No public Twitter messages.

Kafamı kurcalayan bir meselem var ve ne yapacağımı bilmiyorum daha doğrusu kestiremiyorum. Biliyorum bir doğru yok çocuk büyütürken ancak tecrübeler, fikirler yola ışık tutuyor.

Yolda yürürken çocuğunuzun başını aniden okşayan, kuyruğunu (saçının arkasındaki elbette 🙂 ) elleyen, yanağını sıkan daha da ileri gidip aniden öpmeye kalanlara nasıl tepki veriyorsunuz ?

Ben hiç haz etmiyorum ve sanırım Erin’de buna karşı bir tepki yarattım. Eskiden biri ona soru sorduğunda cevaplayan çocuk şimdi arkama saklanıyor. “annecim abla sana adını sordu söyleyebilirsin, neden söylemedin, sıkıntın ne?” diye sorduğumda “korkuyorum” diyor. 4 gün boyunca evinde kaldığı insanların öpmesine izin vermiyor.

Şimdi düşünün yolda yürüyorsunuz ve dalmış bir şey düşünürken biri ve sizden çokça uzun boylu koca elli ( shakin o’neal mesela!!!) arkanızdan uzanarak aniden saçınızı okşuyor ? Ne hissedersiniz ?
Korku ? Panik? Nooluyo lemmm??
Ben böyle hissedersem küçük bir çocuk da böyle hissedecektir, ne farkımız var ?

Bir seferinde (sefer gibiler maaşallah!!) ani bir refleks ile bu şekilde Erin’in kafasını okşayan (okşamak ile darbelemek arasındaki farkı da bilmek gerek hatta!) bir kadına elimi uzatıp aniden saçlarını sevdim! Ben de inanamadım yaptığıma ama ben bile korkmuştum elini uzattığında..”nooluuyoo” diye suratıma baktı .. “öyle oluyooo ” diye ben de O’na baktım.. utandım elbette yaptığımdan ama söz konusu küçük bir çocuk olunca, hiç bir kötü niyet taşımadığına emin olduğum bu hareket kimseyi utandırmıyor.

Biliyorum etrafımda herkese kendi kurallarımı öğretemem o yüzden geçtim bu sevdadan ama peki ben kendi rahatsızlığımı nasıl yeneceğim? Tek ben mi varım bundan rahatsızlık duyan? Yoldan yürürken bana dokunuyor musun da küçük çocuğa dokunuyorsun? onun ki beden değil mi?

Sadece dokunmak olsa iyi: yiyecek vermeler de ayrı bir konu elbette. Almasan ukalasın alsan kendi kurallarına saygın kayboluyor..

N’olacak peki ? Siz nasıl çözüyorsunuz ? ya da belki çözmüyorsanız nasıl bununla yaşamayı beceriyorsunuz ?

Sonuç olarak koca kişim bu tepkilerimi haksız bulmamak ile birlikte ileri yaşlar ile ilgili dokunma konusunda fobik bir çocuk yetiştiriyor olduğum konusunda endişeleniyor.

Sayın işin uzmanları bu konuya nasıl bakarlar ? Sokaktaki adamın dokunmalarını engellediğim için bu çocuk ileride sevdiklerine, kız arkadaşlarına dokunmak konusunda sıkıntı yaşama ihtimaline sahip mi olacak? Olabilir mi?

 

Bu Yazılar Da İlgini Çekebilir

43 Yorum

  1. Pratik Anne dedi ki:

    Ayca, elleyerek sevme ve yiyecek verme konusunda kendi kuralini koy, bu konuda da hicbir sucluluk hissetme. Biz cocuklara “yabanci” mefhumunu ogretmeye calisiyoruz. Keza “yabanci” birsey verirse alma, gitme, ellerse izin verme. Sen yanindayken musamaa gosterip ama sen yokken elletme, alma, yeme demek cifte mesaj olur kafa karistirir. Birak insanlar ukala desinler, alinsinlar. Bir daha nerede goreceksin?

    Aniden sen mudahale edemeden elleyip openler konusunda ise antibakteriyel islak mendil disinda hicbir onerim yok. Ozellikle sarisin cocuk olunca malesef cok sikinti yasaniyor bu konuda. Kimilnaz Allah’tan dedigim dedik bir cocuk, hirlayip cirlayiveriyor. Ben de hic sesimi cikarmiyorum. Ama bebekken Turkiye’de malesef cok rahatsiz olmustuk. Alah yardimcin olsun.

    • Ayça Oğuş dedi ki:

      Kendi kurallarım var ama şu aniden saldırı meselesi beni geriyor ve erini de ..alpayın dediği gibi bir etki bırakmaktan korkuyorum.. çocuk kimseye dokundurtmuyor artık kendini.. owww owww.. fazla duygusal bir milletiz ! 🙂 uzaktan sevsek olmaz sanki.. haşırt diye o ellerini çocuğun kafasına geçiriveriyorlar yanaklarına dalıyorlar koca avuçlarıyla suratını okşuyorlar.. hijyene takınlı değilim ama ne bilim pedofili mi ne mi? çok rahatsız oluyorum..

  2. Deli Anne dedi ki:

    Çok zor konu be Ayçam.. ben de çıkamıyorum işin içinden. Hele ki bebekse bu davranışlar çok daha rahat yapılıyor. Bilmiyorum ya:(

    Çözüm bulan beri gelsin hakkaten

    • Ayça Oğuş dedi ki:

      çözümü yok belki de ama biz anne babaların verdiği tepkiler bu çocukları nasıl etkiliyor bilemiyorum.. mesela benim annem kardeşime küçükken kulüpte “birileri sana dokunursa sana kızarım” emişti çokgüzel bir çocuktu kardeşim ve herkes elliyordu çözümü annem kardeşimde buldu ama hala kardeşim gelip de şöyle bir sokulmaz .. hep o mesafeyi hissederim.. sanki o zamanlardan kalma gibi gelir bana.. ne bilim..

  3. Burcu iper dedi ki:

    Dokunmaya merakli milletiz. Ellemeden anlayamiyoruz. Yeni disardan geldim ve hala stres icindeyim. Bebek arabasinin onunu kesenler, soylemis olmama ragmen kol, bacak EL tutmaya calisanlar! Artik elleyenlere neden boyle bir sey yaptiklarini soruyorum! Adam sigara icip ya da para tutup ellemesin oglumu.

    • Ayça Oğuş dedi ki:

      Sadece para tutmak değil sorun ki o da ayrı para mı tuttu ne tuttu belli değil pedofilik manyal dolu ortalık! korkutucu! kadına erkeğe bakmıyor bu olay…

      • Burcu iper dedi ki:

        Aynen oyle, benim yaptigim sey ilgilenenlerle goz goze gelmemek, gulumsememek. 30 sanigeligine gosterilen ilgiye oglumun ihtiyacinin oldugunu sanmiyorum. Simdilik benim,babasinin ve yakin cevremin sevgi ve ilgisi yeterli. Fazlasini redderek ne oldugunu bilmedigim insanlardan uzak durmak en iyisi.

  4. hande dedi ki:

    Gecen gun bodrum da pazarda bi adam gelip ay ne tatli diye uzaktan severken birden ayy ne tatli gel dedenin kucagina demez mi! Kucagimdan bebegimi almaya kalkti bende uykusu geldi gelemez felan diyip. Cektim. Ama inanamadim yani! Iste kacirmaktan baska care yok. Ama Ayca senin yaptigin hareket supermis:):) bide benim kizim kumral heralde cok dikkat cekmez:):)

    • Ayça Oğuş dedi ki:

      ay yok artık.. niye gidiyormuş dedenin kucağına .. töbe töbeee…insanın aklına her türlü şey gelir yahu.. sarışın kumral fark etmez bence .. tüm çocuklara aynı yaklaşım çok sıkça var.. benim gözlemim

  5. Burcu dedi ki:

    Pratik Anne’ye katılıyorum. Yabancı kavramını öğrenmesi daha önemli. Bence ailesi ve sevdikleri tarafından sık sık kucaklanan, dokunulan bir çocuk dokunma konusunda sorun yaşamayacaktır. Biz de genelde potansiyel elleyeceklerin yanından hızla geçiyoruz, laf attıklarında durmuyoruz, nazikçe gülümsüyoruz sadece. Henüz elleyen olmadı, ama refleks olarak elleri havada yakalamaya kalkabilirim. O kadar tepki doluyum ki bu konuda.

    Erin’in tavrı acaba yaşından veya kişiliğinden kaynaklanıyor olamaz mı biraz da? Bir arkadaşımın çocuğu tanıdıklarıyla bile biraraya gelse ilk on dakika göz göze gelmeyi sevmiyor, sonradan açılıyor. Bence öylesi daha iyi.

    • Ayça Oğuş dedi ki:

      Ben de Alpay’ a bu bir dönem geçecek diyorum ama ısrarla kalıcı bir zarar verebileceğimizden endişe ediyor. Bana göre de sanki yaşıyla ilgili.. ama bilemiyorum.. ailesi tarafından sık sık kucaklanan sevilen dokunulan bir çocuk zaten 🙂 ama dışarı çıkınca aynen benim gibi fobik durumda.. her an her yerden biri saldıracakmış gibi 😛

  6. Duygu dedi ki:

    Kesinlikle Ayça insanlar şaşırmışlar Berk daha 7 aylık falandi Cadde de yaşlı bı adam sigarayı attı Berk’in kafayı okşadı sevdi gitti . Yarım paket huggies le basını sildim sigara kokusu çıksın diye. Gecen gün de bı kadın Emirin ayakkabısına takmış onu giydirmeyin diye geldi “annesiyim ben ” dedim bozuldu başka bı olayda gazını çıkarmaya çalışırken bı çift geldi adam doktormus “nedi var çok ağlıyor” dedi açıkladım bı anda akdi kucağına gazını çıkarmaya başladı bazen bı salaklasiyor insan hakkaten ama ben De soguk davranmaya başlıyorum artık çünkü benimki sokakta oturan ameleye bile geçerken el sallio :(((

    • Ayça Oğuş dedi ki:

      :)) haha sevgi kelebekleri bunlar .. bizim gibi olacaklar günün sonunda: sürekli diken üstüne..
      ben sokakta bana uzaktan öyle yapma böyle yap diyene artık ” annesi değilim ben bu çocuğun” diyip geçiyorum 😀 😀 😀

  7. beste dedi ki:

    ben Turkiye’ye geldigimde Fransa’da insanlarin cocuklara hic dokunmadigini farkettim. Bana artik normali bu geliyor ve Turkiye’de nerdeyse kafayi yiyordum burnunu silmeye bile calisan oldu, markette cisim geldi deyince adamin bir tuttu kolunda aldi goturdu elimdekileri yerine birakip firladim arkasinda yahu sen ne yapiyorsun diyecegim, dukkani var yanda onun tuvaletini gostermis oglusa, “tabi yardimci olmak lazim” diye tesekkur bekliyor! Bebek’te bu olay oldu sasirdim kaldim. Gayet iyiniyetli herkes aslinda kotuniyeti olan acik acik yapamaz gibi geliyor bana. Merak etme senin verdigin egitimi burada tum aileler veriyor ve cocuklarinin buyuyunce dokunmayla ilgili bir problemi yok mutacaviz tavirlarla var. Fransa’da buyuseydi bu dediklerini kimse yapmayacakti ona;) normali bu olacakti!!!

    • Ayça Oğuş dedi ki:

      Erin’in okulunun sahibi Alman bir bayan.. Erin’in okula bensiz gittiği ilk günlerdi, öğlen Sonja kitap okusun istemiş yanında sokulmuş o sırada burnu akınca koluyla silmiş Sonja da gidip mendil getirmiş istersen bununla silebilirsin diye akşam üzeri gittiğim bana olayı anlatırken sonuna şunu ekledi : ” biliyor musun Aycan hanım ( Aycan diyor bana :)) ) O’na dokunmama izin verdi burnunu ben sildim..

      Bu yaklaşım beni şaşırtmıştı..her zaman bunu anlatıp dururum .. senin marketteki adamın alıp çişe götürmesi ile yan yana koyunca.
      Dokunmak için bir çocuktan izin istemek.. bir insandan izin istemek.. kaldı ki tanıdık biri.. tanımadıklara ne oluyor değil mi ??
      Biz milletçe çok duygusal ve iyi niyetliyiz bu konularda.. izin vermediğinde ise alınıyor karşındaki .. çok zor bir denklem..

  8. alpay dedi ki:

    tüm yorumları okuyunca herkesin aynı durumdan şikayetçi olduğunu görünce şaşırıyorum gerçekten. Öyleyse hala tek çözüm olduğunu düşünüyorum. Benim felsefeme göre bulunan çözüm, bir şeyi çözerken başka bir soruna yol açıyorsa, gerçek çözümden uzağız demektir. Daha fazla düşünmeliyiz. Buna kendimi zorladığımda çoçuk farketmeden engellemeleri yapmayı becermekten geçiyor. Nasıl olacağını sormayın. Ama gerçek çözüm bence bu. İnsanlar tarafından bu kadar uyarılan çocuğun gelecekte bir konuda fobik olmayacağını kimse garanti edemez.

    • Ayça Oğuş dedi ki:

      “çocuk fark etmeden engellemeleri yapabilmek” ..nasıl olacağını söylemeden böyle olaması gerektiğini öneriyorsun 🙂 benim elim kolum bağlanıyor :O

  9. Begum dedi ki:

    Benim kızımida sevmeye kalktıklarında, ben olabildiğince note kalmaya çalışıyorum ve tepkisiz. Kendi tepki veriyor genelde. Doğru mü yanlış mı bilmiyorum.
    Bizim buna ilave birde mavi göz sendromumuz var, yanımızdan geçerken bağıra bağıra söylüyorlar gözlere bak diye. Hem sinir oluyorum (çünkü bende çok cektim zamanın) hem de nazar değecek diye sinir oluyorum ve hiç mı görmedin diye cemkirmek istiyorum ama duymamış taklidi yapmakla yetiniyorum
    Doğru yolu bulunca paylaşırsan sevinirim

    • Ayça Oğuş dedi ki:

      hah evet mavi göz! :)) ya dokunmasalar hepsine razıyım .. çocuk uzaktan sevilir ama öyle olmuyor.. tepkisiz kalamıyor insan.. bir okuyan uzman olsa da konusunda bir öneride bulunsa diye beklemedeyim;)

  10. Dijle dedi ki:

    Merhaba;
    kesinlikle muzdarip olduğum bir konu.Benimki biraz mesleki deformasyonla da ilgili.Çok fazla sayıda tacize uğramış çocukla çalışmak zorunda kaldım.Bu yüzden kızıma hissettirmeden-olabildiğince- ama ben kartal gibi takipteyim.Mesela yemeğe gidiyoruz garson geliyor,sevmeye çalışıyor..Ne bileyim bir amca yanağından makas almayaçalışıyor vs…vs… İyi de ne bileyim ben senin masumiyetini???Ben kesinlikle hoşlanmadığımı hem davranışlarımla hemde sözel ifade ediyorum.Allah’tan kızım sosyal olmasına rağmen çok yakın aile fertleri dışında temastan hoşlanmıyor.Şimdilik,ya sonra?Şansa bırakabilir miyim(iz)?Tamam öğreteceğiz diyelim çocuklarımıza peki ya “insanlara güvenme mesajı! ” vermeden bunu nasıl yapacağız?o ince çizgiyi nasıl aşacağız? cevabı arıyorum.Şimdilik bizim kızaçaktırmadan sıkı takipteyim…Gelecek cevap ve önerileri merakla bekleyeceğim

    • Ayça Oğuş dedi ki:

      Dijle sanırım herkes aynı dertten muzdarip .. öneriden çok herkes aynı sıkıntıyı yaşadığını söylüyor 🙁 ben de bir öneri bekliyorum..

  11. Zeynep Yilmaz Tasci dedi ki:

    sevgili Ayça senin ve bi çak anne gibi benzer durumlardan bende geçtim…cansıkıcı dönemler gerçekten! bazen yakınlarımı bile uyarmak zorunda kaldığım çocuklarımla ilgili yada çocuklarımın hissedicekleri rahatsızlıklarla ilgili çok zorlanarak uyarılarda bulunduğum oldu…şimdi iyide etmişim diyorum…parolam şuydu izin almak şartıyla herkesle konuşabiliriz ama kimseye dokunmamalılıyız yada dokundurmamalıyız, çok yakın aile fertleri ve arkadaş çevresi dışında…çünkü dokunmak sevgi içerir ve bunun içinde bir süreç gerekir herkesli böyle bir bağ kurmak zorunda değiliz! gibi …anlayacağı dilden açıklayıcı öğretici bilgilerin(nedenli niçinli) ışığında …zaten çocuklarımıza fazlasıyla sevgi ve ilgi gösteren anne ve babalar olduğumuz için hiçte fobik bir durum içinde girdebileceklerinii düşünmüyorum…benimkiler zaman içinde seçici olmayı öğrendiler mesafeleri yakınlık uzaklık derecesini dengesini kurmayı…yiyecek kabul etmekde bence çok doğru değil…çünkü gerçekten günümüz koşullarında benim için sağlıklı olan başkası için çok sağlıksız olabiliyor o yüzden tanımadığımız ellerden nedenlerini anlatarak bi şey kabul etmemeyi öğretmek en doğrusu gibi geliyor bana…ama sıkma canın geçiyor bu günler başkaları başlıyor biricik anne, bu yol uzun ve güzel bir yol bir o kadar da çetrefilli…en önemlisi ve doğrusu senin bildiğin hissettiğin yol:))

  12. Aslıhan dedi ki:

    Ayça’cım büyük oğlum 2 aylık falandı. MArkete gittiğimizde bir kadın sevmeye kalktı. Ben de “lütfen ellerini ve yüzünü ellemeyin”dedim. Kaıdn da bana “Madem öyle evden çıkartma çocuğunu” dedi.!!! Allahtan oğlum öyle ellenmekten sevilmekten çok hoşlanmayan bir bebekti. Kİmseye sokulmazdı, sevmeye kalkanlara da bağırırdı. Şu an 8 yaşında. Kendisini çok net ifade eden, istediği ve istemediği şeyleri çekinmeden söyleyen bir çocuk. Tanımadıklarından yiyecek almaması ve istemediği kimsenin kendisine dokunmaması konusunda bende hep net mesajlar verdim. Bundan zarar göreceği yada ileride kalıcı bir etkisi olup olmayacğını bilemiyorum. Böylesi benim içimi daha rahat ettiriyor.
    Küçük oğlum 10 aylık. Kışın bronşiyolit oldu. 4 gün hastanede yattık. Ondan sonra hem dışarı daha az çıkarttık hemde eve ziyareti azalttık. ( Doktorumuz öyle istedi) o sıkıntıdan sonra ben özellikle ellemek isteyenleri ( tanıdık tanımadık) uyarıyorum. Çoğu kişi anlamıyor. Ben de bir kez daha kesin bir dille “ellemeyin” diyorum. Sevmek isteyen uzaktan sevsin. Ben hastalanmasınlar diye uğraşırken önceden nereyi ellediğini bilmediğim insanların insafına bırakamayacağım:) Hem ben onları elliyor muyum:)

    • Ayça Oğuş dedi ki:

      Geçmiş olsun:(
      Hem ben onları elliyor muyum? işte benim de kafamda dönen soru bu.. ama sorun ben ellemeyin derken çocuğun bundan etkileniyor olması.. evet büyük bir şehirde yaşıyoruz kime güvenip kime güvenemeyeceğini büyük insanlar dahi bilmiyor artık ama bu kadar temkinli yetiştiriyor olmak ve bunu çocuğun gözüne soka soka yapmak canımı sıkıyor.. hadi söylemedim diyelim.. bu çocuk milleti elden yüzden çıkan her türlü ifadeyi anlıyor :))) sanırım yazdığımla kalacak bu mesele kafamda 🙁 bir çözümü yok gibi.. biraz geniş bırakmalıyım kendimi ve canımı sıkmamalıyım diye geçiyor kalbimden ..
      tanımadığı kişilerden yiyecek almaması gerektiğini biliyor hatta tanıdıkları bile verdiğinde önce bana soruyor bu bence iyi birşey ancak biri dokunduğunda bunu istemiyosa söyler hale gelecek mi? sanırım 8 yaşında bunu göreceğim bende..:)

  13. Berceste dedi ki:

    Endiselerinde haklisin ve bu konuda senden yanayim Ayca. Ingiltere’ye gittigim ilk zamanlar arabanin icerisinden zenci bir cocugu sevdim gozlerimle, ay ne tatli sey diye sesli de soyledim. Anne ve cocuklar disarida idi. Ama kadin muhtemelen yuz ifademden sevgiyi sezdi ve arabanin camina eliyle vurdu! O zamanlar bunu algilayamadim. Ne kaba insan diye dusundum. Bizim Ingiliz damat da kadin hakli. Binbir turlu insan var, kimin ne niyetle yaklastigi belli degil, cocuklarini korumak zorunda dedi. Gene bos bos baktim. Yillar sonrasinda bizzat orada yasayinca ne demek istediklerini anladim. Cocuklari kandirarak parkta calmak cok olasi bir olaydi. Oyle sevecen bakisli insanlar o parka devamli gelen cocuklarin fotografini cekip, sonra da cocugu olmayanlara satiyorlarmis. Kacirip da elbet 🙁

  14. Berceste dedi ki:

    Gorunuste iyi niyetli insanlar ve de! O sebeple Ingiltere’de anneler cocuklarinin fotografinin cekilmesini bile istemez, buna tepki verirler. Okullarda velilerin fotograf cekmesi, videoya kayit yapmasi yasaktir. Okul yonetimi cekip satar. Bu bir ticaret unsuru mudur bilmem, o yonu de var. Ama sapiklara karsi da bir onlem oldugu soylenen sebeptir. Yani ozetle, birak ellemeyi, gozle uzaktan sevmek, fotograf cekmek dahi hos karsilanmaz Ingiltere’de… Soguk insanlar olmalari bundan mi kaynaklanir bilmem. Ama ben burada da vicik vicik sevgiden hoslanmiyorum. Kayinvalideme bir komsu teyze geldi. Kapidan ugrayip birseyler birakti. O sirada bizim bocugu gordu. Tutturdu bircik seveyim seni, olmadi elini tutayim senin diye. Bizimki elletmedi. Ama kadin en az bir 15 dakika yalvardi bizimkine. Elletmedi, kacti bana geldi. O gittikten sonra da ayari kacti bizimkinin. Butun gun agladi. Nazar mi, kadinin israri mi, tanimadigi birisinden boyle bir baski mi, ne etkiledi bilmiyorum ama yarim gunu huzursuz, mizmiz, herseye aglar gecirdik. Oysa genelde 10-15 dakikada insanlara alisip oyun oynar, kendisini sevmelerine izin verir. Bir sekilde hissediyor bizimki. Vucut dili ele veriyor insanlari diye dusunuyorum. Bu yastan sonra birisinin pesine takilip gitmesi fikri beni urkutuyor. O sebeple de yabanci nedir onu anlatmaya calisiyorum. Akraba ve arkadas nedir onu ogretmeye calisiyorum. Onlara karsi direnc gostermesin, ama yabanci birisine karsi da dost olmasin. Pesine takilip gitmesin ve kendisini elletmesin. Bizler gelip boynumuza sarilan ya da elimizi tutmaya calisan birisine ne tepki veriyorsak o da aynisini versin. Ince bir ayar var, o ayari yakalamak lazim diye dusunuyorum nacizane ben. O sebeple Alpay cok da endiselenmesin, yabancilardan daha cok endise duysun kanimca.

  15. Duygu dedi ki:

    Dün konuyu esime actım senin yuzundenn o da herkese gülücük dağıtıyor ddedi . Dışarıda hep asık yüzlü olmalıymışım insanlara ;///

  16. Duygu dedi ki:

    Ve evet gecen sene Berk 17 aylikken disneyland da bı gösteriyi izlerken çok yetmediği için tshirt unu çıkarmıştım o ara da üşümesin diye ama hemen bı görevli gelip üstünü giydirmemi söyledi önce sinir olmuştum ama daha sonra bana açıklama yapmak için ve aslında çocuğunu koruduklarını anladım çünkü sırf cocukları çekmek için para verip girenler olabildiğini söyledi çok rahatsız edici bı durum ama gecen sene cocuk tacizi ile ilgili o kadar çok şikayet alınmış ki Türkiye’de artık daha az sevecen olsak diyorum. Ve önce kendimden basliyacagim…

  17. Selen dedi ki:

    Biz defasında bir tatil köyünün restoranında yemek yiyorduk. Benim büyük oğlan o zamanlar daha 1 yaşlarında ya var ya da yoktu. Restoran görevlisi bir kızcağız karşıdan gülücükler attı, suratlar yaptı konuştu bizim oğlanla. Sonra yetmedi geldi bizden oğlumuzu ödünç istedi, mutfağa götürüp arkadaşlarına gösterecekmiş! Ben dumur olmuş vaziyette kıza bakakalmıştım da Allah’tan eşim toparladı durumu işi şakaya vurarak kibarca reddetti kızı. Yuh yani, sen kimsin ki ben sana çocuğumu emanet edeyim?

    Bir defasında da Mothercare’de bir anne ve bir anneanne fenalık geçiriyorlardı. Meğer mağazaya gelirken yolda simitçinin teki ani bir hareketle bebeği şapadanak öpmüş. “Sen kimsin gelip çocuğumu şapur şupur öpüyorsun, aşıları tamam bile değil çocuğun, manyak mısın?” diye birbirlerine girmişler. O zaman da çok şaşmıştım insanların bu aşırı bebek sevgisine.

    Var böyle tuhaf insanlar, en iyisi bebek arabasında uyurken falan arabanın üzerini tülbent gibi ince bir bezle örtmek. İnsanlar göremeyince, örtüyü de açıp mıncıklamaya yeltenmiyorlar. İkinci oğlanda eşimle ustalaşmıştık bu konuda, uzaktan çocuklara kilitlenmiş sevmeye gelen birini gördüğümüzde ustaca yolumuz değiştirip çaktırmadan uzaklaşıveriyorduk. Bir defasında da elinde sigarayla bizim oğlanı sevmeye gelen birine “su çiçeği geçirmiş miydiniz?” diye sordum, adam “yooo diye cevap verince “O zaman ellemeyin aman size de bulaşmasın” dedim neredeyse koşarak gitti adam 😀

    Boşver elletmesin kimseye kendini, yabani dursun herkese, aile içinde öğrensin sevdiklerine dokunmanın güzelliğini.

    Uzanıp kadının kafasını okşamana ise bayıldım, muhteşem bir hareket olmuş can-ı gönülden tebrik ediyorum cesaretin için. Ben çocuklarımla bebek olan asansöre bile binmiyorum, benimkiler okula gidiyorlar bebeğe mikrop ya da virüs bulaştırabilirler diye insanlar hiç düşünmüyorlar böyle şeyleri.

  18. Derya dedi ki:

    ben ilk 7-8 ay gayet sevimsiz görünme pahasına carlayıp durdum :”uzaktan sevin lütfen”, “dokunmayın lütfen.” , “hanımefendi eli daha güvenli değil ki ağzına sokuyor onu da” “kardeşim bıraksana çocuğun şapkasını ben bilmiyor muyum takmasını??? “evet sling içinde eziliyor, ölsün diye koydum ben zaten.” gibi dozdan doza değişen haller… artık daha az tepki gösteriyorum. hastalık kapma ihtimali daha az ilk aylara kıyasla. o yüzden “aha el geliyor” diye çita gibi atlamayıp, gerekirse elin değmesi riskini göze alıp daha sakin söylüyorum söyleyeceğimi. bazen bebek arabasını hızlandırıyorum ya da yönünü değiştiriyorum, böyle savıyorum hamleyi. şimdi aze küçük. biraz daha büyüyüp olan biteni anlamaya başlayınca ne yaparım bilmiyorum. ama herhalde pratik annenin dediği gibi yabancı-tanıdık ayrımını anlatarak çözmeye çalışırım.

  19. Deyyan dedi ki:

    Benim de 6 aylık bir oğlum var ve bu konu beni çıldırtıyor . Normalde sakin ve yumuşak biri olmama rağmen biri elini uzattı mı deli oluyorum ve gayet kabaca söylüyorum.Aynı şeyi annem yanımda başka bir bebeğe yaptı, sakın anne dedim bunu bir daha tekrarlama, haklısın dedi özür diledi. Ama asıl problem şu hadi büyükleri durduruyorum ya çocuklar.Çocuklardan korumak daha zor oluyor .Alışveriş yaparken bi arkamı dönüyorum yeni yürüyen çocuk lap atmış elini kayranın suratına ,arkasında babası gülüyor. Evime gelen misafirin çocuğu, kayranın tam tepesine attı elini, nasıl çektim.Annesi gülüyor ne var ki bunda diyor.Benim çocuğum kıymetli, ben takıntılıyım ve hala lohusa depresyonundayım kusura bakmayın dedim,görüşmüyorum artık.Çocuklu misafir alamıyorum kayrayı yalnız bırakmaya korktuğum için. Çocuklar benim için daha büyük problem. Anneler çocuklarına bebek sevmeyi öğretmeliler bence,kendileri çok biliyor ya…

  20. semra dedi ki:

    alpay ve sen cozumu coktan bulmussunuz bence…alpay kesinlikle haklı..sen de “belli etmemek cok zor ama buna cabaliyorum” diyerek dogru yolda oldugunu gosteriyorsun bence..sadece erin daha buyudu ve milleti engelleme cabanda daha siyasi olman gerekiyor:))..bende ayni durumdayim..:)..Birde ıslak opucukler var yanaga konan..muck diye..yasli bi erkekten geldi midem kalktı..cunku normal degil..farkında degiller ama pedofili cunku orda purussuz bir tenden haz aldigi icin yapan biriydi ..hatirladikca midem fena oluyor…MAVI GOZ-SARI SAC konusunda da cok haklı yukarıda yazanlar..bizim memleketimizde “masallah” deme eksikliği var…yahut millet kendi cocuguna diyor ama baskalarına demiyor..ben cok kereler boyle nazara getirlen veya gelen cocuklar duydum o nedenle bu sihirli sözcuge , hurafe degil “phoneshield” ler gibi “radiation engelleyici” bi nev i arac olarak yaklasiyorum..niye masallah demediniz diyorum..annem kaba buluyo ama desin kardesim o kadar diline dolayip bahsediyorsa desin..tabi sok oluyorlar ne alaka diyerek..ama onlarin beni iptidai adletmelerindense saglikli ve mutlu bi gunu yegliyorum.. muhtemelen burda bile anlasilamamis olabilirim…ama napalim..

  21. nalan güler dedi ki:

    Ben torunlarımın ilgi görmesinden rahatsız olmuyorum.Doğrusu Amerikada bile torunum mahalledeki herkesin tanıyıp sevdiği bir çocuktu.Rahatsız edici bir ilgiyle karşılaşmadık.Önsezilerime güvenirim.
    Bir anneanne ve öğretmen olarak kuşkularınıza hak versem de her yerde kötü insanların dolu olduğunu düşünmenizi pek sağlıklı bulmadığımı söylemeliyim.
    Özellikle bizim milletçe çocukları sevdiğimizi düşünüyorum.Ben de çocuk ve bebek gördüğümde ona gülümsemekten kendimi alamam.Ama annesinin bakışlarını kaçırdığını veya buz gibi baktığını gördüğümde de kendimi kötü hissettiğimi belirtmeden geçemiyeceğim.
    Bence tedbiri elden bırakmamakla beraber her şeyde olduğu gibi tepkide de aşırıya kaçmamalı.

    • Ayça Oğuş dedi ki:

      Nalan ablacım ( abla diyim mi artık :)) ben de oğlumun sevilmesinden rahatsızlık duymuyorum yanlış anlaşıldım sanırım ama yolda tanımadığım biri arkadan gelirken elini şöyle bir çocuğun kafasın sürtüp geçtiğinde çocuğun korkabileceğini düşünmüyor ya ona sinir oluyorum.. çocuğu sevelim tabi ama uzaktan.. yani ben yolda yürürken bir çocuğun gidip de orasını burasını sıkıştırmıyorum ve sıkıştırılmasını anlamıyorum.. ve bunuyaptıklarında sert bir tepki veriyorum eşim de bu tepkinin oğlumuza zarar vereceğini bunun başka bir çözümü olması gerektiğini savunuyor ben de böyle bir çözüm bilen var mı diye sordum :)) yoksa elbete ben de bebek özellikle gördüm mü dişlerim kaşınıyor 🙂

  22. Nisa Ercan dedi ki:

    Yorumlara bakılırsa anneler hayli muzdarip bu konuda. Karşımdakilerde böyle bir etki bıraktığımı hiç düşünmemiştim gerçekten. Daha dikkatli olucam mesela 🙂 Ama bazı çocuklar da o kadar tatlı ve çekici oluyor ki -gel beni sev- diyor adeta 😀 Hele bir de ailesi görmezken şirinlik yapanlar var 😀

    Bir çocuğu sevmek istediğimde onunla göz kontağı kurmadıysak veya çocuktan işaret alamadıysam iletişime geçmiyorum zaten. Bu aşamayı geçer iki kelam edersek ve dokunmak istersem hemen annenin gözlerini arıyor gözlerim 😀 Öpmek istersem [evet buraya yorum bırakan anneler gözlerini belertiyor biliyorum, niye öpüyon nan! diye :)] anneden izin istiyorum muhakkak. Ama yorumlardan anladığım o ki bu davranış tarzı da annelerce hoş karşılanmıyor. Biz yeterince seviyoruz sen de sevmeyiver kardeşim diye.

    Ben yaşça ve tecrübece sizlerden çok geride geliyorum. Tepki ve düşüncelerinize hak veriyorum. Onlar sizin çocuklarınız bütün insiyatif sizin. Ancak şu güzel birşey değil mi; yanınızdan gelip geçen insalar çocuğunuza gülümsüyor, seviyor, yanından tosur tosur suratsız, çocuk sevgisinden mahrum insanların geçmesinden yeğdir diye düşünüyorum.

    Bence -insan sevgisi- adına güzel bişey sevmek sevilmek. Dozajında tabii. Ama bu doz o kadar göreceli bir kavram ki, dışarıdaki insanların tepkilerini tek bir düzeye çekemeyeceğimiz için Alpay Bey’in düşüncesine katılıyorum. Çocuklara cam bir bölmedeymiş ya da öyle olması gerekiyormuş da dışarıdan müdahele edenler yanlış davranıyor gibi hissettirmemiz doğru gelmiyor. Çünkü tipik Türk insanı çocuk gördü mü sever:) Etrafı böyle insanlarla dolu olacak uzun bir süre. Ona yaklaşmak ve sevmek istemelerinin güzel bişey olduğu fakat kime izin verip vermeyceği Erin’in kararı olduğu.. (Arıza tiplere zaten aile müdahele eder.)

    Kardeşim çocuk gelişimi okuyor da ondan bu gevezeliğim 🙂 Çok uzattım ben de karşı takım oyuncusu olarak kendimi ifade edebilmişimdir umarım.
    Walla kötü niyetimiz yok seviyoruz sadece çocuklarınızı 😀

    Sevgiler Ayça Hanım, sevgiler Anneler
    Nisa

  23. berna yavuzdugan dedi ki:

    Bende bu “cocuk uzaktan sevilir opulup sıkıştırılmaz” dusuncelerim yuzunden cok yakin aile sakinleri tarafindan aforoz edilmenin şigine gelmiş bir anne olarak henüz bir çozüm bulabilmiş degilim. tek yapabildigim kızıma tanımadiklari ile konusmamasi ve birsey kabul etmemesi gerektigi ve eger istemiyorsa kendisini sevdirmeme hakkı oldugunu soylemek oluyor. eşim bu konuyu bazen fazla abarttıgımı dusunse de kızım yapısı geregi oyle mıncık mıncık edilmekten hoslanmiyor ve cogu zaman bunu en yakınlarına bile cırlayarak belli ediyor. tüm uyarılarıma ragmen bu sekilde sevmeye calisanlara karsi savasmaktan artik yorgun düştüm resmen. hem izin dahi istemeden hoop diye kucaklayip seviyorlar cocuk tepki verincede de aman canim ne huysuz seysin sen diye tepki gosteriyorlar ya ustlerine atlayasım geliyor. ben tanıdıgımız bildigimiz insanlarin bile bu teklifsizliklerine sinir olurken sokakta hic tanımadıklarıma o an apisip kalmadiysam cevabı da yapıştırıyorum. en sinir oldugum da savunmasız bebekler akarsı yapılanlar. kendi egolarını tatmin edecekler diye ufacik cocugun bir agzinin icine girmedikleri kaliyor. ben kızım bir bebege yaklasmak istediginde sadece kiyafetlerinin ustunden bacaklarini oksayarak sevebilecegini soyluyorum ama bazi anneler bu konuda bizim kadar takintili degil malesef alsin alsin kucagina ellerinden opsun ne var bunda falan diyebiliyorlar. sanırım dısarıdaki butun insanları degistiremeyecegimiz icin yapabilecegimiz tek sey cocuklarımıza kendilerini nasıl koruyabileceklerini cok guzel ogretmek onlara aciz olmadıklarını hayır demeye hakları oldugunu onları korkutmadan ogretebilmek.

  24. Tülay dedi ki:

    Merhaba,
    Ben de sokaktaki insanın gelip çocuğuma sarılmasından, öpmesinden, dokunmasından şikayetçi olan biriyim. Böyle davrananlara karşı sözle söylüyorum rahatsızlığımı “Lütfen öpmeyin, ellemeyin, dokunmayın” şeklinde. Kızıma da kimse senden izin almadan seni öpemez, sana dokunamaz diye birçok defa söyledim, söylüyorum. Eskiden beri zaten böyle bir rahatsızlığım var, konu hijyen değil Ayça senin de belirttiğin gibi.. Son zamanlarda daha dikkatli davranmaya çalışıyorum, çünkü bir arkadaşımın kızına servis şoförü herkes indikten sonra ne tatlı kızsın sen diyerek öpmüş, kız eve geldikten sonra başta olayı anlatmadan anne bugün elimi yüzümü güzelce yıkayalım, iyice temizlenelim gibi şeyler söylemiş, biraz da ağlamaklı.. Sonra olayı öğreniyorlar, bir sürü detay v.s. Adamın iyi niyetli olmadığı çıktı ortaya, bu nedenle ben artık daha da dikkatli olmanın zararı olmayacağını düşünüyorum. Dokunma ile ilgili olarak ilerde problem oluşması konusunda da bu tür bir yaklaşımın etkisi olabilir mi? Onu yaşayıp görebiliriz sanırım, ama ben etkisi olacağını düşünmüyorum, çünkü kızım sevdiği insanların kendine dokunmasından, onu öpmesinden keyif alıyor…Erin için de sorun sadece yabancılar içinse bence bu da yabancı kavramını ayırt ettiğine işaret ki BENCE bu iyi birşey… Biraz akışına bırakıp rahat davranmak da lazım belki fakat olmuyor, Alpay’ın dediği gibi keşke çocuklarımızı onlara belli etmeden koruyabilsek ama bizim yanlarında olmadığımız durumlarda da kendilerini koruyabilmeleri için durumun biraz olsun farkında olmaları gerekiyor…
    Çok uzun oldu sanırım!!

  25. zeyno dedi ki:

    sevgili Ayca
    Nasil bir konudur bu, yillardir kendim bile cozemedim bir turlu. bence Erin in ileriki yaslarda insanlarla dokunarak iletisimine zarar verecegini sakin dusunme. kotu niyetli dokunan birilerine izin verip uzun yillar en yakinindaki insanlarin bile dokunmasindan panik yapacagina, birak kendi yasitlari ile, kendi kendine kesfetsin dokunusu. Malesef insanlar cok saygisiz. beden kucuk veya buyuk saygi hakediyor ama bizim milletimiz her zamanki gibi, cocuklara birey olarak bakamiyor. uzgunum ama cocuklara dokunmak degildir sevgiyi ifade etmek. sakin kotu hissetme. tecrubeyle sabittir.

  26. armağan dedi ki:

    sevgili Ayça
    bizde durum biraz farklı.Oğlum 3,5 yaşında ve metroya bindiğimizde insanlar onunla ilgilenmezlerse ‘metrodakiler çok iyi insanlar dimi anne bana hep şeker veriyorlar ‘ diye onların duyacağı şekilde söylüyor ve insanlasar Güneş’e birşeyler vermek için çantalarını kurcalıyorlar. yada onunla ilgilenilmiyorsa kendisi gidip tanışıyor.Yaş farkı gözetmeden.Sevilmemeye tahammülü yok sanırım.ama çocuğun içinden geliyor.

    • Ayça Oğuş dedi ki:

      :)) Çok tatlııı ..:)
      ama şeker verilmesini ben nedense çocuğa yapılan bir iyilik gibi göremiyorum .. bu konuda tam ters hissiyata sahibim.. 🙁 çocukta değil şeker veren zihniyetler ile ilgili benim derdim :O

  27. Zeynep dedi ki:

    Ayça’cım, bütün yorumları okudum ,ben de biraz şaşırdım ve kafam karıştı. Ben mesela bir arkadaşımla karşılaştığımda sırtını sıvazlamayı, ona sarılmayı gayri ihtiyari yapan biriyim. Dokunarak (tabii iyi niyetle) insanlara iyi enerji verdiğimizi düşünüyorum. Korkutmayı ayrı tutarak yazıyorum ama sokakta, çocuğumu seven hiç kimse için şimdiye kadar kötü niyetli olabileceği gelmedi aklıma.. Ben mi çok safım diye düşündüm okurken? Arda’ ya tek söylediğim birisi seni severse ve sen bunu istemiyorsan, istemedğini soyleyebilirsin, hatta ittirebilirsin demek. Sonuçta çocuklar bence bu ayrımı bizden çok daha iyi, içgüdüleri ile yapıyorlar. Ama sokakta sadece kafasını okşayanlara karşı hiç bir şey geçmedi aklımdan ne yalan söyleyeyim.. Kucağına almak isteyen, opmek yada sarılmak isteyenlere de Arda’ nın onayı dogrultusunda davranıyorum. Istemiyorsa istemiyordur ve tepki veriyor zaten. Açıkçası Alpay’ a katılıyorum ben sanırım bu konuda 🙂 Tabii ki ideali çocuktan izin alınması ve buna saygı duyulması ama insanlara karşı güvensizlik değil, güven kazandırmak gerekiyor gibi geliyor bana hep..Bunu yaparken iyiyi kotuyu de ayırd etmesini ogretmek cidden cok guc ama yıne de ne bileyim, denemek lazım sanki.. Valla kafam acaip karıştı, dusuncelere gark ettin beni ..Hoş ben biraz gecikmişim belki de konu sizin cephede coktan kapandı 🙂 Kucak kucak sevgilerimle.. 🙂

  28. Baharb dedi ki:

    Ayca ben senin verdigin tepkinin cocuga zarar verecegini dusunmuyorum, bence alpay abartiyor. Cocuk yakin cevresinde sicaklik ilgi dokunma opusme gorurse sorun yok. Yabancilara zaten dokunmasin. Kiz arkadas ornegi vermissin, evde sen kocanla samimi olursan bunu gorurse o da onu ogrenir, onu bol bol minciklarsaniz sorun yok. Ama onun izniyle! Izin vermeyen cocugu zorla sevmek cok buyuk ssygisizlik ve taciz bence. Ben de turkiyede birden cocugumu elleyenlerden cok rahatsiz olmustum. Tepki gostermekte cok haklisin. Hoslanmiyor lutfen sevmeyin diyebilirsin. Senin arkana saklanmasi da bence cok super bir hareket. Sevgi bocegi olsa isin daha zordu. Bu cekingenligi yasina da cok uygun bence endise edecek birsey yok.

  29. Fatma dedi ki:

    merhaba,

    yabancı nedir, akraba nedir, aile nedir kavramından ziyade cocuga onun bedeninin ona özel oldugunu ve onun izni olmadan kimsenin ona dokunmaması gerektiğini öğretmek lazım, daha ilkokul öğrencisi iken 15 gün boyunca cok yakın bir akrabası tarafından taciz edilmiş birisi olarak yazıyorum bunları, benim cocuguma kendi isteği(kendisini bilene kadar da benim isteğim) dışında hiç kimse dokunamayacak,kimse abartttığımızı düsünmesin en yakın cevremizde dahi çoook iyiler ve çoook kötüler var, çocuklarımız kötülerle karşılaşmasın inşallah,


Önceki yazıyı okuyun:
En şirin yazı..

Gittiniz mi çocukluğunuza Şirinleri seyrederken? :)) Uzun zaman var ki Erin'e tam bir günü paylaşamıyorum. Kışı zaten okulda geçirdi, yaz...

Kapat