No public Twitter messages.
Yazan: Ayça Oğuş | Tarih: 19 - Eki - 2018 | YORUM YAPMAK İÇİN TIK TIK

Özlemek

Sabah uyandığımdan beri kelimeler dönüyor başımın etrafında, başım dönüyor etrafın sessizliğinde. Oğlanı okula bırakıp gelip yogamı yapayım dedim. 10 gündür düzenimi kaybettim. Grip öksürük halsizlik ve bir şekil desteksizlik hissi. Önce kahvemi içeyim, sonra örgümü öreyim derken hem yogayı hem başımı döndüren kelimelerimi ertelemeyi başardım bu saate kadar.
Sabahları uyandığımda önce mutfağa gidip baharatlı balımı limonlu

Yazan: Ayça Oğuş | Tarih: 01 - Eki - 2018 | 1 YORUM VAR

Hangi ay aşk başkaydı?

Neydi o? Ekim de mi başkaydı Kasım da mı? Aşk mıydı ?
Ekimini Kasımını bilmem bana her gün aşk buralar. Kasırga dediler fırtına dediler. Şu an usul  usul  yağmur yağıyor tam karşımda. Eskiden olsa bir panik hali içinde olabilecekken bunca uyarıya rağmen” gelene eyvallah” rahatlığında yüreğim gerekli önlemleri de alarak telaş etmeden endişelenmeden “hayat büyük” diye

Yazan: Ayça Oğuş | Tarih: 14 - Mar - 2018 | 1 YORUM VAR

11

1 — 2 —3 — 4 — 5 — 6  — 7 — 8 — 9 — 10
 

Bugün 7 aylık bir bebek sevdiğimde seni hatırladım. 7 aylıkken güçlü bacaklarınla kucağıma basıp ayağa kalkmaya çalıştığın, yürümek için acele ettiğin, yeni herşey için hevesli ve aceleci olduğun o dönemi hatırladım. Şimdi üzerinden 11 sene geçmişken yeni birşey öğrenmeye acele etmediğin, çoraplarını yere fırlattığın ve teklerini

Yazan: Ayça Oğuş | Tarih: 08 - Mar - 2018 | 2 YORUM VAR

Telaş etmeden acele etmek

Sabahtan beri aklımda dönen bir cümle için yavaşça bir papatya çayı demledim gece 1 de kalkacak otobüse gitmeyi beklediğim şu saatlerde kendime, toparladığım çantaların arasından bilgisayarı çıkartıp aklımdakileri boşaltmak istedim: Telaş etmeden acele etmek.
Dün tanıştığım Renkli Fikir Kumbaran adlı kitabın yazarı Özge’nin yazılarından birinden aklıma takıldı. Dün kendisiyle tanışacağımı bilmeden sabah çıktığım yolda adını koyamadığım

Yazan: Ayça Oğuş | Tarih: 02 - Mar - 2018 | 5 YORUM VAR

Bozcaada’da hayat nasıl?

Instagram öncesi diye bir şey vardı hayatımızda. Notları klavyenin ucundan kendi kişisel sayfalarımıza aktardığımız, okurken kendimizden parçalar bulduğumuz, altına yorumlar bırakarak paylaştığımız. Şimdi hayat daha hızlı üstelik 24 saat yayında kalan minik notların içine hızlıca sıkışıyoruz. Her instagram gönderisi yaptığımda “bunları blogda yazmalıyım” diyorum yine de atlıyorum. Şimdi biraz vaktim varken neden toparlamıyorum diye düşündüm.
En