No public Twitter messages.

Derin bebek gelecek aramıza bir oğlak burcu olarak.. sağlıkla inşallah..

Daha dünyaya gelmeden bizi ziyarete geldi. Erin ilk defa birinin karnında bir bebek olabileceği ile ilgili fikir sahibi oldu. İlk başta bebek diye yanına gitti ama sonra galiba biraz garip geldi ve “orada ne var? ” bebet” “sev annecim Derin kardeşi” ı-ıh.. yüzünde bir garip ifade ve ellemiyor.. kavram garip geldi galiba.. tıpkı bana da geldiği gibi..

İnsan çocuğu doğurduğunu unutuyor bir süre sonra galiba.. özlüyorum hamilelik zamanını diyip duruyorum ama Cihan’ı görünce bunun nasıl bir his olduğunu unuttuğumu fark ettim.

Hep sanki tadını çıkartamamışım gibi geliyordu ama bir arkadaşımı hamile görünce, hamilelik konuşunca fark ettim ki tadını çıkartmışım sadece bebek doğduktan sonra o kadar hızlı ve yoğun geçiyor ki günler ” uleyynn daha fazla keşke tadını çıkartsaydım bak şimdi vakit nasıl da hızlı akıyor” diye düşünüyor insan -galiba ya da benim için öyle-

Ben gerçekten sürekli bebek doğurabilirim.. sadece onları uyutacak bir odam, hepsine aynı kalitede verebilecek bir ruhum en önemlisi onlara bırakmak için söz verebileceğim temiz bir dünya yok!!!

Son zamanlarda yani son iki haftadır daha da hızlandı vakit sanki .. ofise başladığımdan beri sürekli aklımda yapmam gereken birşeyler dönüyor.. bu şeyler hep ev ile ilgiliyken şimdi ek olarak ofis de eklendi. Bu şikayet değil aksine galiba enerjimi arttırdı benim çalışmaya başlamak. 3 günden geri kalan 4 günün 2 günü de oyun grubu ile geçiyor hafta sonu zaten nasıl geldiği gittiği belli olmayan bir kavram!!.. kısaca çok hızlı geçiyor herşey..

Alpay pazartesi günü bir gün diye çıktı gitti Bursa’ya Cuma oldu hala yok.. kafasını bir soktu işe daha çıkamadı.. pazartesi sabahına kadar da kadar yok. Ev boş değil kesinlikle sadece eksik.. Erin babasını çok özledi ancak önce “babacım” diye bağırıyor sonra bana dönüp” işeee” diyor.. yani işe gitti.. özledi babasını.. allah ayırmasın derler.. iyi derler.. bende özledim babamızı; Ev boş değil kesinlikle sadece eksik.

Son zamanlarda Erin ile ilgili galiba çok şey yapıyorum diye kendi kendime muhasebe içerisindeyim. Aylar hatta yıllar sonra ilk defa geçen öğlen arkadaşımla yemek yedim. Fark ettim ki yemek 1 saat sürdü ve ikimizde bu 1 saatin yarım saatini yine oğullarımıza ayırdık.. oysa ki saç maskesi neden konuşmadık?? 🙂 Aynı günün akşamı eski iş arkadaşlarım ile buluştum ve bu konuya dikkat ettim! Erin hakkında az konuşmak , onları dinlemek v.s.. başarılı oldum galiba.. 🙂 keyfili bir akşamdı..

Ben hayata ne güzel geri dönüyorum, ben hayata döndükçe Erin’e verdiğim enerjinin şekli şemali değişiyor, ben oğlumla bundan dolayı çok eğleniyorum.. ben nefes alıyorum.. anneme ayrıca teşekkür ediyorum 😉 İyi ki var ve sadece O var .. sitem değil ama ne arayan var ne soran.. yalnızız ve yalnızım !!! Gece oldu mu garip garip düşünceler düşüveriyor beynime.. ya bana şimdi birşey olsa bu bebecik ne eder ne yapar gibi anlamız ama neden olmasın kavramlar dönüyor kafamda.. sakin olmak gerekiyor. eskisine göre daha sakinim oysa..

Ben ayrıca Erin’i aktivite manyağı etmiyorum 😀 Benim gördüğüm şehirde yaşayıp da en az oyuncağa sahip çocuk herhalde benim oğlum.. bu konuda obsesif kompulsif bir durumum var.. sadece benimle gündelik hayata karışmasını sağlamaya çalışıyorum.. beraberken kaliteli vakit geçirmek için çaba sarf ediyorum.. huzurlu bir ruhu olsun, kendi başına birşeyleri becerebilemyi öğrensin ve özgüveni kuvvetli olsun diye seçici bir yapıya sahip olmaya çalışıyorum.. şimdi de sanırım vicdan muhasebem ile başbaşayım.. hayır ben oğlumu eğitmiyorum, eğitim okullara mahsus bir durum ben öğretiyorum .. öğretmen eğitir anne öğretir.. anne eğitmen değildir anne kılavuzdur.. kılavuzu karga olanın da 😀 burnu b*ktan çıkmaz 😛

Ya niye yazdım bunları.. son zamanlarda çok aktivite postu girdim.. sanırım bu bakımdan ..

Unutmadan evdeki son reçellerin içinde yine o barnaklar var 🙂 hehehe

O kadar seviyor ki ben yemek yaparken yanımda olmayı.. ben alıştırdım tabii buna yoksa kendi kendine sevemez herhalde.. işte o anlardan birinde bir an arkamı döndüğümde bu akşam sandalye ile mutfak dolabının arasına V şeklinde düştü.. sırtı dolapların kulplarına çarptı. Ben çok korktum. Cidden ilk defa korktum. Ağladı çok. Normalde düştüğü zaman tepki vermemek en büyük gayretim.. ben korkarsam O da korkar, ben heyecanlanırsam O da heyecanlanır.. bu sefer yapamadım.. ellerim mi daha çok titredi kalbim mi bilemedim.. sinirlerim bozuldu başladım Erinle beraber ağlamaya. Gerçekten öyle kötü düştü ki aklımdan saniyeler içerisinde neler geçtiğini anlatamam bile.. neyse ki ikimizde sakinleştik sonra. Gidip biraz oyun oynadık.. ancak ben Erinden sonra sakinleştim galiba..

Aklıma 2 gün önce parktaki düşmesi ve hemen oradaki Erin yaşlarında bir çocuğa sahip annenin bana verdiği akıl geldi ” aman aman sakın birşey varmış gibi davranmayın.. üstüne gitmeyin yoksa korkar vırvır tırıvırı”… baktım suratına.. bu arada Erin “anneanneeee” diye ağlıyor( bu ayrı bir konu birazdan geleceğim) cevap vermedim döndüm Erin’in kalmasını bekledim ve her zaman olduğu gibi dikkatini başka tarafa çekerek bir yandan da birşey var mı diye kontrol ettim ( ağzı kanıyordu ayrıca) neyse bu kadın sanki bana bu aklı veren bilinçli anne rolünde değilmiş gibi tam da bir dakika sonra çocuğuna bağırmaya başladı” ben sana ne diyorum düşüceksin oradan in çabuk dövücem şimdi seni” !!!!! nassı yaniiii?? ve bundan tam 5 dakika sonra arkadaşının minicik bebeği kucağında yanında otururken ve kendi oğlu ayağının dibindeyken sigarasını yaktı bir güzel bebeğin olduğu yere de üfledi!!!.. yok ben kafayı takmıyorum.. ben gerçekten bunlarla barıştım bir süredir.. paragraf başına dikkat çekerim cevap vermedim.. ancak yok .. gelip beni buluyorlar. Annelik okulu denen şeye ve annelik ehliyetine ihtiyacımız var: ben eminim bu noktada..

Anneanne diye bağırması konusunda ise içim buruldu.. daha 2 hafta oldu ve sadece 3 gün uzak kalıyoruz ve benim oğlum ben yanındayken düşünce anneannesini çağırıyor.. üstelik aynı gece gecenin bir yarısı saat 2 suları önce “babacım” diye bağırıp arkasından ” annem” diye beni çağırıp su isteme merasimi ” annem ” yerine ” anneannem ” diye olunca .. işte öyle!!.. oysa ki bilinçli bir şekilde sabah beni işe yolluyor ” anne işe” diyor ve öpücük verip kahvaltısını ederken benim çıkışıma bakmıyor bile..

Kırılıyor mu kalbi ben gidiyorum diye??  bilemedim..

Çok uzun yazdım.. kim okur buralara kadar bilemem.. sanırım yalnızlık klavyeme vurdu 🙂

Bir de çocuklarına yalnız bakmak zorunda olan anneler var.. onlar tam cennetlik tam..

Şimdi yasemin çayımı yudumlayacağım artık. uzun bir haftasonu bekliyor bizi

Bu Yazılar Da İlgini Çekebilir

16 Yorum

  1. sümeyye dedi ki:

    ben okudum bile 🙂
    ve anne ve bebisi ile bu bloga baktıkca ah çekmeden duramıyorum.. bence çok tatlı heyecan tüm bunlar…

  2. sümeyye dedi ki:

    yani dünyanın en güzel şeyi anne olmak bence..
    tek hayalim bu :))
    fakat sanırım daha erken..:S

  3. hayal dedi ki:

    Ya bu dusmeler onlardan cok bizim canimizi acitiyor gibi. Ben de ne kadar sakin olayim dersem de hep, kendisini odaya kilitleyince sinir krizi gecirmistim.
    Hep diyorum, bu annelik patolojik bir sey!

  4. yapıncak dedi ki:

    Bir takım klüplere birlikte üye olabiliriz Ayça. Sürekli doğurabilecekler ve doğurmayacaklar kulübü, hiç oyuncaksız bebekler kulübü, heyecanlanmayacağım ‘panik yok’ kulübü, ‘baba’ diye sayıklayan çocuklu anneler kulübü. Sen şanslısın bizim anneanne şehir dışında, keşke burda olsaydı Ada onun da adını sayıklasaydı…

    Erin annesi ile çok mutlu, sonsuz bir güven vermişsin ona yanında olduğuna dair, seni güzelce geçirebilmesinin nedeni o, ne güzel! Ve kendine daha çok vakit ayır, nefes aldıkça, daha dinçleşiyoruz ve onlar bunun farkında.

  5. aslı budak dedi ki:

    valla okudum bir solukta. çok güzel büyüyorlar değil mi? yani izlemek çok güzel. Düşünce çocuğa hiç tepki vermemek te pek hayrılı bir davranış değil abartmak gibi. Yoksa hayattaki her acıyı kanıksamaya başlarlar derdi benim gelişim hocam. Duygularınız ne kadar emrediyorsa tepkileriniz de o kadar olmalı, en gerçek şeyler duygularınız, egzajere edip çocuğu korkutmayın yeter derdi. Ama insanın içi güp ediyor çocuklar düşüp kalktıkça:))

  6. biberlieatnes dedi ki:

    selam;
    cok guzel bır yazı ve okudukça kendımı buluyorum.hoş ben sızın kadar sabırlı bır anne değilim sanırım bir annelik okulu olsa ortayla gecerdım.ama sizi tebrik ederim cunku karneniz yıldızlı peki olmalı…

  7. AyçA dedi ki:

    Sümeyye.. ne güzel şeyler yaptıkların.. en sonuncusuna bayoldım 🙂 umarım hayalini yaşarsın..
    Aybala yine doktorluğunu konuşturdun yahu:))))
    Yapıncak çok tatlısın :)) dediğin gibi kendimi yeniledikçe Erin’i yenileyebiliyorum gerçekten
    Aslı evet haklısın ama aşırı tepki vermek misal küçük bir düşüşte yanına hemen koşup kendisinin kalkmasını engellemek aman canım bebeğim gibi onu bu durumun kötü birşey olduğuna inandırmak ve bunun kalıcı olmasını sağlamak da pek doğru değil.. bunları gördüğüm için yapmamaya çalıştım hep faydası da oldu..Erin düştüğü zaman kalkar ve hiçbirşey yokmuş gibi devam eder bazen mızırdanır ama ciddi birşey yoksa ilgisi başka tarafa çekilir hemen neyse bu ayrı bir konu :)) ama kalbimin güp güp etmesini hiçbir şey engelleyemiyor
    Biberli Eatnes.. sabırlı ??:)) buna en çok annem ve Alpay gülecek galiba:P teşekkür ederim yıldızlar için ama bunu hakl etmek için daha çok çalışmam lazım gibi geliyor.. bazen vicdanımın beni rahat bırakmayacağı şeyleri yapabiliyorum ..ne de olsa insanım değil mi 🙂

  8. migi dedi ki:

    tam sonuna kadar okudum:)Ayça gerçekten de katılıyorum,annenin çocuğuna daha faydalı ve pozitif olması,biraz yanlız kalabilmekten gçiyor,insan kafasını başka şeylerle biraz meşgul ettiğinde hem daha verimli oluyor,hemde o kısacık aralarda kocaman özlemler mutlu buluşmalar oluyor;)
    yakınımda hiç bir yardımcım yakınım yok,Nisa nın yaşıtı da yok malesef kalablıkta büyüyemeyen bir çocuk(bunu çok isterdim:(
    Annem, iki ablam,Nisanın kuzenleri Bursa da,burada bana tek yardımcı olacak kişi,babaanne ve halası var,onlarda bin nazla:(….mecbur kalmadıkça bırakmıyorum o yüzden,bıraktığımda da çok mutsuz oluyorum,onun yastığıyla uyuyorum,yatağını bile toplamıyorum arada bakıyorum,konuşuyorum onunla(deli gibi:P)
    küçük adamı öpüyorum uzaktan uzaktan….

  9. cihan dedi ki:

    ne güzel yazmışsın..kızım büyüsün çıksın ortaya sevicek erin biliyorum ben:))
    çok keyifli birgün oldu benim içinde herşey için teşekkür ederiz..çok da cici bi elbisemiz oldu sayende:))
    sen çok iyi bir anne oldun maşallah ve iyi ki benim arkadaşımsın senden öğrenecek bisssürü şey var..
    o pamuk yanaklarını öpüyorum erin paşanın..

  10. güldem dedi ki:

    sevgili Ayça hiç uzun olmamış:) ben bir solukta okudum:) annelik duyguları sarmış dörtbir yanını,uzun yazman ondandır.Ayrıca kesinlikle kendine zaman ayırmak,hem çocuk hem anne için daha sağlıklı paylaşımları getiriyor,daha mutlu,daha huzurlu,çok haklısın.

  11. köşenin delisi dedi ki:

    Ayçacım, özlemişim uzun uzun yazmanı 🙂 Gerçi bu uzunluğun sebebi yalnızlık hissiymiş, olmasaymış keşke ama, olsun…bu aralar hissettiğini anlattığın pek çok şeyi ben de hissediyorum sanırım…yalnızlık mesela. Ama dediğin gibi, bizimki gerçek bir yalnızlık değil, gerçekten yalnız olanlar dediğin gibi cennetlik…

    Sen de işe başladım biliyorsun. 5 gün full-time hem de. Toprak da yuvaya tagm gün başladı tabii… bizden bile erken başlıyor mesaisi. Ama sabahları evde öğretmenlerinin adlarını söyleyip durması, akşamları alırken öğretmeninin kucağından inmemesi, ona öpücüklerle baybay demesi içimi rahatlatıyor neyse ki… ben senin gibi yapamadım. Bir sene dolunca evde kalmak yaramadı bana. Çok hareketli çünkü Toprak ve ben onun hızına yetişemedim sanırım. Yuvada arkadaşlarıyla mutlu olduğunu görmek beni de mutlu ediyor.

    Ne çok kendimi anlatmışım baktım da…afedersin… halbuki yalnızlığını okuyan birilerinin arasında hala ben de varım demekti niyetim…neyse, idare et artık 🙂

    Aramıza yeni katılacak oğlakçığa da şimdiden hoşgeldin diyorum 🙂

    Sevgiler.Sana ve güzel ailene.

  12. AyçA dedi ki:

    Migi .. kolaylıklar dilerim sana.. gerçekten yardımcısız çok kolay olmuyor .. eskiden nasıl oluyormuş diye düşününce ailelerin birbirine yakın olması,şehir yaşam koşullarının bu zamandan biraz daha kolay olması gibi etkenler geliyor aklıma..
    Cihan.. güle güle giysin inşallah.. çok yakışıcak eminim.. teşekkür ederim ayrıca 🙂 umarım faydalı olabilirim tecrübelerimle .. Erin de Derin ‘i öpüyor diyelim o zaman 😀
    Güldem teşekkür ederim 🙂
    Delicim.. nerelerdesin ben de senin yorumlarını özlemişim.. sanırım iş hayatı seni çok meşgul ediyor.. ama Toprak’ın yuvayı sevmesi ne güzel.. bizim gibi deli deli uğraşmıyorsun desene sosyalleşsin diye :))) onlar mutlu olsunlar da .. di mi ??:) ama dediğin gibi gerçekten yalnız olanlar var onlara tüm kalbimle kolaylıklar diliyorum. Bugün çarşambadan beri başbaşa geçen 4. gün bitti ve ben bir 4 gün daha bçyle nasıl dayanabilirim ?? bunu düşündüm biraz önce eve gelirken.. Alpay olmasa cidden çok zor olurdu galiba.. ben de sizi çok öpüyorum.. sende eskisi gibi uzun uzun yazsan keşke 🙁

  13. köşenin delisi dedi ki:

    Ayçacım keşke başka bir şey dileseymişsin :)) Köşe(m) bayramda açıldı 🙂 Öperim 🙂

  14. ebru dedi ki:

    sana bi şiy diyim mi arkadaşım ” sen muhteşem bir annesin ” bu kendini iyi hisset diye diil sadece seni okudukça ya da dinledikçe anne olmamama rağmen o duyguları çok derin olarak içime düşürmeyi başardığın için…gözlerim dolup (anne diilim ama duygusalım canımmm :)) , allah hep bu duygularla onları bir arada tutsun diye dua ettiğim için…
    ay çok özledim seniii
    bu sefer sadece seni ama hani “ayça ve ebru ” olarak:)

  15. k.i.s.d. dedi ki:

    Çok duygulandım yazını okurken Ayçacım.

    Yalnızlık vurguların bana çok dokundu. Hepimiz bir şekilde yalnızız ama dile gelince daha dokunaklı oluyor bu hal.

    Küçük bi süprizim var, hala blogda yazamadım, akşamları halsizlik dizboyu: 14 haftalık bir mucizem var içimde büyüyen.

    Sevgilerimle…

  16. AyçA dedi ki:

    Ebrucum yeni yorum düşünce seninkini gördüm ve seni aramadığım geldi aklıma hemen arayacağım .. ben de seni çok özledim artık öğle yemeği bile yiyebilirz mesela 🙂
    K.i.D.S çoooook tebrik ederim ve ilk burada açıkladığın için bilmem ama çok duygulandım .. umarım sağlıkla tamamlarsınız yolculuğunuzu .. küçük süprizini takip etmekten mutluluk duyacağım 🙂


Önceki yazıyı okuyun:
Kapat