No public Twitter messages.

Geçen hafta Aletha Solter ile ” Çocuğunuza Kulak Verin” dedik şimdi de bu hafta oyun terapisinin mucitlerinden Byron ve Carol Norton İstanbul’da bir seminer verecek ve “Çocuklarımızla nasıl konuşalım ki onları duyduğumuzu anlasınlar” diyecek 🙂 Okuların açıldığı ve yoğun geçen şu son günlerde belki de ağlayan çocuklar ve ailelerin nasıl yaklaşacağı konusunda ne yapacağını bilememesi durumlarını çoğumuz yaşıyoruz, oysa onlarla nasıl konuştuğumuz, onların bu süreci rahat atlatmaları ve gerçekten anlaşıldıklarını anlamaları adına önemli. Dr. Byron Norton işte bize bu konularda yardımcı olacak Mesela Erin’i okula ben bırakınca ağlıyor hala oysa babası bırakınca öpücükler atarak yolluyor 🙂 Hatta benimle okula girdiğinde öğretmenini görünce bir koşu gidiyor sonra beni hatırlayıp hemen yüzünü buruşturuyor. Buna da şükür 🙂 daha fena da olabilirdik ama çok haklı zaten Naomi dememişmiydi “ ÇOCUK HER ZAMAN HAKLIDIR” diye. Yeni bir yaşamla karşılaştı sonuçta ve biz de…Aletha’yı dinlemek bana harika bir ışık verdi öyle mesudum ki.. şimdi heyecanla Byron’ı dinlemeyi bekliyorum. Daha önce ” BENİMLE OYNAR MISIN! EBEVEYN EĞİTİMİ” ne katılmış ve sizlerle notlarını ŞURADA paylaşmıştım. Harvey Karp, Naomi Aldort, Aletha Solter ve üstüne de Byron Norton.. daha ne isterim ki ..hoş Harvey Karp’ı şu sıralar sorguluyorum biraz bununla ilgili yorumlar, sorular dolu yazılarım gelecek yakında:)

Teşekkürler Nilüfer Devecigil bize bu seminerleri ulaştırdığın ve yaptığımız şeyleri sorgulattırdığın başka gözlerle bakmamızı sağladığın için en azından kendi adıma 🙂

25 Eylül 2012  | Saat : 18:30 – 21:30 | Elite World Hotel, Taksim 
Ücret: 100 TL + KDV 
İletişim :  Psikoloji İstanbul,  Deniz Evlimen | 0212 233 28 38 – 0539 971 25 04 | bilgi@psikolojistanbul.com 
Ebeveynler, çocuklarıyla iletişimlerini iyileştirme ihtiyacı hissettiklerinde ilk odaklandıkları çocuklarına söyledikleri, kullandıkları sözcükler olur… Oysa dil, iletişimin sadece bir yönüdür. Bu çalışma iletişimin diğer yönlerini keşfedip,  “nasıl konuşursam çocuğum beni dinler ve anlar?” sorusuna etkili cevaplar bulmak için harika bir fırsat.
Çocuklarımızla Nasıl konuşalım ki onları duyduğumuzu anlasınlar.
Oyun Terapisi Duayeni Prof. Dr. Byron Norton 25 Eylül’de İstanbul’da
Byron’ı ilk tanıdığımda Amerika’da psikoloji mastırımı yapıyordum. Ofisinde oturmuş konuşuyorduk. Bir haftalık yoğun oyun terapisi eğitiminden yeni çıkmıştım. O kadar ağır vakalarla çalışmıştık ki; küçücük çocukların yaşadığı acıları oyun içersinde görmek beni derinden etkilemişti. Aynı zamanda oyunun daha ilk beş dakikasında Byron’ın, çocuğun hangi problem ile başa çıkmaya çalıştığını fark edebilme yeteneğine hayran olmuştum. Platon’un bir sözünü hatırlattı bana; “Konuşarak bir kişi hakkında bir yılda öğrenebileceğini oyunla beş dakikada keşfedersin.”
Byron önce eğitmenim, sonra süpervizörüm oldu. Çok sıkıldığım, bunaldığım bir gün onunla telefonda konuştuğumda şöyle demiştim: “Bazen sanki yeterince ilerleme kaydedemiyorum gibi geliyor, hele terapi kesintiye uğradığında. Belki de bir şey fark etmiyordur.”
Bana şöyle cevap vermişti: “İlk defa ne zaman oyun terapisti olmak istedim biliyor musun? Ailemin hayatımda sadece bir defa ve beş dakikalığına bize uğrayan bir tanıdığı sayesinde. Evimize geldiğinde annemlere merhaba dedikten sonra, yanıma gelip, benimle aynı boya inerek benimle konuşmuştu. Sadece beş dakika sürmüştü ama o güne kadar hiç kimsenin yapmadığı bir şeydi. O gittikten sonra annemlere ne iş yaptığını sordum. Oyun terapisti olduğunu söylediler. Bil ki, oyun oynadığın her çocuk için fark eder. Süresi ne kadar olursa olsun.”
Byron’dan oyun terapisinin dilini öğrenmekle kalmadım, bana en önemli şeyin ilişki olduğunu da öğretti. Dinlemeyi öğrendim ondan; kendim sessiz kalıp, oyunun sesini dinlemeyi. Şanslıydım ki Byron’ın geliştirdiği modelle girdim oyun terapisi dünyasına.
Bir keresinde, başka bir modelde eğitim almış tanınmış bir oyun terapistinin hikâyesini anlatmıştı. Ona gelmesinin sebebi o anki danışanlarından biriyle hiçbir ilerleme kaydedememesi olmuş. Eğitimini aldığı oyun terapisi modeline göre önce danışanının sorununu dinler sonra ona göre bir strateji geliştirirmiş. Danışanın ebeveyni çocuğunun yalan söylemesi ve çalması sorunu ile gelmiş terapiye. Terapist bunun üzerine onunla onlarca seans tavla oynayarak davranışı düzeltmeye odaklanmış. Byron’ın oyun terapisi modelinde, çocuk oyuna girer ve oynar. Eğer isterse oyuna terapisti davet eder ya da etmez. Terapist çocuğu herhangi bir oyuna yönlendirmez. Byron der ki, “Her çocuk kendi sorununu bilir ve imkân verildiğinde bilinçaltı bunu en iyi şekilde ortaya koyar.” Byron’ın deneyimsel oyun terapisi modelinde eğitimini alan terapist gider, tavlayı bir kenara atar ve oyun kurmayı çocuğa bırakır. Sonrası mı? Yalan söylemenin altında aslında bir tacizin yattığını keşfeder.
“Çocuklar saf ve temiz olarak dünyaya gelirler” der Byron. Ve şöyle devam eder: “Çocuğun davranışlarının altında her zaman bir söylem vardır. Bir çocuk agresif davranıyor, hırçınlaşıyor ya da içine kapanıyor, ters cevap veriyor, ağlıyor ya da bağırıyorsa bu davranışı nasıl değiştirebilirimden çok sorulması gereken esas soru; ‘Acaba çocuğum bana şu an bu davranışı ile ne söylemeye çalışıyor’ olmalı. İlgi çekmeye çalışıyor, sözünü ne kadar çok duyarız. İlgi çekmeye çalışan bir çocuktan neden ilgiyi esirgeriz hiç düşündünüz mü? İlgi çekmeye çalışan bir çocuğun ihtiyacı ilgidir, dinlenmektir, onunla geçirilecek zamandır. ‘Ama bütün hafta sonu onunlaydım’ cevabı sadece ebeveynin penceresinden bakmaktır. Peki ya çocuğun penceresi?”
Bugün kimi çocukların hayatına oyun terapisi ile bir şeyler katabilmişsem, ailelere Ebeveyn Okulu eğitimi verebiliyorsam, kendi çocuğuma farkında bir annelik yapabiliyorsam, kendimi her yargıladığımda dönüp sevgiyle onarabiliyorsam bunda Byron’ın katkısı öylesine büyük ki. Ve şimdi Byron İstanbul’a geliyor; buradaki pek çok psikologa oyun terapisi anlatmaya. Ancak daha da heyecanlısı 25 Eylül’de ebeveynlere vereceği “Nasıl konuşalım ki dinlesinler” semineri. Ben orada olacağım. Umarım sizleri de orada görürüm. 
Nilüfer Devecigil
Byron Norton hakkında basında çıkan haberler:

 

Bu Yazılar Da İlgini Çekebilir

3 Yorum

  1. eda dedi ki:

    Naomi Aldort ve Harvey Karp başka gezegenlerden gibi 🙂

    • Ayça Oğuş dedi ki:

      bana da öyle geliyor ikisini de okudukça.. garip oysa bebeklerle çalışırken 5s kuralı acayip işliyor .. bilemedim karıştı kafam 🙁

      • Sena dedi ki:

        Harvey amcanın bebeklerle olan işe yarar süreci 2 yaş sonrası yaramıyor, daha doğrusu mahallenin en mutlu bebeği daha doğru bir kitap ama mahallenin en mutlu yumurcağı biraz yetersiz.

        Budur tatlım 🙂


Önceki yazıyı okuyun:
Aletha Solter Bilinçli Bebek

 Bu yazının altına yorum bırakacak bir okuyucum Bilinçli Bebek bir başka okuyucum da Çocuğunuza Kulak verin kitabına sahip olacak. Lütfen...

Kapat