No public Twitter messages.

Erin büyüdükçe ben daha ağlak bir anne oldum.

Sakin bir bebekti Erin ve sanırım sakinde bir 2 yaş geçirdik.

Mantıkla bir şeyi anlatırsan anlar sorun çıkartmaz. Buna güvenerek 3 çocuk daha yaparım yapmasına da aynı olamayacağı kesin:=)

Konum bu değil. Sakinliğinin yanı sıra sevgi dolu ve de komik bir çocuk aynı zamanda. Sevmek, dokunmak, dokunarak iletişim kurmak, etrafında hep sevdikleriyle olmak, onlara tiyatro yapmak, komiklikler yapmak güldürmek,  gibi kendince huyları var.

Neyse ben sadede geliyorum yavaştan.

Beni son günlerde duygulandıran iki va’ka:

1. Fotoğraf makinem çantamda olduğu halde bunu fotoğraflamamış olmaktan dolayı üzülüyorum. Akvaryuma gittiğimiz gün çıkışta IKEA’da yemek yedik ve pek tabii alışveriş yaptık. Kasalara gelince biz ödemeyi yaparken dondurma diye tutturunca (çıkışta olmazsa olmazı IKEA’nın, o kadar gezmeye katlandığı için çaktırmadan küçük bir teşekkür diyelim) benimde elimde kart ve eşyalar olunca birden cebimden 1TL çıkartıp uzattım ve “hadi bakalım abla orada git al dondurmanı” dedim. Aldı parayı, gitti “abla bana bir dondurma” dedi. Dondurmasını ve para üstünü aldı. Ben yanına gitmemek için kendimi zor tuttum.İçim kabardı.Paranın üstünü bana getirdi fişle verdi.

Bunu neden yazarım ki ?

Annelik işte.. övmek de sövmek de bana ait ya :=) Kendi başına gidip kendi istediği şeyi alması bana çok duygulu anlar yaşattı. Hepsi bu.

2. Sonra minik kuzen Elvin bize geldiğinde tam gidecekleri zaman “anne ben kucağıma almak istiyorum elbini” dediğinde ben önce endişe ettim. Ne de olsa çok küçük daha. Erin de küçük. Bebek tecrübesi de yok benim çektiğim fotoğraflardaki yeni doğanlara “anne bu bebek neden bozulmuş” demekten başka.  Değilmiş ama küçük müçük,  benim oğlum abi olmuş dediği gibi :=) Kucağına koyduk ve sevdi sessizce arada bize baktı gururla sanki. Amcasını o kadar çok seviyor ki bir bebek geldiğinde sanki bu bozulur diye düşünmüştüm. Tamam arada” babaanne sütlaçları elbine götürüyor sevmiyorum onu” diyor o ayrı ama o gün kucağındaki sevmesini ben unutamayacağım. Safça işte.. abi oldum ben diyen bakışlarla.. yazarken bile benim şimdi gözlerim doluyor ama önemli değil ben hazırımdır zaten gözleri doldurmaya her daim sebep olsun yeter :=)

erinelvin

Bir tane de güldüren ve hoşuma giden.
Erin kitaptan pek haz etmez. Biz de zaten okusun diye çaba sarf etmeyiz. Ben bir kitap kurdu olarak yeterince model olduğumu düşünüyorum bu da ileride okuyabilme ihtimalini arttırıyor. Yine de odasında bir kitap bölümü vardır arada bakarız lakin öyle özel, ilgi duyduğu bir kitap hiç yoktur ya da yoktu diyelim bu haftaya kadar. Geçen doğumgününde Yapıncak‘tan gelen ve ileriki yaşlarında bakması temennisi ile dolabın üstelerinde yerini alan bu kitabın adı: Benim sanat kitabım.
Kitabın içinde Mona Lisa’dan Wagnere Marc’ın mavi atlarından korkmuş çığlık adamına çeşitli tabloları kendimce uyarlayıp analtıyordum. Özellikle Venüs tablosundaki ablanın neden çıplak olduğu ile ilgili derin soruları var. Neyse ki abla deniz üstünde bir istiridye kabuğunda ve sahilde üstüne havlu giydirmek için bekleyen ablası var değil mi ?:=) En son bu akşam kitabı eline alıp parmağı ile yazıları takip ederek kendi hikaye uydurmaya başladı ve döndü bana şöyle dedi

“Anne gözlüğümü verir misin okuyamıyorum ama çüçük gözlüğümü onunla okuyabilirim!”

Dumur dumur dumur!! :=) (anneanne gözlüksüz okuyamıyor rol modellerden biri kendisi malum)

kitap

You are my sunshine
My only sunshine
You make me happy
When skies are grey
[PLAYLIST not found]

Bu Yazılar Da İlgini Çekebilir

15 Yorum

  1. sumeyye dedi ki:

    çok tatlı ..ve ben de ozellıkle de su zamanlarda cok aglagım.. ve gerçekten yazınızı okurken kendımı sızın yerınıze koydum ..düşündüm..bende olsam gozlerım dolardı ve hatta aglardım bıle.. ı sızın kını okurkende benzer duyguları hıssettım..daha bugun lıse 3 e gecen yegenımın facebook projlını gezereken katıldıgı proje fotolarına bakarken bebeklıgı geldı aklıma ve suan kı bıreylıgı.. benımde gözlerim doldu.. anne degılım ama gözlerinizin daha da dolacağı günler de gelecek ayça hanım.. Allah sağlıkla sizi o günlere ulaştırsın tabi ki! sevgiler (uzattı ısem affola :P)

  2. sirar dedi ki:

    yani ne denir ki buna.biz anneyiz seni anlarız, ağlarız 🙂

    çocuklarımızı büyüdükçe tanımaya başlıyoruz.hem en yakınız, hem uzağız.böyle olmasa sürekli şaşırmaz,yeniden aşık olmazdık , demi?

  3. Iraz dedi ki:

    Ayça,
    Ne yazsam az kalacak..Daha önce söyledim mi bilmiyorum ama Erin’ i okudukça Rüzgar büyüsün istiyorum..
    Kocaman öpüyorum Erin’i, Elvin’ e yeryüzünde gördüğüm en şefkatli bakışlardan birini sunmasını sağlayan o kocaman kalbini de kucaklıyorum..
    Ne mutlu size,
    E ağladım ben de..

  4. berna dedi ki:

    Erin’in bakışlarına ben de hayran oldum, ne tatlı bakışlar öyle…Benim kızım Ekin artık 3 yaşında ve ben bana ihtiyaç duymadan yapabildikleri karşısında heyecanlanıyor ve duygulanıyorum. Zaten çok duygusal biriydim (bu lafa da gıcık olurum ya neyse, sanki diğer insanların duyguları yok :P) anne olduktan sonra Ekin’in “anne aya bak ne güzel!” demesiyle bile ağlayacak kıvama geliveriyorum 🙂
    Çok uzattım özür dilerim. Bu arada blogumda kitap konusuyla ilgili seni mimledim.
    Sevgiler…

  5. Efsun dedi ki:

    Erin cooooook güzel:) O bakislar nasil öyle:) Aynen bendede o duygusallik söz konusu, haftasonu camasirlari makineden bosaltirken “anne bi dakika yardim edeyim sana” deyince onu tekrar icime sokasim geldi. Bide bana sarilip “kuzuuuum ” der severken, iste ozaman sulugöz Tahire olurum bende:) Sevgiler

  6. yapincak dedi ki:

    Şimdi sana mail atmıştım, üstüne bu yazı.
    Herkesin gözleri dolmuş anlaşılan… O anlari yakalayip ‘kaydedebilmen’ ne guzel. Ve Erin’in bakislari, nasil sevgi dolu…

    Kitaba gelince, emindim hosuna gideceginden, ilerde bir zaman yani. Ama bu kadar cabuk?? 🙂 Bir gun gelsin birlike bakalim binbir Venus tasvirine, doktora tezimde bol bol kullanmistim, anlatirim ona her birini tek tek 🙂 Ama senin kadar yaratıcı olabilir miyim bilmiyorum 🙂

  7. Açalya dedi ki:

    Boyle cocuklar, boyle anneler oldukca sirtimiz yere gelmez. Erin zaten bambaska bir cocuk, ne kadar ovunsen azdir. Dondurma, bebek ve kitap ornekleri ayri ayri burnumu sizlatti dogrusu.

  8. esra dedi ki:

    Annee diye gelip boynuma sarılırken bile gözlerim dolarken Tuna’mın büyüdükçe yapacaklarını düşünmek içimi titretiyor. Erin çok farklı ne kadar rol model olsanda kendi kişiliği ön planda.

  9. elif dedi ki:

    insanın evladı konusunda ne kadar hassas olabildiğini gördüm yazını okurken. Onun başkası için belki hiç birşey ifade etmeyen bir davranışı anneye neleeeer neleeeer anlatabiliyor.
    Bir de maşaallah demek istiyorum ben Erin’e nazar değmesin diye. Öyle sakin bir çocuk gerçekten bir mucize. Ben oğlumla yaşayamadım ama doğmak üzere olan kızım ile umarım yaşarız hep beraber…
    Sevgiler…

  10. kiraz dedi ki:

    Erincim, gercekten buyumussun abi olmussun,
    yegenin de ne tatli,
    opucukler ikinize de.

  11. zeynep dedi ki:

    en güzel anlar fotoğraflanamayan anlar. bazen bir fotoğraf karesine sığmayan dakikalar. bazen de açıkça bloga yazılamayan anlar :-))

  12. füsun dedi ki:

    erine ve elvinle olan fotoğrafına bayıldım
    sanat kitabını defneye kitap alırken hep görüyorum, kakıp bakıp bırakıyorum daha erken diye, alsam mı bak heveslendim şimdi:)
    bu arada en sona eklediğin 4lük beni benden aldı, çoook uzaklara, hazırlık sınıfına götürdü, 11 yaşında falandım sanırım, ing dersinde öğrenmiştik, her söylediğimde gözlerim dolardı o yaşta bile

  13. gülçin dedi ki:

    ama ayça’cım benim bile gözlerim doldu, sen tabi ki otur ağla:)
    bizim biraz daha zamanımız var ama insanın çocuğu ile böyle şeyler paylaşması eminim ki çok güzel duygular. Şimdi biz bakışından, gülüşünden etkileniyoruz, anlamlar yüklüyoruz…
    Nazar değmesin, lokum gibi bir oğlun var. Öpüyorum sizi

  14. AyçA dedi ki:

    Sevgili Füsüun,
    Yorumundan sonra neden acaba şarkıları koymadım dedim ve hemen ekledim:=)
    Çeşit çeşit hem de
    Tüm güzel yorumlariçin hepinize teşekkür ederim :=)
    Ve de iyi bayramlar :=)

  15. sumeyye dedi ki:

    ayca hanım ben bırcok blog anne ve bebegını zevkle takıp edıyorum.. ben her bebek veya cocugu sevebılecek kapasıtedeyım. ama bazılarından aldıgım elektrıkten sanırım, öyle ki kırk defa eskiye yönelik fotoğraf veya postu defalarca okurum fotoğraflarına gülümserim.. bilmem kaç kere.. öyle ki uzun süredir takip ettiklerimin gelişimleri beni değişik duygulara sokar. sankı nası dıyeyım aılemmış gibi .. ve bazı bebeklerı ıcıme sokasım gelır boyle fotografa bakmak bıle tatmın etmez o anda.. ve erinin bugun gecmıs fotolarını ıncelerken (bılmem kac kez yaptım bunu) agzımın kulaklarımda oldugu bır an dusundum.. evet ıcıme sokasım geldı.. ve bana bu kadar tatlı gelen, ve benı bıle bu kdar kıpır kıpır yapan bır duygu var ıse ayca hanımı dusunemıyorum 🙂
    çok uzun ve bıraz sahsı bır yorum olmus olabıleeeer ama yazmadan edemedım.. bu kadar yazdıktan sonra size koccaman bir MAŞALLAH efendım ..
    iyi bayramlar


Önceki yazıyı okuyun:
Yine eleştiri-yorum

Biz sonbaharı Yedigöllerde tattık geçen hafta (7-8 EKİMDE YANİ). Yarın da Menekşe yaylasında sanırım artık uğurlayacağız. Erin'in de dahil olduğu...

Kapat