen gösterdim her zaman. Şimdi bugün, bu sabah bambaşka bir süprizle karşılaştım: Çocuk sizi modellerken O olmuyorsa bunu mizacından ileri geldiğini, mizacını kabul edip ona göre davranabilmenin küçük prensiplerini öğrendim. Bu davet için müteşekkirim hayata!

Neydi peki beni bu kadar etkileyen? Uzun uzun 2-3 saatlik kadar bir süreci yazmam çok zor aklımda kaldığı kadarıyla bir özet geçeceğim.
Bir çocuğu ( Ya da bir bireyi demek daha çok hoşuma gidecek) dünyaya geldiğinde etkileyen 3 faktörden bahsederek başladı.
Evrensel
Çevresel
Çocuğa özgün. Ebeveyn hangisine etki edebilir peki ? Çevresel ve çocuğa özgünlük yani mizaça etki edebilir. Mizaç nedir peki ? Mizaç huydur. Mizaç kişinin doğuştan getirdiği özellikleri, kişiliğinin bir parçasıdır. Bir davranışı yaparken hislerini nasıl ifade ettiği yani kısaca kişinin tarzıdır. 4 tip mizaçtan bahsettik:
* Başaran
* Düşünür gözlemci
* Barışçıl
* Yaratıcı – Etkileyen ( yön veren )
Günümüzde çoğu ebeveynin Başaran çocuk yetiştirdiğinden bahsettik bu noktada. Peki Ebeveyn Koçluğu nedir ?
Ebeveyne,  çocuğun mizacını anlamak, baş etme becerileri kazandırmak, doğru disiplin davranışlarına yönlendirmek ile ilgili mentorluk yapmak. ( İrade için disipline ihtiyaç var dipnotunu ekleyelim burada )

Başaran tip bir mizaç cesur, üretken, rekabetçi, sonuç odaklı, kendine yetebilendir. Duygusal ve hassas değildir. Kendini ifadeye ihtiyaç duyar. Bu çocuğa bir görev verirken : Bunu böyle yapmalısın ya da gel bunu böyle yapalım yerine daha çok ” Bak bu senin ben yarım saat sonrageleceğim sen bu sırada bunu yaparsın” gibi bir yönerge vermek daha doğru olacaktır. 2 yaşındaki çocuğunuza da bunu yapabilrisiniz. “Sen bu küpleri diz ben mutfağa gidicem işim bitince görüşürüz” demekdaha iyi bir yaklaşım olacaktır. Kontrol edilmekten hoşlanmazlar. Ebeveyn arasında davranış, dil birliği yoksa bunu hemen fark ederler ve hoşlarına gitmez. Ebeveyni ( her kimse anne baba aile büyükleri bakcı v.s ) sağlık süreçten geçmezse ergenlikte sıkıntı yaşama ihtimalleri yüksektir. Başaran tipe koçluk yapmak için suçlamadan, duygusallaşmadan, dobra bir iletişim kurmak gerekir. Görev verirken net olunmalı. Kurallar belirlenmeli ancak yakın bir yönetim yapılmamalı.

Düşünür – Gözlemci tip: Geleceğin entellektüelleri! Konuları konuşmak, anlatmak isterler. Uzmanlık ve bilgiye değer verirler. Rakamlarla araları iyidir. Nasıl düşündüğü takdir edilmelidir. İyi bir ekip arkadaşı olurlar çünkü onlar için yolculuğun sonu değil yolculuğun kendisi önemlidir. “odanı hiç temizlemiyorsun” yerine ” ben şimdi yemeği hazırlayacağım sen de bu sırada odanı halledersen yemeğekadar ? ” net bir yönerge olacaktır bu mizaç için. “Gene burası çok dağılmış” yerine ” ben çamaşırları asana kadar odanı toplayabilir misin? “. HADİ kelimesine cevap vermezbu tipler, prosedür vermek gereklidir.

Barışçıl mizaç: Barış ve ahenk elçileri. İlişkilerde açıklık ve ahenk isterler. Çok duyarlı ve hassaslardır, ebeveyn dürüst değilse hemen hissederler. Temel motivazsyonları uyumdur. Etrafındaki herkesi memnun etmek isterler. Anne baba kavgası mutsuz eder,boşama varsa kendini sorumlu tutar. Çok başarılı psikolog olabilirler. Türkan Saylan bu mizaca bir örnektir. Barışçıl micaçlara yönerge verirken adım adım hedefi yükseltmek gerekir. Yavaş yavaş ” sen bunu başarabilirsin”demek daha doğru olur. Tehdit etmeden arkadaş gibi iletişim kurmak gerekir ve dokunulmayı severler. Oysa başaran mizaç birine dokunulmazmış :=)

Yaratıcı: Etkileyen, yön verenler. Yaratıcı ve artistik çocuklardır.Pozitif ilham verici etki bırakmak isterler. Çeşit ve farklılık severler, yaratıcılıklarının onanmasını isterler.Oyunda akıştadırlar. Zaman kavramları yoktur. O yüzden mesela ” 15 dakika sonra eve gideceğiz” “5 dakika sonra kalkacağız gibi yönergelere ihtiyaç duyarlar. Zaman konusunda bu desteğe ihtiyaçları vardır. Onlar için başarmış olmaktan çok keyif almak önemlidir.

Peki sizin çocuğunuz hangi mizaçta ? Aşağıdaki soruları çözümleyerek sonuca ulaşmak mümkün. ebeveyn-kocluk-egitimi_2 Tabii ben buraya aklımda kalanları yazdım, hepsi benim algılarımla oluşturuldu. O yüzden rehber niteliği taşımamaktada önemle belirtiyorum bunu. Çocuğunuzla ( ya da kendinizle ) çatışıyorsanız her zaman bir danışmanlık almakta fayda var.

Bir de benim fikirlerim var tabii bu eğitimin sonunda. Çocuğunuzun mizacını çözdünüz diyelim ve ona göre pozitif bir ebeveyn olmaya başladınız? Ama bence bu tek başına yeterli değil. Bence insan önce kendi mizacını çözmeli, sonra birlikte yaşadığı eşinin. Sonra hatta sene boyunca kendisinden daha çok vakit geçirdiği öğretmeninin! Çöz çöz bitmez bu dava :=) ama biraz farkında olmak ilişkilerimizi daha kolay düzene koymamızı sağlamaz mı? benim açıkçası böyle bir eğitime çok ihtiyacım olduğunu düşünüyorum! Şimdilik niyet ettim sonrası kısmet.

Elimden geldiğince bugün dinlediklerimi aktardım, umarım bir kapı aralar. Aşağıda hemen Talyaa Vardar ve eğitim hakkında bilgiler var. Katılan diğer arkadaşlarım da yorum kısmına linklerini bırakır belki, benim atladılarım varsa 😉

 

Talyaa Vardar kimdir ? 

talyaa-vardar-kimdir

Talyaa, ODTÜ Kamu Yönetimiʼnin ardından 2 yıllık Gestalt Metodolojileri eğitiminin yanı sıra, Psikopatoloji, Gelişim Psikolojisi programlarını tamamlamış, ardından İsvicreʼde İfadeci Sanat Terapisti ve Sistem Değişimi üzerine master yapmıştır. Eş zamanlı olarak, Tibetʼte yasamış Rus bir ustadan biyoenerji terapileri öğrenmek üzere 3 yıl özel öğrencisi olmuş ve şifa üzerine yoğunlaşmıştır.

Kaliforniyaʼda beyin ve yaratıcılık üzerine araştırmalar yapan bir enstitüde bir süre kaldıktan sonra, Vancouver Sanat Terapisi Enstitüsüʼne bağlı Sanat Terapisti olarak çalışmış ve süpervizyon almıştır. Bu sırada, merkezi Vancouverʼda bulunan Erickson Collegeʼda Çözüm ve Sonuç Odaklı Koçluk eğitimini tamamlayarak profesyonel koç olmuştur. Şimdiye dek 2000 saatin üzerinde terapi, 1500 saatin üzerinde koçluk ve kendi bütünsel sentezleriyle transformasyonel çalışmalar yapmış olan Talyaa, kendisini ‘hayat boyu öğrenen’ olarak tanımlamakta ve Vancouver İstanbul arasında kendi enstitülerininn kurulum planlarını yapmaktadır. Talyaa, ICF Uluslararası Koçluk Federasyonu PCC akreditasyonuna sahiptir.

 

FLOW Coaching International’dan Türkiye’de bir ilk: “Ebeveyn Koçluğu Eğitimi” 

Kanada merkezli FLOW Coaching International, Amerika’nın en yetkin Ebeveyn Koçluğu Enstitüsü ACPI ile işbirliğine giderek çocuk yetiştirme ve “Ebeveyn Koçluğu” konusundaki birikimini Türkiye’deki anne babaların hizmetine sunuyor.

6 Kasım’da başlayacak eğitim programı kapsamında Türkiye’deki ilgili anne babaların başarılı ebeveyn koçları olarak yetiştirilmesi hedefleniyor.

Ebeveyn olmak, hem dünyanın en kutsal işi hem de en ağır sorumluluğu… Çocuklar onlara nasıl davranılırsa onu yansıtırlar. Çocuklarımıza yapacağımız doğru ebeveynlik, onların sağlıklı bir biçimde gelişmeleri ve gelecekte mutlu birer birey olabilmeleri için bu hayatta yapabileceğimiz en değerli yatırım.

Türkiye’de bir ilk

Flow Coaching International, Türkiye’de ebeveynlerin çocuklarıyla doğru iletişim kurabilmeleri konusundaki eğitim ihtiyacını göz önünde bulundurarak, Amerika’nın en yetkin Ebeveyn Koçluğu Enstitüsü (ACPI) ile işbirliğine gitti. Flow, “Ebeveyn Koçluğu” konusundaki birikimini doğru ebeveynler olma yolunda bilgi sahibi olmak isteyen tüm anne babalara aktarmaya hazırlanıyor. Türkiye’de ilk kez düzenlenecek ve 3 gün sürecek eğitim 6 Kasım’da başlıyor.

Programda neler var?

Program, ebeveynlere dört ana karakter özelliğinin anlatılması ile başlıyor. Doğru dinleme, gözleme, soru sorma, takdir edici sorgulama ve doğrulayıcı dil kullanma gibi farklı tekniklerin öğretildiği programda, her mizaçtaki çocuğun doğuştan getirdiği karakter özellikleri de masaya yatırılarak doğru davranış modelleri gösteriliyor.

Programda, doğrulayıcı dil kullanmanın önemini vurgulayan Flow Coaching International Akademik Direktörü Talyaa Vardar “Aslında tüm çocuklar kendi getirdikleri özellikleri o kadar erkenden bize anlatmaya başlıyorlar. Dört aylık bir bebek bile karakter özellikleri hakkında bize ciddi ip uçları verebiliyor. İşte bu noktada farklı yaklaşımlar ve klasik olmayan bakış açılarıyla ebeveynlere çocuklarının ileride nasıl daha başarılı bireyler olabileceklerini anlatıyoruz” diyor.

Kaç gün sürüyor?

Ebeveynlik becerisini daha yukarı taşımak için düzenlenen program 3 gün sürüyor. Eğitimleri pekiştirmek içinse üç kez 1’er günlük seminerler düzenleniyor.

Kimler katılabilir?

“Ebeveyn Koçluğu” eğitimine, çocuklarıyla koçluk ve mentorluk yöntemiyle ilişki kurmayı arzulayan anne-babaların yanı sıra ebeveyn koçluğu konusunda kendisini geliştirmek isteyen koçlar da katılabilecekler.

Detay bilgi için: Bahar Günar – info@in-flow.co

Flow Coaching International – Tel: (212) 284 01 91

www.flowcoachinginternational.com 

ACPI Hakkında:

1983 yılında ABD George Washington Üniversitesi’nde doktorasını tamamlayan Dr. Goode, doktora sonrası çalışmalarını ise Transpersonal Psikoloji Enstitüsü’nde sağlık ve kadın maneviyatı üzerine yürütmüştür. 2004 yılında ACPI’yı (Academy for Coaching Parents International) kuran Dr.Caron Goode, ebeveyn ve ilişki koçluğu sertifikasyon programları oluşturmuştur.

Aynı zamanda ABD’de Lisanslı Psikolog olan Dr. Goode kadınların kişisel gelişimine katkıda bulunmak üzere kurduğu web sitesi HeartWise®Life ile ebeveynlik, ilişkiler, sağlık ve kişisel gelişim alanında takipçilerine bilgi birikimini aktarmaktadır.

Dr. Goode, ülke çapında 200’ü aşkın yayında yer alan makaleleri, 33 basılı ve dijital kitabıyla bugün dünya çapında ödüllü yazarlık ünvanına sahiptir.

FLOW Coaching International Hakkında:

Flow Coaching International, Vancouver – Kanada merkezli olup 2009 yılından beri Kuzey Amerika, Avrupa, Türkiye ve Orta Doğu’da faaliyetlerini sürdürmektedir.

FLOW Koçluk Modeli, performansı akışkanlaştırmak üzere kişinin potansiyelini ortaya çıkartır ve geliştirir. FLOW Koçluk Modeli, iş yaşamında ve kişisel yaşamda pozitif değişimi fasilite etmek ve tasarlamak amaçlı farkındalık, algı, anlayış, motivasyon ve becerilerinin gelişimini sağlar.

FLOW Koçluk Modeli, günümüzün iş yaşamı ve özel yaşamında tatmin ve verimlilik ile sürekli gelişimi yakalamakla ilgilenen bilim adamı Mihaly Csikszentmihalyi tarafından geliştirilmiş FLOW modeli prensip ve ilkelerine dayanır. Bu anlamda, diğer gelenekçi yaklaşımlardan ayrılır. FLOW Koçluk Modeli: çağımızın insanının ve günümüz iş yaşamının zorlu koşullarının gelişim ihtiyaçlarını temel alarak geliştirilmiş en son teknolojiye sahip özgün bir koçluk yaklaşımıdır.

FLOW Koçluk Modeli; FLOW Modelinin yanı sıra, iş ve özel yaşamda kişiyi çoklu boyutlarda kapsayacak yaratıcı terapi teknikleri; beyin bilimindeki son gelişmeler ve sürdürülebilir stratejiler planlama metotlarını esas alır.

FLOW yaklaşımı, bağlılık ve memnuniyetin temelinde yatan anlam kavramını vurgular; sürdürülebilirliği sağlamak için kişide var olan çoklu tabakaların ele alınmasını sağlar.

Bu Yazılar Da İlgini Çekebilir

3 Yorum

  1. Bugün dinlediklerimi paylaştım hızlıca http://t.co/etdTkvI27h
    Başka yazan olursa… http://t.co/cQipfaumco

  2. Sebnem dedi ki:

    Ben de katılmak istiyorum


Önceki yazıyı okuyun:
Okula Dönüş

Anneler hazır mıyız ? Okulda ne yedi ? Kantin var mı? Kantinden paketli bir şeyler aldı da yedi mi ?...

Kapat