No public Twitter messages.
Yine gazeteme dalmışken yazasım geldi minik kuzum pembe dünyalarında gezinirken..gözüme bir kitap haberi çarptı: anne baba olmak için 40 bahane..!!! nasıl yani dedim..bunun için ikna edilmek gereken bir devirde yaşıyoruz galiba..

Anne baba olmak için tek bahane çocukluğunu özlemiş olmak kanımca..çocuk olmayı,oyun oynamayı..başka bahaneye gerek yok.. gerisi bahane..

Son günlerde sıkça kafamdaki bir proje ile iniltili Sunay Akın okuyorum..birkaç kitabını okumuşluğum var ama şimdi hepsini okumam lazım..sürekli aynı yazarı üstelik üstüste okumak beni boğar her zaman..Sunay Akında farklı bir durum var: beni çocukluğuma sürüklüyor devamlı..kalbimin içinde bir yer var oraya parmağını basan bir kelime sihirbazı, bir tarih cini gibi duruyor karşımda..

Çokçadır bu yüzden oyunlara ve çocukluğuma kafayı takmış olmam.. ve itiraf etmeliyim bu takışla bende bir yumuşama başladı.. sanki “insanlar elele tutuşsa,birlik olsa hayat bayram olsa” havasındayım en eski hatırladığım 4 yaşlarımın bayramları gözümün önünde canlandıkça..kalabalık bir aileydik o zamanlar..anneanne,dede,babaanne,büyükbaba,amcalar,teyzeler,halalar,kuzenler,
kardeşler,ağabeyler,ablalar..(daha sayayım m? ) kalabalık aile sofralarına özlemim o günlere dayanıyor sanırım..kocaman masalarda herkesin elinin değdiği yemekler yenir, herkesin bir ağızdan konuştuğu İtalyan aileleri misali olurdu bayramlar..İtalyan ailelerini sevmem ondandır .. kalabalık,büyük ve çok konuşulan masalar…
Kocaman bir masam var evde.. kalabalık yemekler,dostlar,kanlar..olmadı.. çekirdek kalakaldık yine..eski meyvaların,sebzelerin,suyun bile tadı kalmamış insanların niye kalsın ki.

Oyunlar oynardık eskiden: kutu kutu penseler,ip atlamalar.. çok eski değil benim çocukluğum: bu kadar hızlı mı kirlendi dünya ?? birinciliği beyaz alacaksa çocuklar ne renk? Oyunlarının rengine ne oldu? Şimdi internet sayfalarında çocuk/sokak oyunları canlandırmalar ile öğretilmeye çalışılıyor..hadi ben öğrettim oğluma diyelim, diğerleri bilmedi mi kiminle oynayacak bu çocuk..

Özlemim kalabalık mahallemizde oynadığımız,akşam sefalarının tohumları ile yaptığımız minik fincalarımızdaki kahvelerin kokusuna… yoksa başka birşey değil..
Bir de Kalamışta dedemle taş atmak denize.. şimdi o denize ulaşmak için çok adım atmak lazım.. suyun bile tadı kalmadı ya işte.. denize ulaşmanın yolu da..

Bu Yazılar Da İlgini Çekebilir


Önceki yazıyı okuyun:
Çocukken

Herşey Oyuncaktır... Herşey Oyundur.. iki oyun arasına annenin sıkıştırdığı atıştırmalıklardır.. bir de arkasından gelen küçük süprizler..

Kapat